GÜNÜN SÖZÜ

Size çevrilen silahlardan irkilmeyiniz. Hücum edenler kuvvetinizden korkanlardır ve sizi tenkit edenler cüretinizde tehlike görenlerdir. Sabrediniz: Çünkü korkan geri dönecek ve tehlike gören vazgeçecektir. // Hilmi Ziya Ülken

24 Mart 2019 19:15 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Gülay Gürsoy » Siyaset Psikolojisi – I

Siyaset Psikolojisi – I
Tarih: 02 Ocak 2019 Yazar: Gülay Gürsoy-Öğrenci Kategori: Güncel

Siyaset Psikolojisi – I

Bireyin var olduğu en ilk(el) zamandan bugüne sürekli değişim ve gelişim içerisinde bulunan, gün geçtikçe karmaşık, homojen yapısı ile küreselleşen Dünyada; devletlerin yönetim biçimlerini ve yönetme erkini elinde bulunduran güçlerin, toplumları yönetme politikalarını birey temelli inceleyen bilim dalına Politik Psikoloji adı verilir.

Politik Psikoloji, toplumu var eden bireyin davranışlarının siyasal düzlemde konu edilmesidir. Bu açıklamaya ek olarak politik psikolojiyi; "Büyük grupların, kitlelerin ve ulusların birbirleri ile olan ilişkilerini ele alarak bu ilişkilerde rol oynayan psikolojik etmenleri değerlendirmektir" diye açıklayabiliriz.

Politik Psikoloji bilim dalı olarak çalışmalarını yaparken kendisi ile ilişkisi olan çeşitli bilim dallarından da faydalanmaktadır. Bunlara örnek verecek olursak; antropoloji, felsefe, psikoloji, tarih ve sair gibi alanlardan ilişki kurarak uzmanlık alanını oluşturur. Tabi, Politik Psikolojiyi belirli başlıklar altında açıklamamız yerinde olacaktır. Bunlardan ilki Türker Alkan - Doğu Ergil'in "Siyaset Psikolojisi" isimli kitabında belirttikleri Siyasal Toplumsallaşma kavramıdır.

Toplumsallaşma adını verdiğimiz oluşum, insanın var olduğu ilk(el) günden bu yana aralarında bilgi aktarımını yaparak; geçmişin izlerini gelecekte varlığını sürdürmesine olanak veren kuşaklar arası etkileşim sonucu bilgi paylaşımıdır. (Buradaki bilgiden kasıt, kültür, anane, töre yani bir milletin özelliklerini yansıtan her türlü bilgidir)

Türker Alkan ve Doğu Ergil'in kaleme almış oldukları kitapta Siyasal Toplumsallaşma kavramı, devleti yönetme gücünü elinde bulunduran siyasal erkin, gerek bunalım dönemlerinde ayakta kalmaları için uyguladıkları politikalar sonucu gerek meşru varlıklarının uzun yıllar devam etmesi için sağlam temellere oturtulması için bireyin siyasal düzende varlığının ve yönelimlerinin incelenmesidir.

Bireyin kitle olarak toplum/millet olarak siyasal iktidarca bilinçli bir biçimde yönlendirilmesi adını verdiğimiz siyasal toplumsallaşma, bireyin psikolojisini temel alarak yapılan siyasal iktidar politikaları, meşru varlıklarına temel olacak çalışmaları kapsar. Siyasal erk, yönettiği kitleyi çeşitli yollara başvurarak kendisine süreklilik sağlayacak bununla birlikte bunalım dönemlerinde (Seçim, referandum, kriz ve sair dönemler) mevcut varlığına destek olacak kitleyi yönlendirme çabalarına ve çalışmalarına girişimde bulunur.

Bunlar siyasal iktidar tarafından çeşitlilik gösterebilmektedir. Öyle ki, yönetim mekanizmalarını elinde bulunduran gücün en önceliği çocuklar ve onların eğitim süreçleri öncelik taşımaktadır. 'Ağaç yaş iken eğilir' mantığından hareketle siyasal iktidar gücünü elinde sürekli tutabilmesi ve meşruluğunu uzun yıllarca planlayabilmek için önce ilkokul ve ortaokul yaş gruplarından oluşan çocuklar üzerinde etkili olabilmektedir. Bunu da çeşitli yollara başvurarak yapar elbette; en önce aile içerisinde başlayan eğitim çocuğun küçük yaşlarda siyasal düşüncesinin oluşmasına sebebiyet vermektedir.

Konuyu biraz daha açmamız gerekirse, aile çocuğa en temel eğitimi doğduğu ilk günden beri veren en yetkili organdır ve ailenin siyasal iktidara olan muhalifliği yada muvafık oluşu ve yahut nötr durması çocuğun çok erken yaşlarda siyasal düzene bakış açısını belirler. Bu süreç aileden hemen sonra okullarda devam etmektedir. Kitap içeriklerinin, eğitim ve öğretim sürecinin siyasal iktidarca belirlenmesi özellikle siyasal iktidarın meşruluğuna dayanak olacak şekilde ders kitaplarının ve eğitimin içeriğinin değiştirilmesi yoluyla kendisine güç ve destek bulabilmektedir. (Atatürk'ün "en büyük hayalim" dediği Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini Harf İnkılabı ile sağlamlaştırması ve eğitimde devrime giderek okullarda Andımız'ın okutulmasının zorunlu kılınması siyasal toplumsallaşmaya birer örnektir.)

Bununla birlikte çocuğa aileden sonra eğitimini veren öğretmenler de çocuğun siyasal düzene bakış açısını belirlemeye neden olabilmektedir. Bunu da yine Cumhuriyet Türkiye'sinde eğitim reformu ile öğretmenlerin köylere kadar giderek çocuklara Atatürk ilke ve inkılaplarının anlatılması yerinde bir örnek olacaktır.

 

 

02 Ocak 2019

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi gulaygursoy.71@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.