GÜNÜN SÖZÜ

Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar. Atasözü

13 Kasım 2019 01:35 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » Müesses Nizam, Derin Devlet

Müesses Nizam, Derin Devlet
Tarih: 29 Ağustos 2019 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

Müesses Nizam, Derin Devlet

"Derin devlet, Cumhurbaşkanlığı Sistemine yönlendirerek Tayyip Erdoğan'ı kendisine mahkûm etti."  "Devlet Bahçeli AKP'yi sınırlandırmak ve Milliyetçileri iktidardan uzak tutmak için müesses nizamın kullandığı bir ajandır."

"Kemal Kılıçdaroğlu derin güçlerin CHP'yi iktidar alternatifi olmasın diye tuttuğu bir Genel Başkandır." "Meral Akşener de müesses nizamın kontrolüne girdi."

Bu cümleler ve benzerlerini hepimiz her gün birilerinden okuyoruz.

"Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın eski bir MİT mensubu olduğu", "HDP'nin PKK'nın halk üzerindeki etkisini kontrol etmek için devlet tarafından kurdurulduğu" gibi yorumları da hatırlayalım.

Doğu Perinçek'in meşru bir siyasi parti liderinden çok bir istihbarat görevlisi gibi görüldüğünü de biliyoruz.

Yüzde 1 civarında oy alan BBP'nin merhum Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun yakınları O'nun "müesses nizam" tarafından devlet içindeki belli bir mekanizma işletilerek "şehit edildiğine" inanıyor.

Adnan Kahveci'den, Turgut Özal'ın ölümüne kadar birçok kaza veya tabii ölüm gibi görünen vakanın aslında "derin güçler" tarafından işlenmiş cinayetler olduğu iddia edildi.

Toplumu sarsan siyasi suikastların hiçbirinin arka planını da öğrenemedik. Bunlar da iç veya dış derin güçlerin işi olduğuna dair yaygın kanaati besledi.

Şimdi bütün bunları peşpeşe sıralayınca "ayı izini kurt izine karıştırmamız" için bir zemin oluşacağı kanaatindeyim. Çünkü bunların hepsini aynı kategoride değerlendirmek mantıklı ve gerçekçi olamaz.

Siyasi cinayetler ve istihbarat savaşları kapsamında olanlar ile siyasi partiler ve liderlerinin aldığı kararlar, izlediği politikaları etkileyen faktörleri ayrı değerlendirmemiz gerekir.

*********************************

Derin Devlet

Dünyada bütün köklü ülkelerde ülkenin müesses nizamının (kurulu düzeninin) sorunsuz yürütülmesi için devletin resmen yapamayacağı işleri yapan kurumlar olduğu iddia edilir ve bunlara "derin devlet" denir.

"Devlet yetkisi resmen elinde olmayan kişilerin bu yetkiyi ellerinde bulundurarak çeşitli alanlarda faaliyet yürütmesidir derin devlet." Veya FETÖ örneğinde olduğu gibi, devlet içinde fakat örgüt hiyerarşisi içinde hareket eden örgüt mensuplarının, devlet gücünü hukuka aykırı olarak kullanmasıdır.

Yapısı, çalışma yöntemi ve kimlerden oluştuğu bilinmediği için derin devlet hakkında farklı kanaatler oluşmuştur: Bir kesim"derin devlet hep zararlı işler yapar" derken, diğer bir kesim "ülkemizi hâlâ ayakta tutan derin devlet(ler) var"inancıyla mutlu olur.

"Devletin resmen yapamayacağı işler" sözünden kastedilen sadece kanunsuz işler değildir. Yasal zeminde kurulu düzenin devamını sağlamak için yapılabilecek çok önemli eylemler de olabilir.

Ancak gücünü yasalardan almadığı için derin devletler toplumsal hayatı felç de etse, tam tersine halk menfaatine de işler de yapsa meşru yapılar değildir.

"ABD'de Başkanlar değişir ama 'müesses nizamın' çizdiği politikalardan sapılmaz. Başkanlar kurulu düzenle çatışarak devleti yönetmenin güçlüğünü kavrar ve onlarla uzlaşıp orta yolu bulmaya çalışır" diye bir genel kabul vardır.

