IMG-LOGO
Güncel

Çoklu Baro Sisteminin Sakıncaları

31 May 2020

Geçtiğimiz günlerde iktidar kanadından baroların seçim sisteminin değişmesi hatta alternatif barolar kurulmasıyla alakalı bir teklif geldi. Yine birkaç gün önce Ak Parti grup başkan vekili Bülent Turan’la yapılan bir röportajda Turan, baroların mevcut yapısının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla çoklu baro sisteminin getirilebileceğinden bahsetti.

            Çoklu baro teklifi barolardan ciddi bir tepki gördü. 80 baro ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) 19 Mayıs’ta bu konuyla alakalı ortak bir açıklamaya imza attılar. 1 Haziran Pazartesi günü barolar bu konuyla alakalı olarak Ankara’da bir araya gelip tepkilerini gösterecekler.

 

Hükümet Çoklu Baro Sistemini Neden İstiyor?

 

            Hükümetin çoklu baro sistemini getirmek istemesinin temelde iki sebebi var; İlk sebep, iktidara yakın olan avukatların baro yönetim kurulu seçimlerinde yeterli oy alamadıkları için baro yönetim kurullarında görev yapamamaları. (Seçimlerde çarşaf listenin uygulandığı ve bu nedenle bu duruma istisna teşkil eden barolar da var. Kocaeli Barosu bunlardan biri). Yani iktidar kendi yandaşlarının barolarda iktidara gelememesini bir eksiklik olarak görüyor. Baroların, iktidarın özellikle hukuki hatalarını net bir şekilde ifade ediyor olmalarının da verdiği rahatsızlıkla kendisine yakın olan kişilerin baro yönetimlerinde yer almalarını hatta bundan da öte baroların doğrudan doğruya iktidarın güdümünde olmasını istiyor.

            İktidarın çoklu baro sistemini getirmek istemesinin ikinci sebebi ise iktidarın konuya bakışındaki bulanıklık. İktidar baroları aynı görüşten kişilerin bir araya geldiği bir çeşit dernek veya kulüp gibi algılıyor veya öyle görmek istiyor. Çoklu baro sistemine geçerek de baroları etkinliği olmayan birer fikir kulübü seviyesine indirgemek istiyor.

            İktidarın çoklu baro sistemini getirmek istemesinin nedeni ne olursa olsun bu sistem siyasal iktidarın kim olduğundan bağımsız olarak hukuk sistemini, yargı mekanizmasını ve toplumdaki adalet duygusunu tamamen felç edecek seviyede büyük sakıncalar taşımaktadır. Şimdi bu sakıncalardan birkaç tanesine değinelim.

 

Çoklu Baro veya Alternatif Baro Sisteminin Sakıncaları

 

            Barolar avukatlık mesleğinin itibarını koruma ve yüceltme, avukatların haklarını koruma ve mesleklerini ifa ederken karşılaştıkları güçlükleri ortadan kaldırma, avukatların mesleklerini belli etik kurallar içerisinde gerçekleştirmeleri amacıyla gerektiğinde disiplin uygulaması yapma gibi misyonları icra ederek vatandaşların kaliteli bir hukuk hizmeti almalarını sağlamaktadır. Bunlar baroların asli görevidir. Bunların yanında barolar avukatların dışındaki konularda da aktif olarak mücadele ederek vatandaşların hukuki koruma altına girmelerini sağlamaktadırlar. Baroların, toplumumuzda korunmaya en çok muhtaç olan çocuklar, kadınlar ve hayvanlar için verdikleri mücadele bu kişilerin ve varlıkların korunması hususunda aynı zamanda bir kamuoyu oluşmasını sağlamıştır. Çocukların fiziksel ve cinsel istismarının önlenmesi ile mağdur çocukların haklarının savunulması, kadına yönelik şiddet olaylarına yönelik tedbirlerin alınması ile mağdur kadınların haklarının korunması ve yine hayvanlara yönelik şiddet eylemlerine karşı hayvanların hukuk sistemi içerisinde korunmasının sağlanması için baroların verdiği hukuk mücadelesi ayakta alkışlanmayı hak etmektedir. Ancak, çoklu baro veya alternatif baro sistemi söz konusu olduğu zaman toplum içinde zayıf durumda olan bu mağdurların mağduriyetleri etkin bir şekilde dile getirilemeyeceği gibi, haklarının korunması için etkin bir mücadele de yapılamayacaktır.

