Musa ORDU

Musa ORDU

İktisatçı - Danışman -

ordumusa@gmail.com

Kocaeli Aydınlar Ocağı Mensuplarının Adana ve Hatay Seyahati (2 )

Bundan önceki yazımızda Aydınlar Ocağı Derneklerinin Adana'da yapılan 40. Şurasının birinci günün de yapılan çalışmalarından bahsetmiştim. Şimdi kaldığımız yerden seyahat hatıralarını anlatmaya devam ediyorum.

Şuranın ikinci günü olan Cumartesi günü, sabahleyin kaldığımız otelde sabah kahvaltısını yaptıktan sonra saat 8.30 da toplantının yapıldığı Hekim Evine gittik. Saat 9.oo sıralarında toplantı bir gün önce kaldığı yerden başladı.

Toplantının başlangıcında şurayı yönetecek olan  divan heyeti seçimi yapıldı.. Divan Heyetine Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanı Av. Ruhittin Sönmez de seçildi.  Toplantının başlaması ile bir gün önce kendisine konuşma sırası gelmeyenlere söz veridi. Konuşmaların süresi 15 dakika ile sınırlandı. Söz alanlar kendilerine verilen bu kısa süre içerisinde hazırlamış oldukları tebliğleri sunmaya çalıştılar. Zaman azlığına dikkat çekmek isteyen Azerbaycan delegesi, kendisine verilen konuşma süresi içinde meramını anlatma imkanı bulamadığı için şöyle bir serzenişte bulundu ."Dün akşam icra edilen müzik programı için 3 saat zaman ayırdınız, fakat önemli memleket meselelerinin konuşulduğu toplantıda ise konuşmacılara ancak on dakika zaman ayırıyorsunuz, bunda bir yanlışlık var." dedi. Azerbaycan Aydınlar Ocağı temsilcisinin bu sözleri salonda bulunanlar tarafından hararetle alkışlandı. Zira doğru ve haklı olan bir hususu dile getirmişti.

İkinci  günü, ismini divan heyetine yazdıranlar öğleye kadar konuşmalarını   yaptılar..Yapılan konuşmalardan sonra programa göre  öğle yemeği Hekim Evinde yenilecekti. Fakat bugün için Kocaeli Aydınlar Ocağı Ekibi  Kocaeli'nde uzun yıllar Vali Yardımcısı olarak çalışmakta iken, bundan iki ay kadar önce Adana'ya Vali Yardımcısı olarak tayin edilen Şükrü ÇAKIR Bey ile öğle yemeği için bir araya gelme programı yapmıştı. Yapılan bu program gereğince Kocaeli ekibi diğer gruptan ayrılarak Vali Yardımcısı Şükrü Çakır Bey ile buluşacağımız Adana Uygulamalı Turizm Okuluna gittik.. Burada çok güzel bir masa hazırlanmıştı. Hizmet edenler de burada öğrenim gören talebelerdi.  Burada da başta Adana kebabı olmak üzere çeşitli kebaplar ve envai çeşit salata ikram edildi. Kısaca ifade etmek icap ederse her şey nezihti. Şükrü Bey yemeğe eşi ve bir oğlu ile beraber katıldı. Yemek esnasında bol bol İzmit hatıraları yâd edildi. Yemek sonunda Şükrü Çakır Bey ekibimizde bulunan herkese kendisinin yazmış olduğu "KOŞAN ADAM DESTANI" isimli şiir kitabını hediye etti. Kendisine teşekkür ettik. Ayrılırken otelin önünde hep beraber hatıra fotoğrafı çektirmek suretiyle vedalaştık.  Doğrusunu İfade etmek gerekirse güzel bir buluşma, güzel bir toplantı oldu.

Şuranın öğleden sonraki programında Çukurova gezisi vardı. Biz öğleyin diğer ekipten ayrıldığımız için geziye onlarla birlikte gidemedik. Biz Vali Yardımcısı Şükrü Çakır Bey ile yediğimiz yemekten sonra, ancak sat 14.oo e doğru Çukurova gezisine başlayabildik. Bize tahsis edilen araba ekibimizi önce Adana'nın içinden başlamak üzere, Taşköprü, Misis Köprüsü, Seyhan Baraj Köprülerini gezdirdi. Daha sonra ise Ceyhan Nehri, Yüreğir, Yılankale ve Ceyhan'ı gezdik. Ceyhan'a geldiğimizde akşam olduğu için burada Akşam Namazını kıldık. Gezi programında Kadirli de olmasına rağmen vaktin gecikmiş olması sebebiyle oraya gitmekten vazgeçildi. Bunun üzerine Adana'ya hareket ederek, Şura çalışmalarının yapıldığı Hekim Evi'ne gittik. Burada akşam yemeği yenildikten sonra saat 20.oo sıralarında şura çalışması tekrar başladı. Çalışmaların sonunda Şura Sonuç Bildirisini hazırlayacak komisyon seçimi yapıldı. Saat 22.30 sıralarında müzik şöleni (Çukurova'dan Nağmeler) programı başladı. Gündüz yapılan geziler dolayısıyla Ekip bir hayli yorulmuştuk. Bu sebeple musikişinas bir kimse olarak temayüz etmiş bulunan Başkan Ruhittin Sönmez Bey gönüllü olarak nöbetçi kaldı. Biz ise, yatmak üzere otele gittik. Sabah öğrendiğimize göre Ruhittin Bey ancak gece saat bire doğru otele gelebilmiş. Biz iyi ki erken ayrılmışız. Yoksa gecenin o saatine kadar hiç birimiz ayakta kalamazdı.

