GÜNÜN SÖZÜ

Kıtlık zamanlarında insanları açlık değil, alışmış oldukları tokluk öldürür. İbni Haldun

27 Mayıs 2019 05:35 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Röportaj

Türkçe Aşığı Nebi Ceylan ile Türkçemiz Hakkında Sohbet
Tarih: 26 Mayıs 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Dil elden giderse ne olur?

Ceylan: Dilimiz elden giderse Kaşgar'da Mahmut, Yusuf Has Hacip, Herat'ta Ali Şir Nevaî ölür. Orhun'da yazıtlar taş kesilir; Haydar Baba, Ağrı Dağı, Toroslar yıkılır... Sakarya, ayağa kalkamaz sürünür, Kızılırmak kurur... Ne allı gelinimiz ne türkü çağıranımız ne Varna'dan "Memet!" diye bağıranımız ne Niğde'nin han duvarları ne o duvarlarda bir şair arkadaşa rastlayanımız ne Süleymaniye'miz ne de Süleymaniye'de bayram sabahımız kalır. Münir Nurettin'siz, Neşet Ertaş'sız, Mahzunî Şerif'siz, Âşık Veysel'siz kalırız. Şairleri haykırmayan öksüz çocuk oluruz...

 

 

Devamı »

Türkçe Aşığı Nebi Ceylan ile Türkçemiz Hakkında Sohbet
Tarih: 19 Mayıs 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Efendim, Allah rahmet eylesin, bir eski politikacımız, saygıdeğer de bir insan, "Bizim hanımdan muhtarlarımız var" demişti. "Tahtadan kulübe" der gibi, "Hanımdan muhtar!" Hanımdan muhtar olmaz efendim olsa olsa "hanım muhtar" olur. Amerika'da İkiz Kuleler'e saldırılar olduktan sonra New York Belediyesi ne kadar itfaiyeci varsa göreve çağırmış. Bu haberi aynen şöyle okudu bizim güzel spiker hanımefendimiz: "New York Belediyesi mamulen emekli itfaiyecileri göreve çağırıyor." Dedim ki, dili sürçtü; "malulen" diyecekti, "imal edilmiş" anlamına gelen "mamulen" kelimesi çıktı ağzından. Fakat altyazıda da aynen öyle yazıyordu: "New York Belediyesi mamulen emekli olmuş..." Bu kadar cahil insanlar ekranın önüne de arkasına da oturtulmamalı! Ama oluyor işte.

 

 

Devamı »

Av. Ruhittin Sönmez ile, Yeniden Yapılması Kararlaştırılan İstanbul Belediye Başkanı Seçimi Hakkında Konuştuk
Tarih: 12 Mayıs 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Av. Ruhittin Sönmez: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Seçiminin yenilenmesi kararı asla hukuki değildir, tamamen siyasi bir karardır. YSK'nın bu kararı Türkiye Cumhuriyeti hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Hukuki açıdan değerlendirmek bir hukukçu olarak bana ağır gelmektedir. Ama mademki sordunuz, hukuki kılıfın üstüne ve altına bir göz atalım.

 

 

Devamı »

İnkılâp Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Nuri Yazıcı ile Küreselleşme Politikaları ve Avrupanın Yeniden Yapılandırılması Meselesini Konuştuk.
Tarih: 21 Nisan 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Bosna-Hersek için kavga devam etmekte, Kosova'nın da ABD nüfuz alanına girdiği anlaşılmaktadır: 1999 yılındaki askerî harekât biter bitmez, Amerikalılar, Kosova'nın Güney-Doğu bölgesindeki Dukakin Yaylası'nda, Urosevaş kenti yakınlarında beş kilometrekareye yakın bir araziyi sahiplerinden satın aldılar ve son hızla bir üs inşa etmeye başladılar. ABD Ordusu'nun 'İstihkâm Bülteni'ndeki bir yazısında, Albay Robert L. Mc Clure, Temmuz-Kasım 1999 döneminde bu üssün başlıca kısımlarının inşa edildiğini ve bu işte 1000 ABD sabık askerin, 1700 istihkâm askerinin ve 7000 Arnavut'un kullanılmış, haftanın bütün günlerinde ve günde 24 saat çalışılmış olduğunu ifade etmiştir. Dünyadaki ABD üslerinin en büyüğü olduğu söylenen bu üsse 'Bondstil' adı verilmiştir.

 

 

Devamı »

İstanbul Mahallî İdareler Seçimini;  Tecrübeli Siyasetçi ve Hukukçu Av. Yaşar Topçu ile Değerlendirdik.
Tarih: 14 Nisan 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

'Organize usulsüzlükten bahsediliyor. Bu tabirle ifade edilmek istenen husus nedir?

Av. Yaşar Topçu: Organize usulsüzlük diye ifade edilen, seçmen kütüklerinin yazımı sırasında o seçim çevresinde oturmayan kişilerin yazılmış olması. Örnek olarak verdikleri oturmaya uygun olmayan binalarda onlarca seçmen yazılmış olduğu iddiası.

 

 

Devamı »

Golan’ın İlhakı Meselesini Araştırmacı Yazar ve Stratejist Suat Gün ile Konuştuk…
Tarih: 07 Nisan 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Suat Gün: Golan, Lübnan Güneyini ve Amman dâhil Batı Ürdün'ü iç hat durumuna sokmaktadır. Şam'a 70 Km, Amman'a 60 Km, Beyrut'a 100 Km mesafesiyle ileride yapılacak harekât için üs bölgesi teşkil etmektedir. Golan Suriye ve Irak içlerine kadar yapılacak derinlemesine harekât için ileri karakol vazifesi görmektedir. Bölgenin en hâkim zirvesidir. Suriye ve Ürdün toprakları ayakaltında kalmaktadır. Golan, Şam, Amman gibi büyük şehirlere çatmadan Arap topraklarında derinlemesine ilerlemeye imkân tanımaktadır.

 

 

Devamı »

Golan’ın İlhakı Meselesini Araştırmacı Yazar ve Stratejist Suat Gün ile Konuştuk…
Tarih: 07 Nisan 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Suat Gün: Golan, Lübnan Güneyini ve Amman dâhil Batı Ürdün'ü iç hat durumuna sokmaktadır. Şam'a 70 Km, Amman'a 60 Km, Beyrut'a 100 Km mesafesiyle ileride yapılacak harekât için üs bölgesi teşkil etmektedir. Golan Suriye ve Irak içlerine kadar yapılacak derinlemesine harekât için ileri karakol vazifesi görmektedir. Bölgenin en hâkim zirvesidir. Suriye ve Ürdün toprakları ayakaltında kalmaktadır. Golan, Şam, Amman gibi büyük şehirlere çatmadan Arap topraklarında derinlemesine ilerlemeye imkân tanımaktadır.