            Yine özellikle gözaltında ve/veya cezaevlerinde işkence başta olmak üzere yaşanan olumsuzlukları barolardan başka dile getirecek ve bunlarla mücadele edecek başka bir organizasyon bulunmamaktadır. Kamu görevlilerini vatandaşa iyi hizmet etmeleri konusunda denetleyen tek sivil toplum organizasyonu barolardır. Tekraren ifade edeceğimiz üzere; çoklu baro veya alternatif baro sistemine geçilmesi halinde kamu görevlilerinin keyfi tavırlarıyla vatandaşa zarar vermeleri hususunun denetlenmesi ve bununla mücadele edilmesi hususunda baroların etkinliği ortadan kalkacak ve vatandaş kötü niyetli kamu görevlilerinin elinde pervasızca haksızlığa uğrayacaktır. Çoklu baro veya alternatif baro sisteminin ilk ve aynı zamanda en büyük sakıncası budur.

            İkincil olarak; çoklu baro veya alternatif baro sistemine geçilmesi halinde yeni barolar tamamen siyasi kimlikler bağlamında oluşacaktır. Bu haliyle barolar birer meslek odası değil siyasi partilerin arka bahçesi olan fikir kulüpleri derecesine düşecektir. Bu durum da baroların var oluş gayesine uygun şekilde hareket edememelerine ve asli görevlerini yerine getirememelerine neden olacaktır.

            Üçüncü olarak; bir üst maddede ifade ettiğimiz üzere çoklu baro veya alternatif baro sistemine geçilmesi halinde baroların siyasi düşüncelere göre örgütlenmesi durumu mahkemeler üzerinde de ciddi bir baskı oluşturacaktır. Aynı mahkeme tarafından aynı konuda, aynı tip davada tamamen davanın tarafı olan avukatın mensup olduğu baro nedeniyle farklı kararların verileceği görülecektir. İktidara yakın olan baroya mensup avukatların taraf olduğu davalar yargı makamlarınca hep daha farklı değerlendirilecektir. Bu olumsuz durum hukuk mahkemelerinde de aynı olacaktır, ceza mahkemelerinde de, idari yargıda da... Bu durum yargı sistemini felç edeceği gibi toplumda adalet duygusunu da ortadan kaldıracaktır.

            Dördüncü olarak; stajyer avukatların staja kabullerinde, staj süreçlerinin gerçekleşmesinde ve staj bitiminde ruhsata hak kazanmalarında doğrudan veya dolaylı olarak çifte standart söz konusu olacaktır. Adalet Bakanlığı, iktidara yakın baroda staj yapan stajyer avukatlardan istemediği bürokratik prosedürleri diğer barolarda staj yapan avukatlardan isteyecek bu stajyer avukatlar için staj sürecini zorlaştıracaktır.

            Beşinci olarak, görevleri gereği kamu kurumlarıyla ve özellikle emniyet kurumlarıyla sürekli muhatap olan avukatlara da muhatap olunan kamu kurumları tarafından çifte standart uygulanması söz konusu olacaktır. İktidara yakın baroya mensup avukatların bu kamu kurumlarındaki iş ve işlemleri kolayca sonuçlandırılırken, diğer barolara mensup avukatların iş ve işlemlerinde sürekli hukuka aykırı bürokratik engellemeler yapılacaktır. Bu durum da avukattan ziyade avukatın temsil ettiği vatandaşın haklarını kayba uğratacaktır.

            Altıncı olarak, avukatların mesleklerini ifa ederken dikkat etmeleri gereken bir takım yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülükleri özenli iş görme borcu, avukatlıkla birleşmeyen işleri yapmama yükümlülüğü, reklam yasağı, avukatlık meslek etiğine uyma yükümlülüğü vb. şeklinde örnekleyebiliriz. Bu tür yükümlülükleri yerine getirmeme durumunda da iktidara yakın baroya mensup avukatlar ile diğer barolara mensup avukatlar arasında çifte standart uygulanacağı muhakkaktır. İktidara yakın olan avukatların özellikle meslek etiği konusunda daha pervasız hareket edecekleri ve bu durumun da hem avukatlık mesleğine hem de avukatlık hizmeti alan vatandaşlara çok büyük zararlar vereceği muhakkaktır. Siyasi görüş esaslı olarak organize olan barolar aynı zamanda siyasi yol arkadaşları olan üyelerinin avukatlık mesleğinin niteliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemelerine göz yumacaklardır. Bu göz yumma durumu hem avukatlık mesleğinin prestijini düşürecek hem de vatandaşlar açısından ciddi hak kayıplarına neden olacaktır.