Şuranın üçüncü günü saat 10.oo da Şura sonuç bildirisinin okunmasından sonra Aydınlar Ocağı Derneklerinin 40. Şura çalışmaları tamamlanmış oluyordu. Bu saatten itibaren Şura için gelenler Memleketlerine dönmeye başladılar.

Kocaeli Aydınlar Ocağı ekibi ise, daha  Adana'ya gelmeden önce Adana'ya kadar gitmişliği  bu seyahate Hatay'ı da ilave edelim diye karar  almıştı. Bu itibarla, üçüncü günü bizim ekibin Şura sonuç bildirisinin okunacağı toplantıya gelemeyeceğini Başkan Ruhittin Sönmez Bey bir gün önceden divan heyetine bildirdi. Bu sebeple biz Cumartesi günü Şura sonuç bildirisinin okunduğu toplantıya iştirak etmedik.

Sabahleyin kaldığımız otelde sabah kahvaltısını yaptıktan sonra saat 8.30 da valizlerimizi de yanımıza alarak bizi Hatay'a götürecek olan arabaya bindik. Hatay gezisine Sakarya Aydınlar Ocağı mensupları ile İznik Aydınlar Ocağından Ocak Başkanı Hasan Ateşoğlu ve eşi Emine Ateşoğlu da ekimize dâhil oldular.

Ayrıca ekibimize dâhil olarak gezimize çok güzel bir renk veren, sohbetinden çok istifade etme imkânı bulduğumuz Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Arslantürk ve eşi ile de birlikte olmak bizler için bir ayrıcalık oldu.

Bu arada şu hususu da ifade edeyim ki bizi Hatay'a götürecek olan arabanın temin edilmesi hususunda Sakarya Aydılar Ocağı Başkanı Yard. Doç. Dr. Mustafa Cerrahoğlu'nun büyük katkıları oldu. Bulduğu araba hem güzel hem de fiyatı çok uygun idi. Şu kadarını ifade edeyim ki, gittiğimiz yol gidiş geliş 400 Km. civarında olmasına rağmen, akşama kadar şehir içindeki gezmelerde dâhil olmak üzere,  kişi başına verdiğimiz para sadece 40.oo TL. idi ki, bundan daha iyisi ve uygun olanı can sağlığı idi. Bu sebeple Cerrahoğlu'na ekip olarak teşekkür ediyoruz

Hatay'a müteveccihen hareket edip,  rahat ve güzel bir yolculuktan sonra, saat 11.oo sıralarında gideceğimiz yere vasıl olduk. Şehrin girişinde ilk uğrak yerimiz Sen Piyer Kilisesi oldu. Bu ziyaret okuyucularımız tarafından biraz yadırganabilir ama şartlar öyle icap ettirdi. Zira Kilise Şehrin hemen girişinde bulunuyordu. Zaman azlığı sebebiyle tekrar buraya dönme imkânı olmadığı için ilk ziyaret yerimiz biraz da mecburiyetten burası oldu. Sen Piyer Kilisesi girişte yolun sol tarafında yüksekçe bir yerde tam kayalıkların hemen dibinde bulunuyor. Kilise, yapılan restore çalışmaları sebebiyle kapalı olduğu için içeri girme imkânı olmadı.

Burada önemine binaen şu hususu ifade edeyim ki, adına kilise yapılmış olan Sen Piyer, Hz. İsa'nın 12 Havarisinden biri oluyor. Yani bizim anladığımız manada Hz. İsa'ya inanmış, Peygamberliğini kabul etmiş Allah'a inanan, Müslüman birisi. Teşbihte hata olmazsa bir nevi bizim Peygamber Efendimiz  (S.A.V.) in Sahabeleri durumunda oluyor. Bilindiği üzere,  Hz. İsa biz Müslümanlar içinde hak Peygamber, O'na indirilmiş olan İNCİL de Allah kelamıdır. Hakiki İncil'in kaybolup, tahrif edilmiş, çakma İnciller çıkıncaya kadar ve bozulmuş Hıristiyanlık öncesi dönemdeki Hazreti İsa'nın bildirdikleri Hak Din idi.

Prof. Dr. Zeki Arslantürk hoca bu bilgileri vererek bize Sen Piyer'in ruhuna Fatiha okunabileceği fetvasını verince Fatiha'larımızı okuduk. 28.11.2014  ( DEVAM EDECEK )

 

11/29/2014 -

HABER LİSTEMİZE KATILIN

To Top