 

 

Devamı »

Güzel Bir Adamla, Güzel Bir Akşam: Saadet Partisi İzmit Belediye Başkan Adayı Ahmet Özen’le Sohbetimiz
Tarih: 31 Mart 2019 Yazar: Canboray Soykan-Öğrenci Kategori: Röportaj
Paylaş

24 Haziran seçimlerine giderken tahminlerimi sosyal medya hesabımda paylaşmıştım analizlerimde fena da sayılmazdım. Ama bu kez at başı giden haddinden fazla yarış var. KONDA Gibi işinin ehli bir kurumun dahi oran veremediği seçimde net tahminlerden kaçınıyorum. Lakin muhalefet partilerinin ellerine geçen altın değerindeki fırsatı pek doğru değerlendiremediğini söylememe gerek yoktur diye düşünüyorum. AKP Bu denli zayıflamışken sohbetlerimiz ''Ankara acaba Mansur Yavaş diyecek mi ?'' , ''Antalya'da Böcek işi bitirebilir mi ?'' sorularının ötesine geçebilirdi, geçemedi. Olan oldu.

Devamı »

Gazi Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Seyfettin Erol  Türkiyenin Türk Dünyası Politikası İle ilgili olarak yapılan hataları ve yapılması gerekenleri anlattı.
Tarih: 31 Mart 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Sonuç yerine geçmek üzere genel bir değerlendirme lütfeder misiniz?

Erol: Netice itibariyle ifade etmek gerekirse bölgede yaşanılan son gelişmeler ve Türk dünyasının karşı karşıya kaldığı mevcut ve olası tehditler, Türk Birliği'ni kaçınılmaz bir hale getirmiştir. Bu kapsamda, öncelikle Kafkasya, ardından Orta Asya ülkeleri ile aşamalı olarak gerçekleştirilecek güçlü bir işbirliği, Türkiye'yi ve bölgeyi çok farklı noktalara taşıyacaktır. Bu kapsamda söz konusu 'Yeni Proje'nin, Türkiye'yi milletlerarası alanda daha güçlü bir konuma sokma, Türk dış politikasına daha fazla bir açılım, ivme ve hareket alanı sağlama, batıyla olan bütünleşme sürecini hızlandırma, bölge istikrarına ve güvenliğine büyük katkı sağlama potansiyeli taşıması açılarından büyük bir önem arz ettiği görülmektedir. Son dönemde bölgeye dönük ilgiyi bir de bu açıdan okumakta büyük bir fayda mülahaza edilmektedir.

 

 

Devamı »

Demokrat Parti Umutlu ve İddialı: Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nail Baki’yle Sohbetimiz:
Tarih: 29 Mart 2019 Yazar: Canboray Soykan-Öğrenci Kategori: Röportaj
Paylaş

''Geldi, geliyor, acaba ne olacak ?'' Derken 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimleri kapıya dayandı. 28 Mart 2019 İtibariyle seçmenlerin büyük bölümü kafasında seçimi bitirdi. Artık kafalarda bitmiş seçimin sandığa aktarımını bekleyeceğiz. Lakin uzun süredir ısrarla üzerinde duruyorum öyle bir seçime gidiyoruz ki 20 oyla, 10 oyla hatta ve hatta 3-5 oyla el değiştiren belediyeler göreceğiz. Tespitlerine itimat ettiğim araştırma şirketlerinin çoğunluğu kritik seçim çevrelerinde böyle tabloların ortaya çıkacağını öngörüyor. O yüzden adaylar son ana kadar durmadan çalışmalılar, didinmeliler. Seçim kaybetmek kötüdür ama seçimi kıl payı verip ''Keşke imkân varken şunu da yapsaymışım, şurayı da ziyaret etseymişim!'' demek çok daha kötüdür. Umut ediyorum adaylar bunu hatırlarında tutuyorlardır.

 

 

Devamı »

Cumhur İttifakının İzmit Adayı Sibel Gönül’le Gönülden Sohbetimiz:
Tarih: 26 Mart 2019 Yazar: Canboray Soykan-Öğrenci Kategori: Röportaj
Paylaş

Memlekette son yıllarda işlevi fena halde körelen organların başında şüphesiz ki basın geliyor. Basın haddinden fazla kutuplaşmış durumda. Ortada eklemlenip herkese kapısını açan çatıların sayısı gitgide azalıyor. Tabii ki bunda 17 senelik iktidarın büyük rolü var. Basın konusunda ancak darbeler döneminde görebileceğimiz otoriter bir duruş sergiledi. Gazeteciler olmadık sebeplerden baskı gördüler. Dolayısıyla basında kutuplaşma aldı başını gitti. Bugün içinde her görüşten insan barındıran, herkesin kendinden bir parça bulabileceği gazeteler, dergiler, haber siteleri bulmak çok zor.

 

 

Devamı »

‘İslâmiyet’te Reform Olamaz. Tecdid Olabilir. Tecdid, Reform Değildir!’ İslâm Târihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. ADNAN DEMİRCAN Eski bir Tartışmaya Açıklık getiriyor.
Tarih: 24 Mart 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: 'Tecdid' kelimesinin lügat ve ıstılahtaki manalarının açıklanmasıyla röportajımıza başlayabilir miyiz?

Prof. Dr. Adnan Demircan:'Tecdid' kelimesi lügatlerde:  'yenileme, yenilenme, tâzelenme ve yenilemek' olarak açıklanıyor.  İslâmî ıstılahta ise; 'Müslümanların, günün şartları gereği karşı karşıya kaldıkları yeni problemleri çözmek üzere, dinin sabitelerinde değil, yoruma açık hükümlerinin yeniden yorumlanıp yeni çözümler bulmak' demektir.

 

 

Devamı »

Dilimiz, Edebiyatımız ve Geleceği Edip, Şair ve Dergi Yayıncısı Av. İsmail Özmel ile Sohbet…
Tarih: 17 Mart 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Av. Özmel: Dünyanın en kolay öğrenilecek dillerinden birisinin Türkçe olduğunu biliyor muyuz?  Okunduğu gibi yazılan, yazıldığı gibi okunan Türkçe bilgisayar çağının da aradığı dillerden birisi olduğunu çocuklarımıza ne kadar öğretebildik? Bilgisayarda, daktiloda en hızlı yazma yarışmalarını hep Türkçeyi iyi bilenlerin kazandığını da duyuramadık.

