H. İbrahim KAHRAMAN

H. İbrahim KAHRAMAN

Doktor -

kocalab@hotmail.com

Ramazan, Oruç ve İnsan

 

Allah için oruç tutmak, içi temizlemektir.
Allah 'ın sevgisini gönülde gizlemektir.
Oruç tutan kimseyi bu sevgi tok tutar,
Allah'ı seven kişi orucu çok çok tutar.

Tanrım, bana bak ki, ben Senin için açım aç!
Bana acı Allah'ım üzerime rahmet saç.
Kimse benim içimi bilmezse sen bilirsin.
Benim ne yaptığımı sussamda Sen bilirsin.

                                                                    M.Şerafettin YALTKAYA

                                                                    (şiirinden alıntı)

Oruç, şartlarını taşıyan her müslüman için yerine getirilmesi gereken bir ibadettir.
Sağlıklı bir insanın oruç tutma şeklinde, belirlenen bir süre ve zaman, aç kalmasının hiçbir zararı yoktur. Demek ki oruç tutmak isteyen bir kimse sağlığına bir zararı olabilir mi endişesini taşımaması gerekir.

Oruç bir yerde sindirim sistemimizin yıllık tatili sayılabilir. Mide-bağırsak sistemimizin dinlenme ve bakım ayı yerine de geçer. Bunun daha da yeterli olması için oruç tutan insanın iftar ve sahurda dikkatli bir yemek yeme şekli uygulaması gerekir. Oruç tutuyorum diye etlisi-yağlısı- tatlısı ile midesini her seferinde tıka- basa doldurmamalıdır. Ölçülü bir iftar ve sahur yemeği uygulamalıdır. Orucun bir faydası da belirli duyguların bir süre ertelenmesini sağlamak şeklindeki psikolojik irade eğitimi yapmasıdır. Bu da fertlerin daha olgun bir şahsiyete kavuşmasına katkı sağlar. Böylece fertlerin- toplumların daha sağlıklı olmasında önemli bir etkisi vardır. Müslüman memleketlerindeki adam öldürme, hırsızlıklar, zina gibi suçların daha az olması, insanların daha yardım sever ve bencilliğin daha azlığı oruç ve bunun gibi kişisel sorumluluk geliştirici ibadetlerin etkisi iledir.

Orucu bilhassa sağlıklı insanlar tutmalıdır. Zaten dini sorumlulukta da bu şart aranmaktadır.

Ramazan ayına ulaşan akıllı, ergenlik çağına gelmiş her Müslüman oruç tutmakla yükümlü kılınmakla beraber bazı özel durumlarda oruç tutulmayabiliyor veya oruç ertelenebiliyor. Bunlar;

­Seferberlilik: Yolculuk veya misafirlik eğer sıkıntı veriyorsa oruç ertelenebilir.
Hamilelik: Doğacak çocuğun gelişimini etkileyeceği endişesi halinde anne adayları oruçlarını ertelemelidirler.
Emzikli olma: Süt veren anne oruç tuttuğunda sütten kesilme tehlikesi ile karşı karşıya ise bu durumda da orucunu ertelemeli annelik görevini ihmal etmemelidir.
Yaşlılık:
Oruç tutamayacak kadar yaşlı olanların da bu ibadet borcu üzerlerinden kalkmaktadır. Bu durumda olanlar (bedel ödeme) şeklinde bu ibadetin gereğini yapabilirler.
Çok ağır işlerde çalışmak mecburiyetinde; eğer bu durum sağlığın bozulması tehdidi oluşturuyorsa orucun ertelenmesi için gerekçe olabilmektedir.

Kimler, Hangi hastalığı olanlar oruç tutamaz?

Belirli aralıklarla yemek yemesi mecburi hastalıklar ile, hastalığı sebebi ile belirli saatlerde ilaç almasının sağlığı yönünden mecburiyeti olanların oruç tutmaması gerekir. Bu hastalığın başında peptik ülser dediğimiz mide-oniki parmak bağırsağı yarası olanlar gelir. Bu benzeri hastalığı olanların oruç tutmaması gerekir. Şeker hastalığı olanlar, böbrek yetmezliği olanların da  oruç mevzuunda dikkatli olması gerekir. Rahatsızlığı olan şahsın oruç tutup tutmayacağını kendisini takip eden hekimin muayene ve tetkikinden sonra vereceği karara bağlı olmalıdır. Ayrıca şunu söyleyebiliriz ki oruçlu bir şahıs, oruç anında rahatsızlanırsa ve bu durum sağlığını bozarsa o durumda ilacını alarak bu ibadetine ara vermelidir. Mesela kalp krizi şüpheli şahsın dil altı ilacını derhal alması gibi...

Bu gibi şahıslar oruçlarını ertelerler. Sağlıklarına kavuştukları zaman oruçlarını tutarlar. Tutamayacakları biliniyorsa bedel vererek ibadetin gereğini yerine getirirler. Bedel vererek borcunu yerine getirmiş bir kişi şayet daha sonra oruç tutabilecek duruma gelirse; orucunu tutarak borcunu yerine getirir. Verdiği bedelde sadaka yerine geçer.

Oruçlu bir kişinin dikkat edeceği hususlardan biri de beslenme ve giyimidir. Bilhassa sıcak aylarda aşırı terletici giyimlerden sakınmalıdır. Ayrıca aşırı terletici ve yorucu işlerini de olabildiğince azaltmalısı uygundur. Yemeklerde de yeterli sıvıyı almaya dikkat etmeli; beslenmedeki gıda çeşitliliğini sağlamalı, ayran-cacık-komposto gibi bazı sıvı gıdaları da ilaveten almaya çalışmalıdır. İftar yemeğini önce hafif bir kahvaltı şeklinde, biraz ara verdikten sonra da normal bir akşam yemeği gibi yenmesi tavsiye edilir. Sahur yemeklerinin de normal bir öğle yemeği şeklinde olması, yemekten sonra hemen yatılmaması sağlık yönünden dikkat edilmesi gereken hususlardandır. İftar ve sahur arasında da yeterli sıvı alınmasına dikkat edilmelidir.

Nice sağlıklı ramazanlar ve yıllar dileğiyle;

7/29/2011 -

HABER LİSTEMİZE KATILIN

To Top