Özcan PEHLİVANOĞLU

Özcan PEHLİVANOĞLU

Hukukçu -

ozcanpehlivanoglu@yahoo.com

Gazeteci Hain Öcalan Paşa

Geçtiğimiz Ekim ayında yazdığım bir yazıda, eğer gereken tedbirleri alamazsak "Hain Öcalan Paşa" haline getirdiğimiz bir insan müsveddesinin yakında maaşa bağlanacağını alaycı bir dille ifade etmiştim.

Ne yazık ki; aradan üç ay geçmeden bölücübaşının İtalyan İl Manifesto gazetesinde köşe yazarı olduğunu öğrenme bahtsızlığına eriştik.

Bölücübaşı tahminimce bu yazıları karşılığında iyi bir para da alacaktır. Böylece bizim öngörümüzde gerçekleşerek, Hain Öcalan Paşa, "Gazeteci Hain Öcalan Paşa" haline gelerek maaşa bağlanmış olmaktadır.

İnsan sormadan edemiyor burası nasıl bir memleket ve bu nasıl bir adalet anlayışı?

Sen git binlerce kişinin kanına gir, ülkeyi milyarlarca dolar zarara uğrat, ABD - AB - İsrail ve Rusya'nın taşeronluğunu yap sonra git gazeteci ol. Pes vallahi!!!

Bir an için ülke ve millet açısından değil de bölücübaşına şahsi hak ve menfaatlerim açısından baktığımda, hayatımın en güzel 26 yılının terörle geçtiğini görüyor, uçup giden hak, menfaat ve hayallerim için bu adama ve çetesine lanet okuyorum.

Şimdi gazeteci geçinen zerzevata soruyorum. Bu durum karşısında ne diyeceksiniz?

Herhalde bir çoğu gazeteci (!) Fatih Altaylı'nın "... İşte özgürleşen, demokratlaşan, birbirine karşı Türkiye'nin halkının (Türk Milletinin değil) geldiği nokta. Gergin, tahammülsüz, birbirini sevmeyen, birbirini yanında görmek istemeyen, birbirine düşman bir halk. Muhteşem öngürülü politikalarla Türkiye'yi bu hale getirenleri canı gönülden kutlamak istiyorum. Ama onlardan daha çok kutlanmayı hak eden ise Türkiye'yi bu hale getirenler kadar bile umut veremeyenler. Birde utanmadan erken seçim istiyorlar. Her halde üzerine tüy dikecekler" dediği gibi çözümsüzlük üretip, Gazeteci Hain Öcalan Paşa'yı meslek erbabı bir yandaş olarak herhalde umut haline getirecekler. Öyle ya muhalefet umut değilse kim umut olacak!!! PKK sorunu biterse çağ atlarız balonu acaba kime ait?

Bölücübaşı'nın gazeteciliğe başlamasına ses çıkarmayanlar yarın onun serbest bırakılması için yine Türk Milletine çözümsüzlük pompalayacaktır.

Ne haldeyiz değil mi? Türkiyeli medya ve Türkiyeli medyanın yeni mensubu gazeteci hain Öcalan Paşa! Alın hepsini tepe tepe kullanın.

Hukukun üstünlüğü bir insanlık canisinin taltifi ile mi gerçekleşiyor? Demokrasi, insan hakları ve diğer cart curt laflar; Gazeteci Hain Öcalan Paşa söz konusu olunca unutuluyor mu?

Adama dün paşa yakıştırması yapanlar bu günde gazeteci sıfatını uygun görüyor. Yarın da milletvekili, siyasi lider belki de başbakan ya da cumhurbaşkanı. İroni yaptığı mı düşünüyorsanız aldanıyorsunuz. Bu millete bunlar her şeyi yedirir.

Fatih Altaylı, Enis Berberoğlu, Bekir Coşkun, Yalçın Doğan, Ekrem Dumanlı, Ertuğrul Özkök, Mehmet Ali Birand, Ahmet Hakan, Ali Bulaç ve saymakla bitiremeyeceğimiz diğerleri bakalım yeni meslektaşınız hakkında ne diyeceksiniz?

Yoksa sizde aranızda İl Manifesto'nun yaptığı gibi; kimin bölücübaşını köşe yazarı yapacağı konusunda bir savaşa mı girişeceksiniz? Gazetelerinize Bölücübaşı yazar olarak eminim ki çok katkı sağlayabilir. Fırsat bu fırsat kaçırmayın. Öyle ya ekmek parası!