 

 

Devamı »

Demokratik Sol Parti Meselesi ve Genel Başkan Önder Aksakal’la Sohbetimiz
Tarih: 11 Mart 2019 Yazar: Canboray Soykan-Öğrenci Kategori: Röportaj
Paylaş

''Sayın başkan, DSP Külliye destekli yorumlarının doğruluk payı nedir ?'' Diye sordum. Önder bey biraz hiddetlenerek: ''En çok gücümüze giden bu. Yahu ne saray desteği ? Saray destekli partilerin hali vaziyeti ortada. Biz ancak ve ancak halktan destekli oluruz. Doğru bugün AKP'ye yakın yayın organları CHP'yle aramızda gerginlik olduğu için bizleri haber yapıyor, bizleri ekranlara taşıyor. Ama bunun ne benimle ne de DSP'nin yetkilileriyle alakası var. Bizi haber olarak ulusal basına taşıyanlara da yok bizi yazmayın, bizi konuşmayın diyemeyiz. '' dedi.

 

 

Devamı »

Aleviler’le alakalı Problemleri Dr. Abdulkadir Sezgin Anlattı, Çözüm Yollarını Söyledi.
Tarih: 10 Mart 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Şahsî görüşüm: İktidarlar, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı, kontrolleri dışında bırakmak istemezler. Dolayısıyla bu çözüm, olmayacak duaya âmin demek mahiyetindedir. Netice itibâriyle uygulanabilir bir çözüm değildir. Ayrıca; Diyanet İşleri Başkanlığı devletin kontrolü dışında kalırsa, cemaatlerin, tarikatların mücadele alanı hâline gelir ki... çok tehlikeli sonuçlar doğurur. Başka bir çözüm bulunamıyorsa, mevcut sistem, ehven-i şer olarak devam edecek demektir. Ne dersiniz Hocam?

 

 

Devamı »

Alevîler Hakkında Dr. Abdulkadir Sezgin İle Konuştuk.
Tarih: 03 Mart 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Dr. Sezgin: Alevîliğin tarikat olduğunu anlamak için sadece Şah İsmail Hataî, Pir Sultan Abdal, Kaygusuz Abdal'ın deyişleri ile iktifa edilmemeli. Geçen yüzyılın en büyük Alevî âşıklarından Âşık Veysel, Dâvut Sularî dâhil bütün âşık deyişlerinde de bu yolun Hacı Bektaş Veli tarafından kurulan bir tarikat olduğu görülür.

 

 

Devamı »

İhâhiyatçı Dr. Emin Işık ile Milletçilik-Kavmiyetçilik Kavramlarını Konuştuk.
Tarih: 24 Şubat 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Dr. Emin Işık: Kuran, aile, oymak, aşiret ve kabile gerçeğini inkâr etmez. Tam aksine insanın ana-babasına, hısım ve akrabasına saygılı ve bağlı olmasını, elinden geldiğince onlara iyilik etmesini emreder ve bunu dinin temel ilkelerinden biri sayar. Kişiler için olduğu gibi, kavimler için de kendi kavmini üstün görüp, başka kavimleri hor görmenin çirkinliğine dikkat çeker.

 

 

Devamı »

Meselelerimizi İlâhiyatçı ve Felsefeci Prof. Dr. Niyazi Kahveci ile Konuştuk.
Tarih: 17 Şubat 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Türkiye'de din eğitiminin yetersiz olduğu, İslâmiyet'i anlatmakta zorlandığımız düşüncesinde olanlar var. Ne dersiniz?

Prof. Dr. Niyazi Kahveci: Türkiye'de her alanda eğitim yetersiz olduğu gibi, yanlış da verilmektedir. Çünkü çağdaş bilgiler, çağdışı tekniklerle ve metotlarla öğretilmektedir. Sadece din eğitimi değil, matematik ve yabancı dil de öğretemiyoruz. Bunların hepsinin ilmî sebepleri bellidir. Ama yapması zordur ve biz hep zor işlerden kaçıyoruz ve onları ihmal ediyoruz. Kaçıyoruz ama zor işlerin kazanımlarını istiyoruz. Unutmayalım ki ucuz etin yahnisi acı olur.  Sözün Özü: 'İhmal ettiğin şey, seni imha edebilir.'

 

 

Devamı »

Araştırmacı Yazar, Emekli Albay Mehmet Şâdi Polat, Diyor ki: ‘Türkiye, Irak Türkmenlerinin haklarını korumada ve yapılandırmada etkili değildir.’
Tarih: 10 Şubat 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Polat: Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Türk Milletinin Irak Türklerine bakışlarını, esasta aynı olmakla beraber ayrı ayrı değerlendirmekte fayda vardır. Türk Milleti için büyük bir harp sonunda kaybedilen aziz vatan parçası ve O Vatan'da hayatta kalma mücadelesi veren kardeşlerimiz, akrabalarımız var. Yüzlerce yıllık kültür mirasımız var. Manevi bağlarımız var. Hatıralarımız var. Şehitlerimiz var. Türk Milleti Irak ve Suriye'yi ebet müddet Diyarbakır gibi, Sivas, Kayseri gibi görmektedir. Buralardaki vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin gördükleri zulümleri, soykırımları kendileri görüyormuş gibi hissetmekte ve içleri kan ağlamaktadır. Milletimizin bu duygu ve düşüncesi elbette ki Balkanlar için de, Kafkaslar için de, Kırım için de, Doğu Türkistan için de geçerlidir. Dünyanın neresinde bir Türk var ise orası için de geçerlidir.

 

 

Devamı »

ESKİ Türkler Hakkında Ne Biliyoruz? Prof. Dr. Ahmet Taşağıl ile Tarih Sohbeti Peçenekler, Uzlar ve Kumanlar
Tarih: 03 Şubat 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Devlet kuramamış olmalarına rağmen bulundukları bölgede çok etkili olan bir başka Türk topluluğu olan Peçenekler hakkında bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl: 9. yüzyılın ilk yarısında Hazar-Uz baskısına dayanamayan Cim ve Yayık boylarındaki Peçenekler, kalabalık kütleler hâlinde İdil Nehri'ni aşıp, 860-880 yıllarında Don-Kuban bölgesine geldiler. Buralarda yaşayan Macarları yerlerinden çıkardılar. Buraya gelmeden önce Peçeneklerin daha önceki tarihleri hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. 889-893 yıllarında ise, Don ırmağından Dinyeper ırmağının batısına kadar uzanan sahaya hâkim oldular. Peçeneklerin buralarda sekiz boy hâlinde yaşadıkları bilinmektedir.