            Yedinci olarak; vatandaşın ücretsiz avukatlık hizmeti almasını sağlayan CMK ve adli yardım uygulamalarında ciddi problemler yaşanacaktır. Bu hizmetler hali hazırda tek elden veriliyor olmasına rağmen bu haliyle bile zaman zaman küçük de olsa problemler yaşanıyorken çoklu baro veya alternatif baro sistemine geçilmesi halinde CMK ve adli yardım uygulamalarında büyük boyutlarda aksaklıklar ve problemler yaşanacak, vatandaşların adalete ve ücretsiz avukatlık hizmetlerine erişimleri engellenecektir.

 

“Gözaltına Alındığınızda Bir Allah’ınız Bir de Avukatınız Var”

 

            Meşhur ceza avukatlarından olan ve aynı zamanda İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi’nin de kurucusu olan Av. Ömer Kavili bir twitinde şöyle diyor; “Gözaltına alındığınızda bir Allah’ınız bir de Avukatınız var; inanmıyorsanız yalnızca Avukatınız var.”

            Yukarıda belirttik ama burada tekrar etmekte fayda var. Kamu görevlilerinin keyfi tutumlarına karşı vatandaşı koruyacak tek kişi avukatıdır. Avukat ise yalnız bir kişidir. Resmiyette gücünü hukuktan, fiiliyatta ise arkasında duran organizasyondan yani barodan alır. Çoklu baro veya alternatif baro sistemine geçilmesi halinde yani baroların bölük pörçük hale gelmeleri halinde güçlü bir baronun varlığından bahsedilemez. Güçlü baro olmayan yerde güçlü avukat da güçlü savunma da olmaz. Vatandaş, kamu görevlisinin keyfi tavırları altında ezilir. Yani güçlü baro avukattan ziyade vatandaşın teminatıdır!

 

Çözüm Önerisi

 

            Çoklu baro veya alternatif baro sistemine geçilmesi halinde doğacak sakıncalar yukarıda saydıklarımızla sınırlı değildir. Doğacak, doğabilecek başka pek çok sakınca yer almaktadır. İktidarın amacı gerçekten baroları sadece temsil kabiliyeti yüksek bir yönetim kuruluna ve yine demokratik seçim sistemine kavuşturmaksa şu üç hususta değişiklik yapması yeterlidir. Çoklu baro veya alternatif baro sisteminden derhal vazgeçilerek şu üç değişikliğin yapılması baroları daha demokrat bir yapıya kavuşturacaktır;

            Birincisi; bütün baroların ve TBB’nin yönetim kurulu seçimlerinin çarşaf listeyle yapılmasının zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir. Böylelikle en çok oyu alan başkan bütün yönetim kurulunu tek başına belirleyemez. Her bir yönetim kurulu adayı ayrı ayrı oylanmış olur. Ve yönetim kurulu tam bir konsensüsle seçilmiş olur.

            İkincisi; TBB’nin yönetim kurulu seçimlerinde delege sistemi sonlandırılmalı, TBB seçimleri bütün şehir merkezlerinde sandık kurularak ülkedeki bütün avukatların oy vermeleriyle gerçekleştirilmelidir.

            Üçüncüsü; Her bir avukat baro yönetim kurulu üyeliğini, baro başkanlığını, baro denetçiliğini, TBB yönetim kurulu üyeliğini, TBB başkanlığını ve TBB denetçiliği görevlerinden her birini hayatı boyunca en fazla iki dönem yapabilmelidir. Bu görevlerde bulunma hakkı sınırlandırılarak baro yönetimlerinde bir sirkülasyon meydana getirilmelidir.

            Daha demokrat ve daha doğru olan budur.