"Türkiye'de devleti ayakta tutan bir derin devlet var mı? sorusuna bu işi bilenlerin çoğu "keşke olsaydı ama yok"cevabını veriyor. ("Derin Devlet" kitabı yazarı Ömer Lütfü Mete ve Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'dan bu cümleyi duydum.)

Türkiye'deki eskiden bir derin devlet varsa bile bu mekanizmalar ortadan kaldırılmış ya da yenisi kurulmuş olmalı. Belki de "orta yol bulunmuştur" diye düşünebiliriz.

"Kanun çerçevesindeki" bazı eylemlerin derin devletin yasal zemindeki uzantıları ile gerçekleştirdiği sıkça iddia edilmektedir.

Ülkeyi hiç olmaz bir zamanda seçime götürmek, toplumsal bir talep olmadan mevcut sistemde köklü değişiklik yapmak, terör politikasında esaslı değişimler, toplum kesimleri arasında nefret oluşturacak eylemler gibi.

Ama bütün bunları bir derin devletin/ kurulu düzenin yaptığını söylemek ne kadar doğru olur?

Bunların seçimle gelmiş siyasilerin normal tercihleri olması daha mantıklı değil mi?

Elbette siyasileri etkileyen bir takım güçler olduğunu ve bu güçlerin birbiriyle çoğu zaman uyuşmadığını ve çatıştığını düşünüyorum. Bunlardan bazılarının belli konularda sonucu daha belirleyici olabildiğini de görüyorum.

*********************************

Halk İradesi Hikâye mi?

Bütün demokrasilerde seçimle iktidara gelen kişi veya parti her aklına geleni yapamaz. Yani kanuna uysa ve yetki alanı içinde olsa bile, her istediğini uygulamaya koyamaz.

Çünkü iktidarı sınırlayan toplumsal tepkileri dikkate alması ve iktidar gücünü paylaşan baskı gruplarını da ikna etmesi gerekir.

İktidar gücünü paylaşan gruplar deyince aklımıza ilk olarak eskiden askeriye, yargı ve medya gelirdi. Bunlara büyük sermaye, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, cemaat ve tarikat gibi inanç örgütleri vd ilave edilmeli.

Ayrıca büyük devletler, uluslararası kurumlar ve şirketlerin etkisini de dikkate almak zorundayız.

Tabii ki devlet tecrübesinin devamlılığını sağlayan bürokrasi de çok önemli.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Irak'ın ABD ile birlikte işgali arzusu, Genelkurmay Başkanının istifaya varan tepkisi yüzünden gerçekleşmedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bütün baskılarına rağmen Merkez Bankası'na faizleri istediği seviyeye indirtemedi.

Bunlar bilgi, tecrübe ve devlet aklının olumlu sonuçları olarak tezahür etti.

***

Bana göre müesses nizam bütün bu etkilerin dengelenmesiyle ortaya çıkan düzenin adıdır.

Herkes "müesses düzen" derken neyi kastettiğini açıkça ortaya koymalıdır. Demokrasilerde olağan iktidar paydaşları olan grupları mı kastediyoruz yoksa gücünü yasalardan almayan derin bir y Dünyada bütün köklü ülkelerde ülkenin müesses nizamının (kurulu düzeninin) sorunsuz yürütülmesi için devletin resmen yapamayacağı işleri yapan kurumlar olduğu iddia edilir ve bunlara "derin devlet" denir.

"Devlet yetkisi resmen elinde olmayan kişilerin bu yetkiyi ellerinde bulundurarak çeşitli alanlarda faaliyet yürütmesidir derin devlet." Veya FETÖ örneğinde olduğu gibi, devlet içinde fakat örgüt hiyerarşisi içinde hareket eden örgüt mensuplarının, devlet gücünü hukuka aykırı olarak kullanmasıdır.

apıyı mı?

Ben içeriği ortaya konulmayan müphem güçlerle ilgili hiçbir iddiayı ciddiye almıyorum. Somut veriler üzerinden analiz yapmayı tercih ediyorum.

 

 

 

 

29 Ağustos 2019

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.