 

 

Devamı »

Dr. Lütfü Sehsuvaroğlu ile ZİYA GÖKALP’in İslâmiyet’le Alakalı Görüşleri Hakkında Konuştuk.
Tarih: 27 Ocak 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Ziya Gökalp kurgusunda, İslam dini, bir kültür ögesi olarak yerini korumuştur. Daha önceki medeniyetimiz de zaten sadece yüksek tabakayı etkileyen Doğu Roma-Bizans medeniyeti olduğuna göre; medeniyetimizi değiştirmek ve 'Batı medeniyetindenim, İslam ümmetindenim, Türk milletindenim.' Demeye mani yoktu. Üstelik de böylece, o güne kadar ayrı düşmüş, zaman zaman çatışmış üç temel fikir akımını da uzlaştırmış oluyordu.

 

 

Devamı »

Gazetemiz Yazarlarından Emekli Yarbay, Kıbrıs Gazisi ve Yazar Atilla Çilingir ile On Üçüncü ve ‘Roman’ Türündeki ilk eseri O GECE Hakkında Konuştuk.
Tarih: 20 Ocak 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çilingir Ben Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ayrıldığım yıl olan 1990'dan beri yazıyorum. Yaşadığım gerçekleri yazıya dökmek, insanlarla paylaşmak, yazdığım gerçeklerden özellikle genç nesillere ders niteliğinde mesajlar verebilmeyi çok önemsiyorum. Bu tercihim, benim için hem zamanın en olumlu değerlendirmesi de oluyor. Hem de yazdıklarımın telif geliriyle açmış olduğum Bilgisayar sınıfı, kütüphaneler çocuklarımız için de önemli bir kazanç oluyor. Böylece ömrümü de boşa geçirmemiş oluyorum.

 

 

Devamı »

Makine Mühendisi, İktisâdî İşletme Uzmanı, Müellif ve Mütefekkir Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan ile Ülkemizde Kirlenmelinin Boyutları Hakkında Konuştuk.
Tarih: 13 Ocak 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan: Tüketim çılgınlığı, ister gelişmiş, isterse gelişmekte olsun bütün ülkelerde, savurganlığa dayanan gösteriş ekonomisinin ana sürükleyici gücü haline geldi. Savurgan, açgözlü ve gösteriş tutkunu kitleler, tüketim ekonomisinin belkemiğini oluşturuyor. Üretim ve tüketim yarışı sırasında değişik biçimlerde ortaya çıkan baca gazları, teneke kutular, pet şişeler, kimyevî atıklar, plastik torbalar, egzos gazları ve ambalaj malzemeleri; denizleri, gölleri, nehirleri, ovaları, ormanları ve havayı büyük ölçüde kirletiyor. Büyük şehirlerin çevresinde büyük çöp dağları oluşuyor. Tüketim kültürünün tabîi sonuçları olan fizikî ve kimyevî artıklar, çevreyle birlikte bütün canlıların varlığını tehdit ediyor.

 

 

Devamı »

Millî varlığını, yüzlerce yıllık kültür temelleri üzerine oturtarak koruyabilen Irak Türklerinin Edebî değerlerini; şair ve tiyatro sanatkârı, kültür tarihçisi Salah Nevres İle konuştuk.
Tarih: 06 Ocak 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Şiir, hikâye, roman ve diğer türleriyle genel anlamda edebiyatın Irak Türkmen kültürü içindeki yerini değerlendirir misiniz?

Salah Nevres: Irak Türkleri Türkmen Kültürü içinde edebî türlerin yerini açıkça değerlendirmek için tarihî bir girişe işaret etmek yerinde olur.

16. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı topraklarına katılan Irak, Osmanlı Türk nüfuzuna girmiştir. Örnek olarak, o dönemde Türk şiirinin babası sayılan Fûzûlî'nin yetişmesi, Irak'ta Türk dilinin ulaştığı seviyeyi göstermektedir. Fûzûlî'nin ortaya çıkışı, Irak'taki Türkmen kültür tarihinin yanı sıra Türk edebiyatı açısından bir dönüm noktası sayılmaktadır.

 

 

Devamı »

İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Faruk Beşer ile  İslamiyet’te çok sorulan, merak edilen konuları konuştuk:
Tarih: 30 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Bâzı Müslümanlar; 'Peygmber (sav) Efendimiz' veya 'evliyalar hürmetine' sözleriyle başlayarak Cenab-ı Allah'tan niyazda bulunuyorlar. Bu davranışın yanlış olduğunu söyleyenler yanında 'mahzuru yoktur' diyenler de var. İşin doğrusunu sizden öğrenebilir miyiz?

Prof. Dr. Faruk Beşer: Bu harekete; 'tevessül' denilmektedir. Tevessül; 'vesile edinme' demektir. Kuranı Kerim'de Allah (cc) kendisinden yardım dilemek için müminlerin bir vesile edinmelerini emreder: 'Ey müminler, Allaha karşı takvalı olun ve ona vesile arayın. Ve onun uğrunda cihad edin ki, felah bulasınız.' Der. (5/35) Buradaki vesilenin, bir şey istemeye yüzünün olabilmesi için yapılacak ibadetler, hayır ve hasenat olduğu söylenir. Bunu anlatan bir ayeti kerime de vardır: 'Ey müminler, Allah'tan sabır ve namazla yardım dileyin.' (2/153) Demek ki, sabır ve namaz birer vesiledirler.

 

 

Devamı »

Dr. Öğretim Üyesi GÖKTAN AY ile Akademisyenlerin Problemleri ve Çözümlerini Konuştuk.
Tarih: 25 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Felsefecilerin yorumu farklı... Peki, Efendim, 'Liyakat'in tespiti hususunda bir kıstas belirlenebildi mi? Belirlendi ise özetlemeniz mümkün mü?

