IMG-LOGO
Güncel

COVID-19 Salgını Üzerine Düşünceler

11 April 2020

Üç aydır dünyayı tehdit eden Korona (Covid-19) virüsü ile ilgili gelişmeleri geriye doğru giderek değerlendirdiğimde kafamda bazı düşünceler oluştu. Bu konudaki komplo teorilerini de okudum. 1. 1961 yılında yazılan bir çizgi romanın ağzı maskeli kahramanının adı Koronavirüs.

2. Güney Kore'de birkaç yıl önce çekilen bir dizide bu virüsün adı, nerede çıkacağı açıkça belirtilmiş.

3. Bill Gates bir pandemik virüs salgını olacağını, savaşlar için nükleer silahlara ihtiyaç olmayacağını, bundan sonra savaşların biyokimyasal silahlarla yapılacağını belirtmiş.

4. ABD'de iki gün önce bir bilim adamının ürettiği Korona virüsü Çinli bir ajan vasıtasıyla Çin'e sattığı için  tutuklandığı iddiası medyaya düştü.

5. Bir başka iddia da, Korona virüsünün Wuhan'daki bir laboratuvarda üretilip oradan sızarak insanlara bulaştığı yönündedir.

Bir yıl önce Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bütün ülkeleri pandemik saldırıya karşı uyarmış. Türkiye bile 2019 yılının başlarında toplantı yaparak Pandemi Planı hazırlamış.

Fakat bunlara takılarak değil, somut verilere ve tespitlere dayanarak çıkardığım bazı sonuçları sizlerle paylaşacağım.

Korana virüsü ile ilgili ilk vaka Ocak 2020'de Çin'in Wuhan eyaletinde görüldü. 1.5 milyarlık Çin'de sadece bu bölgede görüldü. Buraya çok yakın olan Başkent Pekin ve ekonomi merkezi Şanghay'da görülmedi. Çin bütün doktorlarını Wuhan'da görevlendirdi, eyaleti de karantinaya aldı. Üç ayda virüsün etkisini bitirdi, ölü sayısını sıfırladı. Çin ekonomisi büyük bir kayba uğramadı. Ama bu arada virüs bütün dünyaya yayıldı.

Geçenlerde ABD'nin bu konuda dünyayı uyarmadığı için Çin'den tazminat isteyeceğini söylemesi de dikkate değerdir.

Bence bu kadar belirtiye rağmen dünya bu virüse hazırlıksız yakalandı. Birçok ülkenin sağlık alt yapısının yetersiz ve sağlık çalışanlarının vasıfsız olduğu ortaya çıktı.

Bütün dünya evlere kapandı. Bu virüs karşısında birçok ülke aciz kaldı. Bazı ülkeler yetersizlikten 80 yaşın üzerindeki ve hastalığı had safhada olan vatandaşlarını tedavi dışında bıraktılar. Türkiye yine de sağlık alt yapısı ve yetişmiş sağlık çalışanları ile bu salgına hazırlıklı yakalandı. Fakat bazı tedbirlerin alınmasında gecikildiği düşüncesindeyim.

Bu virüs salgınının küresel ısınmanın dünyayı tehdit ettiği, termik santrallerin kapatılarak dünyanın soğutulmaya hazırlanıldığı bir döneme rastlaması da oldukça ilginçtir. Şimdi gelişmiş ülkeler, uzaydaki binlerce uyduları ile dünyanın tabiatını, kaynaklarını ve insan davranışlarını takip ediyorlar.

Bence dünya bir testten geçiyor.

25-30 yıldır (Yeni Dünya Düzeni)nin kurulacağı söyleniyordu. Galiba bu düzen bu virüs salgınından sonra kurulacak. Kısacası dünyada bir şeyler oluyor, ama biz ne olduğunu anlayamıyoruz. Allah hakkımızda hayırlısını versin.