IMG-LOGO
Güncel

Para ve Tatil Değil; Sağlık ve Hayat Önceliklidir

18 05 2020

Türkiye’nin ve Dünya’nın önüne dikilen virüs salgını binlerce insanı ölüme sürüklüyor. Bu virüs katliamına karşı alınacak tedbirlerde insanlarımızın sağlık ve hayatı mı; yoksa para, menfaat ve tatil konusu mu öne çıkıyor sorusu aklı karıştırıyor. Bazı çelişkili tedbirler de alıyoruz. Doğruları yerine getirirken anlaşılmaz iç ve dış baskılarla gevşemelere de gidiyoruz.

Bunların başında ara verilen futbol maçlarının sürdürülmesi geliyor. Aslında futbol dâhil bütün federasyon başkanları seçim görüntülü tayinlerle değil, doğrudan seçimle gelmelidirler. Müteahhitlerin, korunan ve kollanan isimlerin yeri kendi mesleki alanları olmalıdır. Önce seyircisiz daha sonra da Temmuz ayında seyirciliye geçecek olan futbol maçları büyük risklerle doludur. Sürekli haklı olarak maskeden, fiziki mesafeden ve hijyenden bahsediyoruz. Seyircisiz maçları oynatmak, futbolcular arasında fiziki mesafenin korunmasını sağlayamaz. Futbolcular topa girmeyip fiziki mesafeyi koruyamazlar. Fiziki mesafenin korunması ancak maçların açılışında ve İstiklal Marşı’nın söylenmesinde olabilir. Futbol federasyonu başkanının hasta olacakları ayırır maçlara yine devam ederiz ısrarını anlamak zordur. Bunun anlamı ölenler ölür kalanlar bizimdir anlayışıdır. Oysa sporcular dâhil her vatandaşımızın sağlığı ve hayatı korunmak durumundadır. Yanlış yönetim dolayısıyla kulüplerin dağ gibi yığılan ekonomik sorunlarının suçlusu vatandaş değildir. Kulüpleri kurtarmak için seyircili maçlara geçmek kadar kaybettiğimiz dört binden fazla vatandaş bizi düşündürtmelidir. Bunun acısını duymaya mecburuz. Bundan dolayı tedbirlerde gevşemek son derece yanlıştır ve erkendir.

            Camilerin tekrar ibadete açılması da erken düşünülen bir konudur. Camilerin ibadete geçici olarak kapatılması gayet tabi üzücüdür.  Ancak İslam akıl ve mantık dinidir. Siyasi beklentiler uğruna doğrulardan taviz verilmemelidir.

            Üçüncü dikkat çeken bir gevşeme de AVM’ler konusudur. İç ve dış baskılar olsa da doğru tedbirlerden dönmemek gerekir. İleride yanlıştan dönülse bile; virüsün bulaştığı insanlarımızı nasıl kurtaracağız? AVM’lerde göstermelik tedbirler de çözüm değildir. Para ve sermaye insan hayatını ve sağlığını teslim almamalıdır.

            AVM gerçeğini iyi değerlendirmek durumundayız. Satın alma gücü zaten düşük olan vatandaşlarımız belirli mağazaların dışında alış veriş yapamamaktadır. Genellikle üst gelir guruplarına hitap eden AVM’lere cesaret edip girememektedirler. AVM’ler gezme ve boş zaman değerlendirme kapsamına girmiştir. AVM’ler bilhassa geçici sığınmacıların kışın yakıt masrafı yapmadan ısındıkları, yazın ise serinledikleri birer mekân haline gelmişlerdir. Vatandaşa sosyal mesafeyi koruyun, kalabalıklardan kaçın derken AVM’leri sınırlı da olsa açmak bir çelişkidir. Bunun faturası büyük olabilir.

            Bir başka konu da okulların açılmasıdır. Yapılan açıklamalara göre, öğrencilere birinci dönem esas alınarak notlar verilecek ve değerlendirme yapılacaktır. Üstelik isteyen veli çocuğunu okula göndermeyebilecektir. Acaba bu göstermelik okul açılışı özel okulları karşılaşabilecekleri mali yükten kurtarmak için midir? Okulların açılışı, virüsü evlere davet etmiş olacaktır. Bugüne kadar alınmış gerekli ve doğru tedbirlerin boşa gitmemesi için gerekenler yapılmalıdır. Türk Milletini bu kadar yakından ilgilendiren hayati bir konuda tıpçılarımızın dışında gerekli tepkinin gösterilmemesi de dikkat çekmektedir. Tehlikeyi uzaktan seyredenler hala hayati konularla değil teferruatla ve birbirleriyle uğraşmaktan bir türlü vazgeçememektedirler. Olumlu ve iyimser hava yaratabilmek gayet tabii ki gereklidir; ancak toplumu bekleyen büyük tehlikeyi de görmemezlikten gelemeyiz.