Dr. Ay: Liyakat, bir işe; 'lâyık olma, yaraşma, yaraşırlık, uygunluk, yeterlilik' demektir. Yani, akademisyenin ilk unvanı / kişisi olan Araştırma Görevlisinden itibaren; akademisyenliğe yatkın olmayan, üretemeyeceği belli olan, araştırmayı sevmeyen, öğretmeyi-sabrı dikkate almayan, kişilik bozuklukları olan kişilerin akademisyen olmasının, yükselmesinin, unvan almasının engellenmesidir. Liyakat; her makam ve görev için vazgeçilmezdir. Ve kurumları sağlam bir yapıya kavuşturmanın da ilk şartıdır.

 

 

Devamı »

‘Dinimiz, bayanlara okuma yazma öğrenmeyi ve ilim tahsil etmeyi yasaklamamıştır.’ Yrd. Doç. Dr. AHMET VEHBİ ECER ‘Saliha Hanımlar’ı Anlatıyor…
Tarih: 16 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Ecer: Elbette! Nahl süresi 97. ayette; 'Kadın - erkek, inanmış olarak kim iyi iş işlerse, ona hoş bir hayat yaşatacağız. Sevaplarını yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.'

Ahzab süresi 73. ayet: 'Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara, Allah'a ortak koşan erkek ve kadınlara azab verecektir. Allah inanan erkek ve kadınların tevbelerini kabul buyuracaktır. Allah bağışlar ve merhamet eder.'

Âl-i İmran süresi 195. ayet: 'Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun kadın olsun iş yapanın işini boşa çıkarmam.'

Nisa süresi 124. ayet: 'Erkek veya kadın mümin olarak kim yararlı işler işlerse, onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.'

 

 

Devamı »

Sağlıklı Yaşamak İsteyenler! Dr. Oğuz Paköz Sizlere Sesleniyor: Ağrı Kesiciler ve Antibiyotiklerden Uzak Durunuz!
Tarih: 09 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Ağrı kesici ilaçlar çok kullanılıyor. En çok da baş ağrısı için kullanılıyor. Herkesin başı, zaman zaman, bilinen veya bilinmeyen sebeplerle ağrır. O sebepler neler olabilir?

Dr. Oğuz Paköz: Baş ağrısının bilinen yüzlerce sebebi var. Ancak bu bilinen sebepler yaşanılan baş ağrılarının ancak % 10'u kadardır. Çoğunlukla baş ağrısına bir sebep bulunamaz. Bir sebep bulunamayan baş ağrıları hastalık olarak kabul edilmekte sebebe bağlı olan baş ağrıları ise semptom (belirti) olarak kabul edilmektedir. Bir iki saat süren baş ağrıları olduğu gibi günlerce süren baş ağrıları vardır. Baş ve boyun yaralanmaları, beyin hastalıkları, kafa içi basıncının artması,  sinüzit ve çeşitli enfeksiyonlar1 baş ağrısına sebep olabilirler.

 

 

Devamı »

Din Sosyolojisi Ana İlim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Coşkun İle Türkler ve İslâmiyet hakkında konuştuk.
Tarih: 02 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Türklerin İslâmiyet'i kabul etmeleriyle sosyal hayatlarındaki kazançları ve kayıpları neler olmuştur?

Prof. Dr. Ali Coşkun: Türkler İslâmiyet'i kabul etmekle şehirli ve ticârî bir din olan İslâmiyet'in bu özelliklerine ayak uydurmuşlar göçebe ve tarım toplumu özelliklerini hızla değiştirmişlerdir. Gerçekten de İslâmiyet'in ritüelleri(*) yerleşik bir hayatı belli bir ölçüde gerekli kılmış ve Türkler hızla yerleşik hayata adapte olmak durumunda kalmışlardır. Ayrıca yayılmacı ve sürekli batıya göç politikası takip eden Türklere İslâmiyet bu süreci hızlandırma fırsatı vermiştir. Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi(*) de cihanşümul bir din olan İslâm'la birlikte Osmanlı gibi bir devlet ve medeniyetin vücuda gelmesine yol açmıştır. Gerek inançları gerekse örf ve âdetleri İslâm'la büyük ölçüde örtüşen Türkler sosyal hayatlarında önemli bir kayıpla karşılaşmamışlar hatta çok sayıda iyi hasleti daha da geliştirme imkânı bulmuşlardır.

 

 

Devamı »

 Eğitim Danışmanı YASEMİN BALCI YAĞLIKÇI Hanımefendi ile Ebeveynlik Becerileri, Bilinçli Farkındalık ve Çocuklarla Oyun Oynamanın önemi hakkında konuştuk.
Tarih: 25 Kasım 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Bilinçli Farkındalık kavramı hakkında açıklayıcı bilgi lütfeder misiniz?

Yağlıkçı: Dikkati bedendeki hisleri ve zihindeki düşünce ve duyguları, yargılamadan sebeplerini araştırmaksızın ve direnmeden kabul ederek yöneltmek diye tanımlayabiliriz.

Düzenli bilinçli farkındalık uygulamalarının stres, kaygı, depresif ruh hali3, uyku problemleri, yüksek tansiyon, fizikî acı ve tükenmişlik hissini azalttığını, huzur hissi, hâfıza, enerji, bağışıklık sisteminin gücünü,  duygu yönetimini,  problem çözme becerilerini, zekânın işleyişiyle alâkalı yetenekler ve odaklanma süresini arttırdığını gösteren sayısız araştırma mevcut.

 

 

Devamı »

Fanatik Ermenilerin Yalanlarını Araştıran Kenan Mutlu Gürses Sözde Ermeni Soykırımını Tanımaya Soyunan Yeni Zelanda’yı Anlattı.
Tarih: 18 Kasım 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

'Bu sıradan veya önemsiz bir mesele değil. Yeni Zelandalıların tarihleriyle ilgili anlayışlarını ve dünyada ki yerlerini derinden etkileyen bir meseledir. Dahası, Türk hükümetinin Anzak Günü kutlamaları başladığından beri, Yeni Zelanda hükümetine [sözde]soykırımı tanımalarına engel olmak için şantaj yaptığını da herkesin önünde savundum. Bu şantaj ve suiistimalden başka bir şey değil ve Yeni Zelanda, Avustralya ve Türkiye arasındaki ilişkiler Türkiye'nin inkârcılığı yüzünden zehirli hale geldi.'

 

 

Devamı »

Fanatik Ermenilerin Yalanlarını Araştıran Kenan Mutlu Gürses Sözde Ermeni Soykırımını Tanımaya Soyunan Yeni Zelanda’yı Anlattı.
Tarih: 14 Kasım 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Kenan Mutlu Gürses: Türkiye'nin içine düşürüldüğü girdaptan nasıl çıkacağı konusunda, hep birlikte düşünmemiz, var gücümüzle çabalayarak, siyâsî ve ekonomik kuşatılmışlıktan kurtulmamız gerekmektedir. Doğrusu şu ki dış politikada yapılanlar, yapılmayanlar ve dahası yapılamayanlar insanı karamsarlığa sürüklemektedir.

