IMG-LOGO
Güncel

Doğu Raporu: Türk Polisine Bakış

30 05 2020

Şark Meselesi / Doğu Sorunu’nda gelinen vahim, endişe verici nokta:

     (...) şehrinde olağanüstü hâlin devam ettiği yıllar.

     Bir gece yarısı. Saat 24’ü geçmiş durumda.

     Polis, her zamanki gibi gece devriyesinde.

     Sokaklar bomboş. Ortalıkta kimsecikler yok.

     Zaten belli bir saatten sonra sokağa çıkma yasağı var.

     O sırada caddede gösterişli, cüsseli ve alımlı bir genç; hızlı adımlarla evine doğru yürümektedir.

     Polis devriyesinin dikkatini çekiyor. Hüviyetini / kimliğini görmek istiyor.

     Cebine el atan genç, kimliğini cebinde bulamıyor. “Unutmuşum üstüme almayı!” diyor.

     Polis “Öyleyse bizimle karakola kadar gelmelisiniz. Soruşturmamız lâzım.” diyor.

     Genç arkadaş, polisin bu en doğal hareketi karşısında,

     Önceden nasıl bir dolduruşa getirilmişse aynen:

     “Ben bu alçaklara (polisleri kastediyor) asla boyun eğmeyeceğim!”

     Diye içinden, bu çok düşündürücü, o nispette esef verici, üzücü cümleyi geçiriyor.

     Ayrıca polise karşı gelerek, karakola gitmemek için direniyor!

     Bu durumda, kuşkusu daha da artan Polis,

     Haklı olarak “Karakola kadar gelmesi gerektiğini söylüyor. Bunda nazikçe ısrar ediyor.

     Bunun üzerine delikanlı, kendisinde şüphelenecek bir husus olmadığını belirterek,

     Bir sohbetten döndüğünü; bundan dolayı geç vakit sokakta kaldığını, söylemek zorunda kalıyor.

     Polisler, “Tamam öyleyse diyorlar. Orayı biz biliyoruz.

     Gidip soralım bakalım gerçekten sen orada mıydın? Eğer doğru söylüyorsan mesele yok.

     Seni bırakırız”, diyerek sohbet yapılan yere geliyorlar. Genci tanıyıp tanımadıklarını soruyorlar.

     Tanıdıklarını söyleyince de serbest bırakıyorlar.

X

     Bu anlattığım hâdise; yakînen / yakından tanıdığım (...)lı çok iyi bir ailenin;

     İnançlı oğulları olan bir gencin; bana gayet safiyane bir şekilde anlattığı,

     Bizzat başından geçen bir olaydır.

     Üniversite talebesi olan bu gencin ağabeyleri, maalesef PKK sempatizanları idi.

     Belli ki evde Türk Polisi aleyhinde olur olmaz, ipe sapa gelmez şeyler anlattıkları için:

     “Söz sihir gibi tesir eder / etkiler.”

     Hükmünce, çok temiz bir genç olan kardeşlerinin,

     Kendi uydurduklarına inanmasını nasılsa sağlamışlar!

     Şuursuzca Türk Polisi hakkında çok ağır ifadelerde bulunacak duruma getirmişler!

X

     Bunu bana anlatınca çok üzülmüştüm.

     Ona hemen bu düşüncesinin ne kadar yanlış olduğunu anlatmaya çalışmıştım.

     Polisin sokakta devriye gezmesinin çok doğal ve tabii olduğunu söylemiş.

     Bizim selâmetimiz, bizim rahat uyumamız için,

     Onların sokakta devriye gezmesi lâzım geldiğini belirtmiş.

     Polisin bizim insanımız olduğunu anlatmış.

     Polise gevşeklik geldiği takdirde, asayişsizlik olacağını ifade etmiş.

     Bilakis polise yardımcı olmamız gerektiğini hatırlatmıştım.

X

     Aslında dürüst, inançlı ve samimi bir genç olduğu için,

     Ben anlattıkça yüzü renkten renge giriyordu.

     Sonunda fikirlerime tamamen katıldı. Özür diledi. Yanlış hareket ettiğini kabul etti.

     Şimdi bu genç öğretmendir. Ve güzel bir hizmetin içindedir.