Özcan PEHLİVANOĞLU

Özcan PEHLİVANOĞLU

Hukukçu -

ozcanpehlivanoglu@yahoo.com

Herkesin Derdi: MHP

 

Türkiye'de bir çok siyasi parti var. Bu partiler değişik kesimlere sesleniyor. Bu durum çok partili demokratik hayatın da bir gereği. Buraya kadar her şey normal.

Anormallikler ise bu noktadan itibaren başlıyor. Başbakandan tutunda siyasetin her rengi ve medyanın tamamı MHP ile uğraşıyor. Sanki başka işleri yok!

Başbakan Erdoğan ise hangi akla hizmettir bilemem ama MHP'yi ısrarla terör örgütünün Meclis'teki siyasi kanadı ile özdeşleştirmeye çalışıyor. Buna çocuklar bile malum yeri ile güler.

Erdoğan'ın amacının Türk Milletinin karşısına başka  milletler çıkarmak olduğunu artık biliyoruz. Çünkü Türklükle problemi var. Sahip olduğu ideoloji onu etkiliyor ve çok milletli bir "Yeni Osmanlı" hayal ediyor. Bu sebeple Türküm diyemeyenlerin ya da Türk olmayanların başını şefkatle okşuyor.

Türk Devletinin bölücü terör karşısında sıkıntılar yaşamasının temel nedenlerinden biri budur. İhanete kucak açmak hangi devlete fayda getirmiş bilmiyorum. Habur'u bir yol kazası olarak niteleyen İçişleri Bakanı halen koltukta oturmaya devam ediyorda! Varın gerisini siz tamamlayın...

Başbakanın kendine hedef aldığı ve zaman zaman ahlaki olmayan bir üslupla eleştirdiği MHP, önemli bir partimi ki üzerinde bu kadar duruluyor?

Sen %47 oy almışsın, anketler seni yine önde gösteriyor, belediyelerin çoğunda 16 yıl Ankara'da ise 8 yıldır iktidardasın, bürokraside hakimsin, Cumhurbaşkanını "Çankaya Noteri" haline getirmişsin, en önemlisi semirmişsin ve gidiyorsun mahalli seçimde %16 oy alabilmiş bir MHP ile uğraşıyorsun!

Nerede senin demokratik imparator olarak gücün? Yoksa bu muhteşem güç MHP'ye yetmiyor mu?

Sadece Başbakan olsa anlayacağım ama MHP ile iktidarın bütün elemanları uğraştığı gibi medyanın tamamı ve bunlara ilaveten akademisyenlerin çoğunluğu yetmedi muhalefet partileri, TÜSİAD gibi sivil toplum kuruluşları, bürokratlar vesair bil cümle adam uğraşıyor. Peki neden?Uğraşılacak bir şey kalmadı da kala kala bir MHP'mi kaldı?

Etrafınıza şöyle bir baktığınızda ülkemizin bütün kurumlarının devşirilen hainler eliyle işgal edildiğini görürsünüz. Şimdi bunlar 12 Eylül'de yapılacak olan referandumda Türk Milletine "evet" dedirtmek için türlü kılıklarda ikna kampanyaları yürütmeye hazırlanıyor ve karşılarındaki en büyük engel olarak bir türlü laf dinletemedikleri ve söz geçiremedikleri MHP'yi görüyorlar.

Ancak hepsi biliyorlar ki; ne karar alırlarsa alsınlar veya MHP'ye hangi kulpu takarlarsa taksınlar Türkiye hakkında son sözü daima MHP söyleyecektir. Böyle olacağını bildikleri için solcusu, sağcısı, İslamcısı, eski ülkücüsü, PKK'lısı, BDP'lisi, liberali, medyası, takunyalısı ve bil cümlesi birleşerek MHP ile halkımızın arasını soğutmaya çalışıyor.