Devamı »

Konaklar Mahallesi Muhtarı ASLI AKYÜZ Hanımefendi ile ülkemizin sorumlu ve fakat yetkisiz mülkî âmirlerinin meselelerini konuştuk. Çok önemli iki teklifi gündeme getirdi.
Tarih: 04 Kasım 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Kütüphane kuruluşu fikri mahalle sakinlerimizin profilinden doğdu diyebiliriz. Mahallemiz sakinleri, okumayı çok seven, eğitim seviyesi yüksek, aydın, bilgili kişilerden oluşuyor.  Çok çeşitli ve çok değerli kitaplar geldi. İlk basım romanlar, çocukluğumuzdaki cep fotoromanlar, artık nostalji olan ansiklopedi çeşitlerine varana kadar her türlü kitap var. Bazısı çok zor vedalaştı kitaplarıyla ama burada bir kütüphane fikri ve faydalanılacak olması onlara çok cazip geldi.

 

 

Devamı »

Yazar Oğuzhan Cengiz’le, ‘Türk Milliyetçiliği ve Ülkücülük’  İsimli Kitabı Hakkında Konuştuk.
Tarih: 28 Ekim 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Tarihin ilk çağlarında milliyetçilik, daha geniş topraklara sâhip olmak, daha kalabalık insanlara hükmetmek, hükmettiği insanlara güven, refah ve huzur temin etmek, savaşmak ve zafer kazanmak olarak algılanıyordu. Bunların hepsi 'güçlü olmak, daha güçlü olmak, en güçlü olmak' ihtirasına dayanan düşüncelerdi. Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey'in, 1055 yılında Abbasî halifesi Kaim Biemrillah ile görüştükten sonra milliyetçilik düşüncesi İslâm'a hizmet düşüncesiyle birleşti. Osmanlı döneminde aynı düşünce, fetih mücadeleleriyle bir arada devam etti. Osmanlı Cihan Devleti'nin son dönemlerinde bilhassa, Balkan Savaşları'ndan sonra devletin bekası meselesi milliyetçilik düşüncesinin temelini oluşturdu. Milliyetçilik düşüncesini kültür kavramı ile birleştiren ilk kişi Ziya Gökalp oldu. Milliyetçilik, Türk kültürünü korumak ve geliştirmek olarak kabul edildi.

 

 

Devamı »

‘Değerlerine Sâhip Çıkmayan Milletler Değersiz Kalır.’  Gayr-ı Resmî Tarihimizin Mümtaz Müellifi ZİYA NUR AKSUN…
Tarih: 21 Ekim 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Hatıra yazmanın faydalı ve mahzurlu tarafları hakkındaki düşüncelerinizi lütfeder misiniz?

Aksun: Hatıra yazmak elbette yararlı, hatta belki de gerekli. Geçmişe ışık tutan geleceğe kalacak bilgilerin, bire bir yaşanmışlıkların ayak izleri onlar. Kaçınılmaz olarak az veya çok sübjektif olmaları, artık hayatta olmayanları cevap hakkından yoksun bırakmak, yaşayanlarla da polemiğe girmek gibi sakıncaları olsa da ilgiyle ve kolayca okunan yararlı bir tür olduğu kanaatindeyim. Söylendiğine göre, çok da rağbet görüyorlarmış.

 

 

Devamı »

‘Aile Bağı, En Yüce Duyguların Membaıdır.’  İyilik Meleği, Zarif Hanımefendi Belma Aksun,   Ve… Erken Kaybettiğimiz Büyük Dehâ Ziya Nur Aksun…
Tarih: 14 Ekim 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Mütevazı bir memur ailesiydi bizimki. Ama birbirlerine sevgi, saygı bağıyla bağlı, geçimli, çok huzurlu, mutlu bir aileydi... Ağabeyimle ben evin en küçükleri, çocukları olmanın saltanatını sürdük. Çok sevildik, nazlandık, şımartıldık ama hiçbir zaman, o her istediği yapılan, yapılmayınca ter ter tepinip, salya sümük ağlayan "Çingene nazlıları" olmadık. Söz gelimi sokakta, çarşıda pazarda her gördüğünden isteyen, alınmayınca huysuzluk eden bir çocuk olmadık. Sokakta bir şey istenmeyeceğini bilirdik, istemezdik de.

 

 

Devamı »

Türkistan’dan Anadolu’ya ve Balkanlara Yayılan İslam Nuru
Tarih: 07 Ekim 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu:Anadolu'nun ve Rumeli'nin Türkleşmesi ve Müslümanlaşmasındaki rolü hakkında neler söylenebilir?

Aslıyüce: Doksan dokuz bin öğrenci yetiştirdiği kaynaklarda ifade edilen Hoca Ahmed Yesevî, daha hayatta iken kendilerinden yakınlık gördüğü halifeleriyle bir gün erenler meclisinde otururken, ocakta yanan odunları erlik kuvvetiyle sallayıp, ufuklara doğru fırlattı. Her biri Anadolu'da ve diğer bölgelerde kendi yerini buldu, düştüğü yerde yeşerdi. Köklendi, dal budak saldı. Erenler sofrasındaki erler, Türkistan'da yanan ocağı Anadolu'da ve diğer bölgelerde tüttürmek ve söndürmemek için yollara döküldü.

 

 

Devamı »

Orta Asya, Orta Çağ ve Genel Türk Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl ile Hazar Devleti’ni ve Bulgar Türklerini Konuştuk.
Tarih: 23 Eylül 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Hazar Hakanlığı ne zaman kuruldu?

