Oğuz ÇETİNOĞLU

Oğuz ÇETİNOĞLU

Ekonomist, Araştırmacı-Yazar -

ocetinoglu1@gmail.com

Demokratikleştik Artık Biz, Sevinçliyiz Hepimiz!

Önce bir gerçeği belirtmekte yarar var. Muhalif düşüncelerin ideoloji hâline getirilmesi kimseye fayda sağlamaz. Çünkü bu tür ideolojilerin ürünü olan söz ve yazıların hiçbir tesiri yoktur. Bozuk saatler bile günde iki defa doğru zamanı gösterirlerken, millete hizmet edeceğim iddiasıyla iktidar olan siyasî parti kadrolarının yaptığı bütün işlerin gereksiz ve hatta zararlı olduğunu iddia edenlere kimse inanmaz.

'Doğruya doğru, eğriye eğri' dedikten sonra, 'Müjdeler olsun! Paketimiz açıldı.' Diyelim ve içindekilere bakalım:

Paketin en çok konuşulan bölümü; X, W ve Q harfleri...

İktidara muhalefeti ideoloji hâline getirenler bu harflerin, Kürtçe yazı ve konuşmalarda kullanılması için konulduğunu söylüyorlar. Karşı görüşte olanlar ise, söz konusu işâretlerin çağdaş ülkelerin alfabelerinde bulunduğunu, bizim alfabemizin de bu harflere şiddetle ihtiyacı olduğunu belirtiyorlar.

Eğri otursak bile doğru konuşalım: Alfabemizin ihtiyacı sâdece bu üç harf mi?

'İnsan öldüren kişi' anlamında, a harfi uzatılarak telaffuz edilen 'katil' kelimesi ile 'insan öldürme fiili' anlamında kullanılan a harfi uzatılmaksızın söylenen 'katil' kelimelerini ayırt etmek için farklı bir 'a' harfine ihtiyacımız yok muydu? Veya baştaki 'k' harflerinin farklı olması gerekmez miydi?

İnsan ismi olarak kullanılan 'Kasım' kelimesi ile Aralık ayından önceki ayın adı olan 'Kasım' ı aynı a harfiyle yazmanın sakilliğini önlemek için farklı bir 'a' harfine ihtiyacımız olmadığını hangi câhil iddia edebilir?

Azerbaycanlı kardeşlerimiz yıllarca; 'Siz tek alfabe diyorsunuz... Sizde açık 'e' harfi yok. Biz açık 'e'siz yapamayız. Birlik istiyorsanız, önce alfabenize açık 'e' harfi koyunuz.' Diyorlar. Söylediklerini anlamayan eblehler mi var aramızda?

Deniliyor ki onlar 'Âzeri'. Onun için istekleri nazar-ı dikkate alınmıyor. Olabilir. Belki de Ermeni komşularımızı gücendirmemek içindir.

Diğer taraftan Azerbaycanlı soydaşlarımız, asırlar boyunca Azeri değil, Türk olduklarını Ruslara anlatmaya çalışmışlardı. Şimdi de bir o kadar bizdeki gabîlere anlatmaya çalışmak için devam edebilirler.

Peki! Öz be öz Türk-Türkmen olduklarını küp kafalıların, sinek zekâların bile bildiği Yörük vatandaşlarımızın ihtiyacı olan 'nazal n' harfi neden 32 harfin dışında bırakılıyor?

Bir alfabede, ağızdaki diş sayısından fazla harf olmayacağına dair bir kaide mi var?

Hangi marjinal fanatik koymuş bu kuralı?

Belki de Çarşı Grubu koymuştur.  Eğer öyle ise, Çarşı grubunun kökünü kurutmaya kararlı olan huzurlu ortam bânilerimizin icraatlarının sonuçlanmasını bekleyebiliriz.

Algılama özürlü olanlar, topluma sosyal barış getirecek olan bir paketin açıklanması merâsimine, bir kısım basının neden alınmadığını soruyorlar. Bunun ayrıştırmacılık olduğunu ileri sürüyorlar...

Efendim! Açılan bu paket, ilk olmadığı gibi son da olmayacak. Onlar da 'uslu çocuk' olsunlar, sonraki paket şölenine onlar da kırmızı mumlu mektupla dâvet edileceklerdir. Lütfen sabırlı olunuz. Biz zenginiz. Bizde paketler bitmez.

İlköğretim okullarında okunan 'and' metninin kaldırılmasından huzursuz olanlar var.

Efendim! "Ben Türk değilim ki, neden 'varlığım Türk varlığına armağan olsundiyerekten yemin edeyim?" diyen insanımız var. Onları yalan yere yemin etmekten kurtarmak, huzura (?!) kavuşturmak, 77.000.000'un boynunun borcu değil mi?

Hem bu işler birden bire olmaz. Alıştıra alıştıra...  Üç yıl mı desem, üç ay mı desem, üç gün mü desem... en iyisi 'üç zaman' sonra diyeyim, yeni bir and metni çıkartılır, eski metnin kaldırılmasından rahatsız olanlar, o yeni metinle idare ederler. Yeni metin şöyle bitebilir: 'Ülqüm, maxadım watanı bölmektir. Warlığım Türkiyelilerin warlığına armağan oluversin'

Bir de partilere yardım meselesi var:

İnsaflı olalım... 77.000.000 Türkiyeliye hiçbir ayırım yapmaksızın kömür yardımı yapılırken, partilerin bir kısmına; 'Sen % 7'den az oy aldın, yardım alamazsın' diyerekten ayrımcılık yapmak olur mu? Parti kuran herkese bol kepçe... (pardon!) bol kese yardım yapılmalı ki eşitlik sağlansın. En iyisi % 3 barajı da kaldırmak...

İşte böyle aziz okuyucu!

Sizlere; yandaşlık yapmadan, muhalefet etmeyi ideoloji haline getirmeden, fincancı katırlarını ürkütmeden nasıl yazı yazılacağına dair bir örnek sunmuş bulunuyorum.

Paqetiniz xayırlı olsun wesselam...

10/3/2013 -

HABER LİSTEMİZE KATILIN

To Top