IMG-LOGO
Güncel

Hoşbulduk Diyarbakır

Sümeyye KÖKTÜRK GERGERLİOĞLU; - 10/20/2010 smardin@gmail.com;
IMG

İzmitim, benim için  kime yar olduğu belli olmayan, yabancılaşmış, gittikçe büyüyen, büyüdükçe samimiyetini yitiren koca bir imaj şehri olmuştu bir zamandır. Ama 'doğduğum toprak' diye bir kavram var, benim için kesin var hem de. Minicik bir beton aralığından bile fışkıran yeşil, olur olmaz  her yerden mavi mavi göz kırpan deniz, doğduğum, adımlarıma, yıllarıma, nelere nelere şahitlik eden sokakları öz-le-dim!

İzmit beni çağırıyor, kısa bir sohbet için... Eski günlerden konuşacağız, -gelmiyor musun buralara, diyecek -hayır diyeceğim, kendine iyi bak ve çok kapılma üzerinde yürüyüp giden bu kendine ve kentine yabancı olmuş insanlara diyeceğim.
Çarşının orta yerinde onlarca ulu çınarın yaprakları bana el sallayacak giderken her zamanki gibi, yine gel...

Urfa başlattı her şeyi.. Vakur,efsunlu ve bilge yaşlı bir kadındı Urfa ve yüzümü bu tarafa çevirdi, doğuya, bana şöyle dedi -hala umut var... Urfa'yı gördüm, yeni bir pencere açıldı evimde, güneşi başka sıcak, manzarası derin ve güzel bir pencere..
Urfa'nın o kalay tutmaz teneke yanlarını, hoyrat cahilliğini de gördüm, lakin ağır basan tarafı bu değil.
Urfa'nın derin kökleri, yozlaşmanın hızını olabildiğince hafifletiyor, engelliyor.

Diyarbakır'la aram iyi değildi nasıl olsun, suçsuz günahsız vatanımın evlatlarını vadesi dolmuş inatlara gözünü kırpmadan feda eden, şiddet seven, ne ülkenin ne kendinin iyiliğini düşünemeyen insanların olduğu, başkanının deyişiyle 'kale' Diyarbakır. Önce bir kaç kez geldim, Allah'a dua ettim -Allahım lütfen bomba patlamasın. Diyarbakır'ın karpuzuna bile yan bakar oldum bi sakatlık olmasın diye. Bu kadar mı korkulur Diyarbakır'dan, uzaktan bakınca bu kadar ne yazık ki.

Evlenip buralara geldiğimden beri fırsat buldukça  bölge şehirlerini görmeye tanımaya gidiyoruz, bazı memleketlere bin hevesle gittim, buz gibi döndüm, ya da 'bu muymuş' dedim. Bu hayal kırıklıkları alışveriş merkezi çokluğu, büyük markaların varlığı ile falan ilgili bir şey değil anlatabiliyor muyum? İnsanlar arası elektriğine inanırmısınız bilmem, ben inanırım. Şehirlerin de elektrikleri vardır, yok yok sayaçlarla tespit edilemeyen başka tür bir elektrik bu. Şehrin geçmişi, insanının gönül rengi falan var içinde.
Bundan sonra bir süre bilfiil Diyarbakır'da yaşayacağız, bir ay'ı geçti burdayım tetikte olmayı yavaş yavaş bırakıyorum, karabulutlar dağılıyor çiçek açıyor dallarım, 'tam öyle değilmiş'ler çoğalıyor zihnimde.

Diyarbakır'la birbirimize mahcup ve heyecanlı bakıyoruz, Yanlış tanımışız galiba birbirimizi, km hesabı 'uzak'lıktan yararlanıp bizi doldurmuşlar mı birbirimize, zamanla göreceğiz,
birbirimize anlatacak çok şeyimiz olduğunu hissediyoruz..
Hoşbulduk Diyarbakır...