Prof. Taşağıl: Hazar Hakanlığının gerçek kuruluşu 630 yılındadır. Bu tarihte doğuda Göktürk devleti fetret devrine girince, Hazarlar bağımsız kaldılar. Hazar-Bizans ortak hareketinin neticesinde Sasanî İmparatorluğu zayıfladı, arkasından İslâm kuvvetleri tarafından yıkıldı. İslâm kuvvetleri Kafkaslarda Ermenia bölgesine ilerleyince, Hazar-Bizans dostluğu daha da arttı. 685-695 yıllarında Bizans tahtında oturan İmparatorlar İkinci Justinianus ve 741-775 yılları arasındaki Bizans imparatoru Beşinci Costantinus, Hazar prensesleri ile evlendiler. Costantinus'un Hazar prensesi Çiçek'den doğma oğlu Dördüncü Leon 775-780 yıllarında Bizans tahtında oturdu. Hazar Leon olarak tanınmıştır. Bizans imparatorları çoğu zaman kendi iç ve dış meselelerinde Hazarların yardımını sağlamaya çalıştılar. Sekizinci ve dokuzuncu yüzyıllarda Hazar Hakanlığı genişleyerek Doğu Avrupa'nın en önemli devleti oldu.

 

 

Devamı »

Prof. Dr. Tamilla Abbashanlı Aliyeva ile Türkçemizin Meselelerini Konuştuk.
Tarih: 16 Eylül 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Prof. Dr. Tamilla Aliyeva: Bahtiyar Vahabzade Lâtince hakkında diyor ki: 'Ölü dil. Halk yoktursa dili de ölmüştür.' Buradan hareketle; 'Dil ölürse, o dili konuşan millet de ölür.' Hakikatine ulaşılır. Dil ve milleti bir birinden ayırmak olmaz. Millet kendini yaşatmak için dilini koruyacak.  Dilin elden giderse,  sen de yok olacaksın... Milletin dilini al veya milleti öldür... Fark etmez. İkisi de aynı kapıya çıkar. Diyorlar ki: 'Bir milleti tarih sahnesinden silmek istiyorsan, dilini yasakla. Millet tedricen eriyip yok olacaktır. Evet, İnsan topluluklarını millet hâline getiren dildir.'

 

 

Devamı »

Doğudan Doğan Kültür ve Sanat Güneşi: Kahramanmaraş’ın, Alkışı Hak eden Alkış Dergisi
Tarih: 09 Eylül 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Tıp doktorusunuz. Kültür ve sanat meseleleriyle de yakından ilgileniyorsunuz...

İnsanlarımızın okuma alışkanlığı konusundaki değerlendirmenizi lütfeder misiniz?

Dr. Paköz: 1960'lı 1970'li yıllarda orta öğretim ve yükseköğretim öğrencilerinin en büyük harcaması kitap için olurdu. Öğrenci yurtlarında gerek kitaplar gerekse görüşler saatlerce tartışılırdı. O davranış teröre ve anarşiye kurban edildi. Oysa sivrisinek mücadelesi için göllerin kurutulması gerekmezdi. O günkü yoğun okumalar şimdi de yapılmaktadır ama oran olarak görece olarak daha az bir kesimce yapılmaktadır.  Görsel basın, akıllı (!) telefon ve televizyon yeni kuşak için daha cazip gelmektedir. Bu durumun düzeltilmesi için elbirliği ile çabalamamız gereklidir.

 

 

Devamı »

Prof. Dr. Uğur Türkmen ile Kültür Üzerine Röpörtaj
Tarih: 03 Eylül 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Bireyler ve toplumlar müziği bir kültürleme, terbiye ve eğitim aracı olarak görmüşler ve bu yönde çabalar göstermişlerdir. "Almanlar büyük tarihçi ve aynı zamanda bir moralist olan Guizot'un şu sözünü hayata geçirmek için büyük çaba göstermişlerdir. O şöyle der: "Musiki ruha hakiki bir kültür veriyor ve milletin terbiyesinde âmil oluyor"

 

 

Devamı »

Kahve Yemen’den, İkramdaki Zarafet ve Asalet Türk’ten Gelir! Tıp Tarihi Uzmanı Prof. Dr. AYTEN ALTINTAŞ ile Kahve Üzerine Sohbet 2
Tarih: 20 Ağustos 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Kahvenin, kahvaltıdan veya yemekten ne kadar zaman geçtikten sonra içilmesi gerektiği de Osmanlı hekimleri tarafından söylenmiş mi?

Prof. Altıntaş: Sorunuzu, Bedreddin el-Kûsûnî şöyle cevaplamıştı: 'Tabipler gıda akabinde içilecek şeylerin istimalini menetmişlerdir. Yemeğin hemen arkasından bir şeyler içmekle hazım zarara uğrar ve midede gıdanın çiğ kalmasına ve hazımdan evvel geçip gitmesine sebep olur.

Yalnız içilen şeyler hususiyle kahve gibi hazım işlemine yardımı olan meşrublar (içecekler) gıdaların çiğ kalmasına sebep olmayacak derecede az miktarda olmak şartı ile nafidir. (faydalıdır) En doğrusu kahve gıdanın sonunda hazım başladığı vakit içilmelidir'. Kahve hazma yardım ettiği için yemekten hemen sonra içilmesi uygun görülüyordu.

 

 

Devamı »

Tıp Târihi Uzmanı Prof. Dr. AYTEN ALTINTAŞ ile Kahve Üzerine Sohbet 1
Tarih: 12 Ağustos 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Şöhreti dünyaya yayılan Türk Kahvesi'nin kısa bir tarihi ile sohbetimize başlayabilir miyiz Efendim?

Prof. Dr. Ayten Altıntaş: Kahvenin ortaya çıkışı ve geniş kitleler tarafından kullanılmaya başlaması1450'li yıllarda Yemen'de başlar. Kahvenin tarihini o zamanın belgelerine dayanarak inceleyen tarihçilerin ortak fikirlerine göre; Kahve 15. yüzyıldan itibaren Sûfî guruplar tarafından tanınmış 'uykuyu kaçırıcı' etkisinden dolayı içilmiş ve 20 sene gibi kısa bir sürede Hicaz'da, Mısır'da ve Şam'da kullanılır hâle gelmiştir.

 

 

Devamı »

Sosyolog Prof. Dr. MAHMUT ARSLAN ile Sohbet: Vatan – Millet Şuurunun Oluşmasında Dinin ve Dilin Önemi
Tarih: 05 Ağustos 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Bir sohbetimizde:  'Milliyetçilik, 'biz' şuurunun en yoğun hâlidir. Orada siz kendinizi milletinize ait hissedersiniz. Gerekirse o milletin menfaati için kendinizi feda edersiniz.' Demiştiniz.

Feda etme kavramının içerisinde üstün görme kavramı olmasa gerek. Üstün görme kavramı biraz faşizme yahut şovenizme daha yakın olan bir konu değil mi?

 

Prof Dr. Mahmut Arslan: İnsanın kendisini, milletine feda etme derecesinde kendisini o millete ait hissetmesi başlı başına diğer milletlerden üstün görmesine çıkar.