Çünkü Gazeteci Hain Öcalan Paşa'yı; İl Manifesto'da yazmak kesmez, mutlaka anlı şanlı Türkiye Medyasında ona bir köşe bulmak zorundayız.

Hain Gazeteci Öcalan Paşa'nın fikirlerinden Türkiye'yi ve insanlık alemini mahrum etmemeliyiz. Yoksa birçok şeyden eksik kalırız.

Bu ne biçim bir hukuk düzeni? İnsanlık canisi için milyon dolarlarla lüks cezaevi inşa ediyor, yazıları ile Türk düşmanı cepheyi aydınlatmasına izin veriyor, santimetrekare hesabı yüzünden Türkiye'yi karıştırmasını seyrediyor, siyasi uzantılarının her birinin davranışına göz yumuyoruz. Olurmu böyle şey? Allah aşkına biriniz çıkıp anlatsın bana.

Televizyonlarda bir iki istisna dışında genellikle hain ve gafiller, Türk Milletinin ve Türk Devletinin bekasına yönelik sorunlar hakkında konuşturuluyor. Türk halkına çözümsüzlük yönünde karamsarlık aşılanıyor.

Ama artık Gazeteci Hain Öcalan Paşa var. Onun yazdıkları ile Türkiye'nin ve dünyanın gerçeklerini öğreneceğiz. Hain Öcalan Paşa'nın hapisten gazeteciliğe başlaması "Açılım" ın ağababasıdır. Bu açılımı gerçekleştiren hükümeti, medyayı, akademisyenleri ve bilcümle insanoğlunu kutluyorum. Yazık yazık... Yirmi yaşında 96 günlük askerken Diyarbakır Kulp'ta şehit düşen yeğenimin kanını; bölücüyü gazeteci yapanlara asla helal etmiyoruz.

Yazılı ve görsel basında yazan çizen takımının arasına bölücübaşı da katıldı. Böylece medyamızın güçlendiğini ve ayrı bir anlam kazandığını düşünüyorum!

Bütün bunları öküzün trene baktığı gibi seyreden hukuk düzeni de eminim ki kendisi ile iftihar ediyordur.

Böyle giderse biz, idama mahkum ettikten sonra müebbet hapisle taltif ettiğimiz Hain Öcalan Paşa'yı; yakında cezasından terhis eder ondan sonrada tepemize oturtur "biz ettik sen etme" diye yalvarır hale geliriz.

Bu hale gelmemize Gazeteci Hain Öcalan Paşanın , yazılı ve görsel basındaki demokrasi havarisi arkadaşlarıda emin olun büyük katkı yapar .

Ben ciddi ciddi Hain Öcalan Paşa köşe yazarı oldu diye yazmayı bırakmayı düşünüyorum .

Bir adam bu kadar kan gölünün oluşmasına sebeb olsun ve halen çetesini oturduğu yerden talimatları ile idare etsin , yetmedi keyif sürsün o da yetmedi gidip İtalya'da köşe yazarlığı ile gazeteciliğe soyunsun diyecek bir laf bulamıyorum .

Nerede suç ve ceza arasındaki denge ? Nerede cezasız suç kalmaz prensibi ? Nerede Hukuk Profesörleri nerede hakim ve savcılar ? Niçin susuyorlar ?

Gazeteci Hain Öcalan Paşa'nın , Türkiye'li meslektaşları neredesiniz ? Patlatın bir hukuk ve demokrasi ya da insan hakları manşeti , şöyle bir rahatlayalım .

Garibanın biri , bölücübaşının binde biri kadar bir suç işlese adamın herşeyini burnundan getirirsiniz ama konu Gazeteci Hain Öcalan Paşa olunca sus pus oluyorsunuz .

Merak etmeyin sizden gazetecide olur , hukukçuda ama adam olmaz adam . Baksanıza adam içine edilmiş hukuk düzeninde gazeteci bile oldu .

Siz de ortalarda gazeteciyim , hukukçuyum diye dolaşıyorsunuz . Ben bundan sonra Gazeteci Hain Öcalan Paşa'nın sadık bir okuru olacağım . Size de tavsiye ederim . Bilin ki ; zaferin birinci kuralı düşmanı iyi tanımaktan geçer . Anladınız herhalde vesselam ...

 

1/15/2010 -

HABER LİSTEMİZE KATILIN

To Top