Bunu yapanlara bir şey hatırlatayım: Türk Milletinin Allah katında önemli bir itibarı vardır. Yüce Rabbimin de bir hesabının olacağını asla unutmayın...

"Evet"çi Saadet Partisi'nin son kurultayını izlediniz. Erdoğan'ın yetiştiği siyasi ocağın düştüğü durumu gördünüz. Bunların hiçbiri bu güne kadar Allah rızası için siyaset yapmamış. Kongre bize bunu bir kez daha gösterdi. Erbakan'ın, Asiltürk'ün, Kazan'ın hiddetini görünce ürperdim. Hele Erbakan'ın kızını,oğlunu ve damadını partide göreve getirmek isteyişi karşısında dondum kaldım. Ama bunlar değimliydi "sen ne mutlu Türküm diyene dersen birileri de çıkıp ne mutlu kürdüm diyene der" diyenler. Heyhat ! Erbakan ve çırağı Erdoğan değil mi bizi bu günlere taşıyan ve Türk Milletini çok parçalı hale getirmek için kendini yırtan ve ötekileştirmekten beslenen?Bunlar birlik, beraberlik, kardeşlik, bütünlük diyen bir MHP'ye nasıl tahammül eder?

Ya Galip Erdem'in dediği gibi ülkücülükten geçinenlere misal eski ülkücülere ne demeli? Ya Türk Milletini aşurenin içindeki bir nohut parçası gibi gördüğünü söyleyenlere ne demeli?

Zaman Gazetesi efendilerinin sesine göre yayın yaparak "evet" diyor. Ancak bu gazetenin bir çok yazarı Taraf Gazetesine geçmiş durumda. Şimdi bu durumu birisi bize bir izah etsin. Acaba kim kimi irşad ediyor yada aynı kaba şey ettiklerini gizlemenin bir gereğimi kalmadı? Ama ikiside keskin bir MHP muhalifi. Demek MHP onları ortak bir hedefte buluşturabiliyor... Bunlar böylede yandaş ve Doğan Medyaları farklımı zannediyorsunuz? Asla hepsinin ortak hedefi MHP'yi halkın gözünden düşürmek.

Peki bunların hepsi bir olup ta niçin MHP ile böyle uğraşıyorlar? İşte bu sorunun cevabını MHP lideri Devlet Bahçeli "hayır" kampanyasını başlattıkları gün verdi.

Bahçeli ; Osmanlı Türk Devletini de bu gün yürütülen kampanyalara ve politikalara benzer uygulamalarla yıktıklarını ve Türk Milletini ve devletini o gün için koruyacak bir güç olmadığını ancak bu gün  Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletini her türlü badireden koruyacak geçmişten gelen büyük bir bilgi ve birikime sahip ve aynı zamanda gücünü Türk Milletinden alan bir Milliyetçi Hareket Partisinin var olduğunu ve yıkım projesinin önünde MHP'nin tek engel olarak görüldüğünü anlattı.

İşin püf noktası budur. Birbirine benzemez olanların MHP'yi öncelikli hedef olarak görmelerinin sebebi budur. İhanet çukuruna düşmüş olanların ortak hesabı budur...

Türk Milletinin her ferdi, desteklesin veya desteklemesin, aleyhte propagandaya kapılmadan ve sloganlara esir olmadan MHP ne diyor diye araştırmalı ve MHP'nin görüşlerinin ve duruşunun farkında olmalıdır. Bu kadar Türk düşmanının ortak hedefi haline gelmiş ve milletimizi toptan kucaklayan bir parti elbet ne diyor diye merak edilir?

Merak etmezseniz iktidar koltuklarında oturan gizli bölücülerin, devlet ve millet düşmanlarının kurduğu tuzaklara yem olursunuz, olur biter. Onun için niye herkesin derdi MHP diye biraz kafa yormak ve MHP'nin kapısının Erdoğan'a niçin kapalı olduğunu düşünmek lazım...

7/21/2010 -

HABER LİSTEMİZE KATILIN

To Top