GÜNÜN SÖZÜ

Nifak eken ihtilal biçer. Reşat Ekrem Koçu

14 Ekim 2019 08:01 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Özcan PEHLİVANOĞLU » Dünden Bugüne Ayna Tutmak!

Dünden Bugüne Ayna Tutmak!
Tarih: 16 Eylül 2019 Yazar: Özcan PEHLİVANOĞLU-Hukukçu Kategori: Güncel

Dünden Bugüne Ayna Tutmak!

Ahmet Besim Uyal (1931-2017) Urla'nın eski belediye başkanlarından biri. Eline bir vesile ile Urla'dan Yunanistan'a göç etmiş Nıkos Miloris'in Yunanca yazılmış "Bir Zamanlar Urla" adlı kitabı geçmiş ve cebinden para harcayarak bu kitabı tercüme ettirmiş ve 2003 yılında yayınlatmış... Bu kitabı kaç adet bastırmış ve nerelere dağıtmış bilgim yok. Ancak tercüme eden arkadaş kendinde bulunan bir nüshayı bana hediye edince kitabın varlığından haberim oldu.

Bana göre çok önemli bir kitap çünkü dün yaşananları anlatarak bugünümüze ayna tutuyor. Bende sizlere bunları anlatmak istedim. Keşke sizlerde bulup okuyabilseniz ve dün yaşadıklarımızla bugün yaşadıklarımız arasındaki benzerliklere şaşırıp kalsanız. Ama bir toplumu bilgiden mahrum bırakırsanız o toplumu benzer oyunlarla kolayca tuzağa düşürmeniz mümkün oluyor. Bugün bizim yaşadıklarımızda bundan ibaret... Bunun için bunlar bize anlatılmamış ve halen de anlatılmıyor.

Bu kitapta Urla'da Yunanlıların yaşadığı bir devir anlatılıyor. Bunlar elbette Rum'dur ama Yunan dememizdeki maksat Yunanistan tebasına mensup Rum oluşlarıdır. Osmanlı'nın yıkılışından önce Urla'ya nasıl ve hangi amaçla gelmişlerdir, mal ve mülklerini nasıl edinmişlerdir, sosyal ve ticari üstünlüklerinin nedenleri nelerdir kitapta geniş olarak üzerinde durulmuştur.

Hali ile gün geçip semirdikçe memleketin asil sahibi Türklerle lokal olarak çatışmalar yaşamaya başlamışlardır. Yunanlı Rumlar, Urla'da ciddi ve zengin bir koloni oluşturunca buranın sahibi gibi davranmışlar. Hatta Türklerin, İstiklal Harbi ile vatanlarına sahip çıkışlarını da, çok gereksiz görerek "Urla'da ne işiniz vardı, biz burada rahattık, zengindik ve Urla bizimdi..." demeye getirmişlerdi.

Kitapta Yunanlıların Osmanlı Devleti ve Türkler tarafından kabul gördükleri, benimsendikleri, zengin olmalarına izin verildiği hatta teşvik edildikleri, Osmanlı'nın hükümran olduğu bu topraklarda Yunan Kralı için doğum günü kutlamaları yaptıkları ve Türklerin bu şımarıklığın küstahlığa dönüşmesine sessiz kalmaları ve ahmaklık hali içeren bu büyük hoşgörünün ne derece istismar edildiği de, anlatılmaktadır.

Ya Osmanlı İmparatorluğu vatandaşlığına kabul edilmiş gençlerin Urla'dan kaçarak Yunan Ordusunda savaşmalarına, Yunan ordusunun İzmir'i işgalinde gösterdikleri coşkuya ve Yunan askerlerinin Urla'ya gelişinde gösterdikleri sevgiye ne diyelim?

Yunanistan'dan ve Ege'deki adalardan gelip Urla'ya yerleşen Rumlar; Urla'yı sanki bir Yunan toprağı gibi algılamışlar ve Yunan ordusu İzmir'i işgale başlayınca önceden hazırlanmış bayraklar sandıklardan çıkarılmış ve binlercesi her yere asılmıştır.

Yunanlı Rumların bu hale gelebilmesi için en az yüzyıllık bir hazırlık dönemi geçirilmiştir. Bu süre zarfında Türklerle iyi geçinmişler ve Türk ağalarını topraklarını da satın almak suretiyle kendi işçileri haline getirebilmeyi başarmışlardır.

Türkler dört bir cephede savaşıp genç ve üretken nüfusunu yitirirken bu Yunanlı Rumlar; zora düşmüş Türklerin malını, bağını ve tarlalarını yok pahasına ellerine geçirmişlerdir. Askere gitmeyen çocuk ve yaşlı erkekler ile kadınlar çalışıp üretebildiklerini Rum tüccarlara satarak geçinebilirken, Türk toplumu yavaş yavaş eriyerek Yunanlılara çalışan bir azınlık haline düşmüş ve tevekkül içinde gününü gün etmeye başlamıştır. Bu arada Yunanlı Rum nüfusun sayısı 30.000 binin üzerine çıkarken Türklerin sayısı ise 7500'ün altına gerilemiştir.

Yazar Nıkos Miloris'in yazdıklarından anlıyoruz ki; Türklerin "Kurtuluş Mücadelesi" bile Urlalı Rumların "Yunanlılık" hevesine gölge düşürmemiştir.

Yunanistan'ın ve Ege adalarındaki sefaletten kaçıp, Urla'da ırgatlık yapanlar, İzmir'e gidip evlerde hizmetçilik yapan Rum kadınları zaman içinde ihya olmuşlar ve kendilerine vatandaşlık veren Osmanlı Devletinin yıkımı ve asli unsur olan Türklerin yok oluşu için ellerinden geleni yapmışlardır.

Şimdi gelelim günümüze!

 

 

16 Eylül 2019

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi ozcanpehlivanoglu@yahoo.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.