GÜNÜN SÖZÜ

Yalnız ölünün yüzünde mana yoktur.//Sait Faik Abasıyanık

20 Eylül 2018 20:29 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Muhsin BOZKURT

Bireysel Haklar (1)...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » Seçimden Sonra

Seçimden Sonra
Tarih: 26 Haziran 2018 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

Seçimden Sonra

24 Haziran seçimlerinin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli seçimlerinden biri olduğunu söylemiştim. Gerçekten hem Türkiye ve hem de bölgemiz açısından çok önemli sonuçları olabilecek bir seçimdi. Devletimizin yönetim sistemi ve hatta rejim değişikliği anlamına gelebilecek bu seçimi geride bıraktık.

Ülkem açısından endişelerim ve kaygılarım daha da arttı. Sebeplerini daha sonra yazacağım.

Bu seçime Kocaeli Milletvekili adayı olarak katıldığım için sadece bir vatandaş, bir yazar olarak gözlemlediğim diğer seçimlerden çok farklı gözlemlerim oldu, farklı tecrübeler edindim.

Ülkemizin bu kadar ağır sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dönemde milletvekili adayı olmak ağır bir sorumluluktu.

Dış politikadan ekonomiye, eğitimden din anlayışına, terörden etnik ve ideolojik ayrışmaya, sağlıktan ulaşıma, kadına karşı şiddetten çevre sorunlarına kadar çok ağır meselelerin sihirli çözüm yolları olmadığını biliyordum.

Ayrıca iktidar partisine rakip olan bir partiden aday olmanın risklerinin de farkındaydım.

Ama bir şeyler yapmak lazımdı. Ülkem ve milletim için faydalı işler yapabileceğim ümidiyle önce milletvekili aday adayı, sonra aday oldum.

Adaylık sürecimde çok sayıda vatandaşlarımızla tanışmak ve görüşmek imkânı buldum. İYİ Parti adayı olduğumu duyunca gözleri parlayan, "sizi destekliyoruz" diyen, "bizi bu iktidardakilerden kurtarın" diyen, başarılı olmamız için dua edenlerin sayısı ve oranı o kadar yüksekti ki...

Seçim sürecinde arkadaşlarıma bir yandan üzerimize yüklenen sorumluluğun ağırlığını anlatıyordum. Çünkü bu sorumluluğun altına girmek bir cesaret işiydi.

Diğer taraftan "halkımızın bu teveccühü sandığa yansırsa çok büyük sürpriz yapabiliriz" diye görüş bildiriyordum.

Ancak bu yüksek oranlı teveccüh sandığa yansımadı. Sebeplerini tam olarak anlamak için biraz daha düşünmeye ve değerlendirme yapmaya ihtiyacım var.

Ben bu siyasi tecrübeyi yaşarken gönülden destekleri ile yanımda olan, çalışmalarıma destek veren, dualarıyla, iyi dilekleriyle moral veren bütün arkadaşlarıma, vatandaşlarıma teşekkür ve saygılarımı sunuyorum.

Bu süreçte destek veren vermeyen ve istemeden de olsa kırdığım ve üzdüğüm kimseler olduysa herkesten helallik diliyorum.

********************************

Seçimde Kim Başarılı Oldu?

Partiler açısından bana göre en büyük sürpriz MHP'nin oy oranını koruması ve milletvekili sayısını artırması oldu. Yüzde 11 civarında oy alabilen ve içinden yüzde 10 oy alan bir siyasi parti çıkaran bu partinin oy oranını koruması ilginç bir durum. Bu durumu açıklamak gerçekten kolay değil.

Ne derece doğrudur emin değilim ama İYİ Parti'ye geçen MHP'lilerin yerini AKP'den gelen oyların doldurduğu yorumu yapılıyor.

Meclis çoğunluğunu kaybeden AKP'nin MHP desteğine ihtiyacı sebebiyle Genel Başkan Bahçeli partisinin kilit pozisyonunda olduğunu vurguladı.

Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı Sisteminde parlamentonun önemi çok azalmış olsa da bazı durumlarda Meclis çoğunluğuna ihtiyaç duyulacaktır. Bu durumlar sebebiyle MHP'nin kilit parti rolü AKP politikalarını etkiler mi, şimdilik bilemiyoruz.

İYİ Parti'nin girdiği ilk seçimde yüzde 10 oy almasını bazıları başarı olarak değerlendirebilir. Gerçekten ilk defa seçime giren ve henüz 6 aylık bir partinin böyle oy alması alışıldık bir olay değildir. Üstelik rakipleri yüzlerce milyon Hazine yardımı alırken, devlet ve belediyelerin gücünü hoyratça kullanırken, İYİ Parti'ye devlet ve büyük sermayenin katkısının sıfır olduğu dikkate alınırsa.

Ama bana göre İYİ Parti'nin aldığı oy ve kazandığı milletvekili sayısı yeterli değildir. Üstelik Cumhurbaşkanlığı seçiminde Genel Başkan Meral Akşener'in aldığı oy partinin de oyunun altında kalması beklentileri karşılamamıştır.

Elbette bunda Tayyip Erdoğan'ın kontrolünde olan medyanın Meral Akşener'e uyguladığı ambargo çok etkili oldu.

"Erdoğan yine rakibini kendisi seçti." Muharrem İnce'yi öne çıkardı. 16 seneden beri yaşadığımız tecrübe tekrar etti. Erdoğan CHP adayı ile baş başa kalınca da yine kazandı.

Görünüşte Muharrem İnce partisinin oylarından yüzde 8 fazla (yüzde 30,8) oy alarak başarılı olmuş gözüküyor. Fakat bu başarı R. Tayyip Erdoğan'ın siyasi strateji başarısıdır.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk turda yüzde 52,6 oy alarak birinci turda kazanmış olması da sürpriz oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalacağı beklentisi daha yüksek idi. Bunda Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu'nun oylarının beklenenin çok altında kalması etkili oldu.

Ama Meral Akşener gerçekten çok çalıştı. Seçimlerin heyecanlı geçmesi Meral Akşener ve İYİ Parti sayesinde oldu.

Seçim sonuçlarının analizini yapacak daha çok zamanımız olacak. Devam edeceğiz.

 

 

26 Haziran 2018

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu