IMG-LOGO
Güncel

İYİ Parti Nasıl Kuruldu?

11 June 2020

“Parti kurmak turşu kurmaya benzemez.” Bu söz, bir siyasi parti kurmanın zorluğunu anlatmak için kullanılan efsane sözlerdendir.  

Gerçekten siyasi parti kurmak zordur. Hele de ülkede 18 yıllık bir tek parti iktidarı varsa, bu iktidar rakiplerini korkutmak, sindirmek; olmadı rezil etmek, yine de olmazsa medyaya müdahale ile halkın gözünden saklamak gibi her türlü antidemokratik ve etik dışı davranışları benimsemişse, rakip parti kurmak “deveyi hendekten atlatmaktan” da zordur.

Bu şartlarda kurulacak partinin kurucularının yetkin kişiler olması yetmez, ayrıca çok cesur olmaları da gerekir.

Yetkin ve cesur kişiler her türlü zorluğu, sıkıntıyı göze alarak yola çıktı. İyi Parti bu süreci yaşayarak kuruldu.

Parti kurma sürecinin siyasi ve hukuki zorluklarının yanında, alternatif olma iddiasıyla ortaya çıkıyorsanız, mevcut yapı ile "temel düşünce farkını" ve uygulayacağınız “yöntem farkını” ortaya koymanız lazımdır.

Partinin fikri altyapısını (programını) oluşturmak, bir vizyon ortaya koymak; hukuki işleyişini belirleyen kurallarını (tüzüğünü) düzenlemek ve teşkilatlanmada doğru bir stratejiyi süratle yürürlüğe koymak gerekiyordu.

Bunlardan birinde yapılacak önemli hatalar partinin daha kurulmadan “partiler mezarlığına” göçmesine sebep olabilirdi.

Kurulacak partinin, birilerinin “tapulu arazisine konacak bir gecekondu” olmak için değil, bir fetih anlayışı ile, bu arazinin tamamının tapusunu milletten almak hedefiyle yola çıkması gerekiyordu.

Bunlar istenen ölçüde olmasa da, kısmen başarıldı. Çok az partiye nasip olacak şekilde kurulduğu ilk yılda yapılan bir baskın seçimde İYİ Parti yüzde on oyla, TBMM’de 40 kişilik bir grup kurabildi.

İşte bu süreçte yaşananların bir kısmı kitap haline geldi.

******************************************

Hayrettin Nuhoğlu

Nisan ayı içinde, İYİ Parti’nin en genç kurucularından olan, ilk Merkez Disiplin Kurulunda birlikte görev yaptığımız Tuğrul Arık kardeşim beni aradı. Partinin kuruluş aşamasını yazdığı kitabını adresime göndermek istediğini söyledi.

Gönderdiği 150 sayfalık “Bir Parti Nasıl Kuruldu” isimli kitabını aynı gün 5-6 saat içinde okudum. Çünkü bu çalışmaların içinde aktif görev alanlardan biri de bendim. O günlerde yaşadığımız tatlı heyecanı kitabın her satırında yeniden yaşadım.

Meral Akşener liderliğinde kurulacak olan partinin program ve tüzüğünün hazırlanması için İstanbul ve Ankara’da iki merkezde çalışmalar yürütülmesi planlanmıştı. İstanbul merkezin sorumlusu Hayrettin Nuhoğlu, Ankara’daki merkezin sorumlusu da Nuri Okutan olarak belirlendi.

Partinin kimliğini oluşturacak program ve tüzük çalışmalarında bu iki değerli insanın koordinasyonla görevlendirilmesinin ne kadar isabetli olduğunu çalışmalar ilerledikçe görecektik.

Hayrettin Nuhoğlu’nu, çok sayıda ortak dostumuz olmasına rağmen, parti kuruluş sürecinde tanımak imkânını buldum. Kendisi sadece bir mühendis, iktisatçı ve başarılı bir işadamı değil, çekirdekten yetişme bir dava adamı idi.

Kadıköy Ülkü Ocakları Başkanlığı (1975), "Ülkü-Tek" Yönetim Kurulu Üyesi (1976) ve Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Sekreteri (1977) ve  Milliyetçi Hareket Partisi MYK Üyeliği yapmıştı. Bu dönemlerde tanıştığı, milliyetçi camianın kanaat önderlerinden Nihat Gürer (Meral Akşener’in ağabeyi) ile yakın dosttu. Uzun yıllardır Türk Milliyetçilerinin İstanbul’daki kavşak noktalarından biri olan Darüzziyafe’yi işletiyordu.

Yakından tanıdıkça gördüm ki, Hayrettin Bey çoğu hukukçudan daha yüksek bir hukuk kavrayışına, iyi bir tarih ve dil bilgisi ile bilincine sahip gerçek bir aydındı.

Hayrettin Nuhoğlu, Meral Akşener’i bu siyasi yolculuğa teşvik eden ve bu yolculuğun başından beri O’nun en güvendiği, kendisine “ağabey” dediği, en yakın yol arkadaşlarından biri oldu.

Nuri Okutan ise uzun yıllar “işte devlet adamı budur” dedirten uygulamalarıyla başarılı valilik görevlerinde bulunmuş bir değerli aydındı.

******************************************

Parti Programı ve Tüzük Nasıl Hazırlandı?

1982 doğumlu iyi yetişmiş bir genç olan Tuğrul Arık, Hayrettin Nuhoğlu’nun teklifiyle, İstanbul’daki teknik işlerin sorumluluğunu üstlendi.

Program için TBMM’de temsil edilen dört partinin (AKP, CHP, MHP ve HDP) ile Fransa’dan Emanuel Macron’un Cumhuriyet Yürüyüşü Partisi, Almanya’dan Merkel’in Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin, İngiltere’den Theresa May’in Muhafazakâr ve Birlikçi Partisi’nin programları incelendi. İncelenen programlara eşit mesafede bilimsel kriterlerle yaklaşılarak güncelliğini koruyan yönleri tespit edildi.

Bu çalışmalar içinde, benim de içinde bulunduğum çok sayıda katkı sağlayabileceği düşünülen kişilerden yazılı görüşler alındı. Gelen raporlar 16 başlık halinde tasnif edildi.

Kitaptaki ifadeye göre, mesela “Temel İlkeler ve Siyasal Sistem” başlığı altında Fikret Eren (Kurt Karaca), Ruhittin Sönmez, Sami Selçuk, Süleyman Pekin, Recep Sanal, Mesut Yılmaz ve Savaş Ayberk’in raporları ön plana çıkmıştı.”

Diğer taraftan parti tüzüğünün hazırlanması için çoğunluğu hukukçulardan oluşan bir gruptan çalışma istenmişti. Ben de Genel Başkan Meral Akşener’in ricasıyla, program için önerilerim yanında, 6 siyasi partinin tüzüğünü inceleyerek hazırladığım bir taslak tüzük metnini görevli ekibe gönderdim.

Bursa’da yapılan 3 günlük çalıştayda “program” için ayrı bir komisyon, “tüzük” için ayrı bir komisyon oluşturulmuştu. Hayrettin Nuhoğlu başkanlığındaki 22 kişilik Tüzük Komisyonu içinde olmaktan daima onur duymuşumdur. Çünkü ekipteki çok nitelikli arkadaşlarla, Hayrettin Nuhoğlu’nun başkanlığında, “Türkiye’nin en demokratik parti tüzüğünü” hazırlamak için verimli toplantılar yaptık.

İstanbul’da Hayrettin Nuhoğlu, Tolga Akalın ve benim çalışmalarımızla son rötuşları yapıldıktan sonra Tüzük taslağı Genel Başkan’a sunuldu.

Tüzük komisyonunun müzakere sonuçlarını yazıp tasnif eden Veysel Güldoğan ve Program komisyonunun teknik işlerini yürüten Tuğrul Arık’ın emekleri unutulmazdır. Bu iki genç arkadaşımızla partinin ilk Merkez Disiplin Kurulunda birlikte görev yaptık.

Hayrettin Nuhoğlu on Genel Başkan Yardımcısı, bir Genel Sekreter ve bir Muhasipten oluşan ilk Başkanlık Divanında Genel Muhasip olarak görev yaptı. Yeni kurulmuş, Hazine yardımı almayan ve seçimlere girecek bir parti için çok kritik bir görevdi. Halen TBMM’de İYİ Parti grubunda İstanbul milletvekili olarak görev yapıyor.

Tuğrul Arık kitabında kendi çalışma alanında gözlemlerini yazarak önemli bir görev yapıyor. Dilerim başkaları da başka yönlerini gelecek nesillere aktarmak üzere yazarlar.

Öncelikle teşkilatlarda görevli İyi Partililer olmak üzere, herkesin bu olayları ve kahramanlarını iyi bilmesine ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.