 

 

Devamı »

‘Özel ihtiyaç sâhibi çocukların eğitimi’  Eğitim, Kültür, Sanat Yazarı, İletişim Uzmanı Dr. Göktan Ay ile bu mühim meseleyi konuştuk.
Tarih: 15 Temmuz 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: 'Özel ihtiyaç sâhibi çocuklar' hangi haklara sahipler?

Dr. Ay: Ülkemizde, özel ihtiyaç sâhibi çocuklar, diğer çocuklarla 'eşit haklara sâhiptirler.' Mevzuatda;  her açıdan eğitimi yâni rehabilitasyon (iyileştirme) ve eğitime ilişkin çeşitli hükümler bulunmaktadır.  Beynelmilel ilke olarak Birleşmiş Milletler Teşkilatı'na üye ülkelerde olduğu gibi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nde de açıkça ifâde edilmektedir.   Toplumuzda engelli, özürlü olarak nitelendirilen öğrencilerin; öğrenme, beceri kazanma, yaşama, eğitim haklarının, diğer çocuklar gibi olması gereklidir. Özel eğitim; 'özel eğitime muhtaç çocukların eğitimleri için özel olarak yetiştirilmiş personel ve geliştirilmiş eğitim programları ile bu çocukların özür ve özelliklerine uygun ortamda gerçekleştirilen eğitim' olarak târif edilmektedir.

 

 

Devamı »

Emekli Kurmay Albay, Doç. Dr. Hasip Saygılı Dikkatlere Sunuyor: ‘Asker Alma Sistemi, Türkiye’nin Beka Meselesi ile Doğrudan Bağlantılıdır.’
Tarih: 08 Temmuz 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Ekonomik, sosyal ve siyasî nüfuzu yüksek aile çocuklarının da cüzi bir kısmının olsun üniformalı olarak çatışma ve harekât bölgelerinde görev yapması fikrimizce kesin bir ihtiyaçtır. Buna yanaşılmayıp, 'şehadeti kutlu olsun' söylemlerine devam edilmesi bir müddet sonra dinin yurt savunmasında adaletsizliğe gerekçe olarak kullanıldığı algısı yaratabilir. Bunun vebali büyüktür.  Sabah akşam tarihi ile kendimizden geçerek övündüğümüz Osmanlı'nın klasik devirde padişahın, bazen şehzadeler ve daima yüksek nüfuz sahibi aile ileri gelenleriyle sefere çıktığını unutmayalım. Sultan Murad Hüdavendigâr'ın Kosova'da muharebe meydanında şehit düştüğünü (1389),  Gazi Süleyman Han'ın Zigetvar düşerken ecel şerbetini içtiğini (1566) bu çerçevede hatırlamak uyarıcı olmalıdır.

 

 

Devamı »

Prof. Dr. İbrahim Ortaş Yardımcı Doçentlik ve Üniversitelerimizin Problemlerini Anlattı
Tarih: 01 Temmuz 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Prof. Dr. İbrahim Ortaş: 1933 Üniversite Reformu ile ülkemizde öğretim üyesi olarak doçent, profesör ve ordinaryüs profesör unvanları oluşturulmuştu. Ancak daha sonra ordinaryüs profesör unvanı kaldırıldı. 1981 yılında, 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) kanunu ile Amerikan üniversite modelindeki 'Asistan Profesör' unvanına denk gelen Yardımcı Doçentlik kadro unvanı modeli benimsendi. ABD sisteminde Yard. Doç. sürekli bir kadro değil. Belirli süre ile görev alır ve doçentliğe hazırlanma süreci tanınmış araştırmacı konumundadır.

 

 

Devamı »

Felsefe Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Çevre Felsefesi ve Ahlâkı Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Özdemir ile Çevre Meselelerini Konuştuk.
Tarih: 24 Haziran 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Çevre problemleri konuşulurken sıkça kullanılan bir tabir var: 'Sera etkisi'... Asıl konumuza girmeden önce sera etkisi hakkında bilgi lütfeder misiniz?

Prof. Özdemir: Başta karbondioksit olmak üzere bazı atmosferik gazlar sera camının etkisini andırır bir etkiye sahiptir. Işığı geçirir ama ısıyı içerde tutar ve ısı artışına yol açar. Atmosfer ile yer arasındaki ısı dengesi, sanayileşmedeki ve fosil yakıtların3 yanmasındaki artıştan kaynaklanan atmosferik karbondioksit artışlarından etkilenir. Bu ise, atmosferdeki ortalama ısıyı yükseltir. Bu gelişmenin, buzulların erimesi ve okyanusun yükselmesi gibi geniş kapsamlı neticeler doğuran iklim değişmelerine yol açmasından korkulmaktadır.

 

 

Devamı »

İstanbul Müftülüğü Baş Vaizi Mustafa Akgül; Zekât İbadetini Anlattı.
Tarih: 17 Haziran 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Akgül: Fakirin Müslüman olması kâfidir. Yâni abdestinde namazında olması, içki-sigara içmiyor olması şart değildir. Ancak bir Müslüman 'ben zekâtımı, abdestinde namazında olan bir fakire vermek istiyorum' derse onun bu tercihine de saygı göstermek gerekir. Fakat şu unutulmamalıdır: içki, kumar vs. gibi haramlardan doğan borçlar zekât parasıyla ödenemez. Verilen zekâtın içkiye verilme ihtimali başka, içkiden doğan borcun zekâtla ödenmesi başka bir şeydir.

 

 

Devamı »

İstanbul Müftülüğü Baş Vaizi Mustafa Akgül; Zekât İbâdeti’ni Anlattı.
Tarih: 03 Haziran 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Zekâtın ibâdet olduğu bütün Müslümanlar tarafından bilinir. Fakat zekâtın husûsiyetleri hakkında bilgi sâhibi olanlar, ibâdet olduğunu bilenlerden azdır. Sizinle Hocam, bu konuyu konuşmak istiyorum. Umûmî bir değerlendirmenizle başlayabilir miyiz? Mustafa Akgül: Ağacı budamak, eksiltmek değil, onu verimli kılmaktır. Zekât da malı verimli kılar. Ayrıca zekât, verenin öğünmeyeceği, alanın yerinmeyeceği güzel bir alışveriştir. Zekât, fakirle zengin arasındaki uçurumu kaldıran bir ibâdettir.

Devamı »

İlk Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki Son 

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.