GÜNÜN SÖZÜ

Yalnız ölünün yüzünde mana yoktur.//Sait Faik Abasıyanık

20 Eylül 2018 20:32 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Muhsin BOZKURT

Bireysel Haklar (1)...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » Seçime Kadar… Seçimden Sonra

Seçime Kadar… Seçimden Sonra
Tarih: 28 Nisan 2018 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

Seçime Kadar… Seçimden Sonra

Herkes 24 Haziran'da yapılacak seçimlere kadar olan gelişmelere kilitlenmiş durumda. Öncelikle tartışılan husus, Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ve Saadet Partisi adaylarının kimin olacağı.

Burada AKP ve MHP'nin ortak adayının Recep Tayyip Erdoğan, İYİ Parti'nin adayının Meral Akşener olduğu kesin. Muhalefetin bir çatı adayla değil, partilerin ilk turda kendi adayları ile girmesi de kesin gibi.

Böylece Erdoğan'ın rakiplerinden ikinci tura kalan kim olursa, muhalefetin topyekûn desteği ile Cumhurbaşkanı seçtirmek mümkün olabilecek.

Bu adayın bütün partilerin tabanlarından oy alabilecek biri olması gerekiyor ki, bunu başarabilecek aday olarak Meral Akşener'den başka bir isim akla gelmiyor.

***

Bu arada Milletvekilliği seçimlerinde Meclis çoğunluğunu elde etmek de çok önemli.

Bugünün muhalefeti 300 milletvekilliğinin üstünde bir çoğunluk elde ederse, Cumhurbaşkanı kim olursa olsun, AKP'ye karşı çok önemli bir güç elde edecek.

Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa sınırsız yetki kullanması engellenebilecek. Meral Akşener olursa, Meclis'le uyumlu bir çalışma olabilecek, parlamenter sisteme dönüş kolaylaşacak.

Meral Akşener Cumhurbaşkanı seçilir, AKP+MHP Meclis çoğunluğunu elde ederse Akşener'in önüne çeşitli engeller çıkarılabilecek.

Bu bakımdan Meclis'e taşınacak İYİ Parti, CHP, SP, DP milletvekillerinin sayısı ve kalitesi çok önemlidir.

Şu sıralar partiler milletvekillikleri için aday adaylığı başvurularını alacak. Zaman darlığı sebebiyle bütün partiler merkez yoklaması ile adaylarını belirleyecek.

Partiler bu adayları belirlerken bir yandan adayların partilerine oy kazandırma potansiyeli en yüksek olanlarını seçmek zorunda.

Diğer taraftan da tecrübeli ve güçlü bir AKP grubuna karşı çetin bir siyasi mücadeleyi yürütebilecek bilgi ve donanıma sahip adayları seçtirebilmesi lazım.

Ayrıca ekonomi, dış politika, hukuk sistemi, eğitim gibi bütün alanlarda ülkenin çok ciddi kararlar alması lazım. Tek seferde doğru kararlarla problemlerin kısa zamanda çözülebilmesi de nitelikli milletvekillerinden oluşan bir Meclisle mümkün olabilir.

Şimdi iş partilerin milletvekili adaylarını belirleyen mekanizmalarının sağlıklı çalışmasına ve özellikle de liderlerin ferasetine kalmış durumda.

Haydi hayırlısı...

*****************************************

Seçimlerden Sonra Türkiye'yi Yönetmek

Baskın seçim kararı alınmasında en önemli etken, şüphesiz ekonominin geldiği vahim kırılma noktasıdır.

Tayyip Erdoğan ve AKP ekonominin 2019'a kadar gidemeyeceğini gördü. Acı reçetelere ihtiyaç var. Bu ise Erdoğan için seçimlere girerken intihar gibidir.

İYİ Parti'nin ekonomi kurmayı Durmuş Yılmaz ile bir sohbetimizde "İYİ Parti iktidara geldiğinde bir ekonomik kriz patlarsa" endişemizi dile getirmiştik.

Durmuş Yılmaz "biz ekonomide riskleri ve imkânları biliyoruz. Asla 'enkaz devraldık' propagandası yapmayacağız, problemleri çözeceğiz, Türkiye'yi normalleştireceğiz" demişti.

Daha dün konuştuğum İYİ Parti'nin ekonomi kurmaylarından, Genel Başkan Yardımcısı Ayfer Yılmaz "Erdoğan sadece sussa, kurumlara akıl dışı baskılar yapmasa ekonomi çok daha iyi yönetilir, durum şimdikinden daha iyi olurdu" dedi.

Türkiye'nin bütün meseleleri çözülebilir. Yeter ki tek adamın aklıyla değil, ortak akıl ile çözüm arayalım, kurumları ve kuralları işletelim.

Hukuk düzenimizi güvenilir hale getirmek, OHAL'i kaldırmak suretiyle ülkemiz daha kolay ve daha düşük faizle kredi bulabilir hale gelir.

Diplomatik lisanı yeniden devlete hâkim kılar; dostları çoğaltır, düşmanları azaltırsak, dışarıdan kaynak girişi düzenli ve kesintisiz olur.

İnşaata değil, üretime dayalı bir ekonomi modeline geçersek dış kaynak ihtiyacımız zamanla azalır.

24 Haziran'da yapılacak seçimlerde mevcut iktidar değiştirilirse, Türkiye'nin önüne böyle fırsat pencereleri açılacak.

Diyeceksiniz ki,

AKP+MHP ittifakının her türlü adalet duygusundan uzak bir anlayışla hazırladığı "ittifak yasası" var.

Bir taraftan 600 milyona yakın hazine yardımı alan, medyayı ele geçirmiş, devlet imkânlarını hoyratça kullanan bir AKP var. Diğer tarafta tamamen üye aidatları ve gönüllü bağışlarla masraflarını karşılayan İYİ Parti gibi partiler var.

Seçimler adil değil, dürüst olacağı da çok kuşkulu.

Bu ve benzeri diğer adaletsizliklere rağmen, Türk Milletinin bu defa bu fırsatı değerlendireceğine ve "tek adam yönetime hayır!" diyeceğine inanıyorum.

 

 

28 Nisan 2018

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu