GÜNÜN SÖZÜ

Bir sabah daha uyandırıldık, bir şans daha verildi, belki tövbe ederiz ve şükrederiz diye.Taptuk Emre

19 Kasım 2018 15:33 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Kültür - Sanat » Seyfettin KARAMIZRAK » Çocuğunuzu Sevdiğinizi Hissettirin

Çocuğunuzu Sevdiğinizi Hissettirin
Tarih: 05 Nisan 2018 Yazar: Seyfettin KARAMIZRAK-Eğitimci Kategori: Kültür - Sanat

Çocuğunuzu Sevdiğinizi Hissettirin

Sevgi sözcüğü insanlara güven duygusunu hissettiren önemli bir sözcüktür. Çocuklarımızı, anne ve babamızı karşılıksız severiz. İçten gelen çok temiz bir duygudur bu.

 

İnsan olmanın getirdiği bir yere sığınma, güven hissinin tatmin olması ancak sevgi ile mümkündür. Çevremizde kimden sevgi alırız ya da almayız bunu çok kolay anlar insan.

 

"Çocuğunuzu seviyor musunuz? Bunu göstermek için neler yapıyorsunuz?" sorularına;

 

"Tabii ki, ona istediği her şeyi alıyorum, hiçbir şeyi eksik değil." diye cevap vermek yeterli değildir. Çocuğun anne babadan beklediği en temel sevgi işaretleri; sarılmak, dokunulmak, okşanmak ve birlikte yapılan paylaşımlardır. Öyleyse;

 

-Çocuğunuza hissettiklerinizi gösterin, sarılın, şakalaşın.

-Çocuğunuzun üzüntüsünü paylaşın. Kendisini mutlu hissetmesi için yardım edin. Hislerini paylaşın ve önemseyin.

-Onu sevdiğinizi ve onunla ilgilendiğinizi söyleyin. "Seni seviyorum" demek çocuklar için çok şey ifade eder.

 

Sevginizin doğru doğru anlaşıldığından emin olduğunuz zaman çocuğunuza güzel bir hediye vermiş olursunuz. Çocuklarınızla içinizden gelerek oynayın. Gerçekleştirdiğiniz aktiviteden zevk almaya çalışın.

 

Birçok aile halen "O çocuk, daha bilmez, anlamaz." düşüncesi ile çocukların dünyasından kendilerini uzaklaştırıyor. Böylece, çocuğun gösterdiği garip davranışları anlamak daha da güçleşiyor.

 

Çocuğun temel duygusal ihtiyaçlarından biri olan sevgiyi ona en iyi ifade etme biçimi, onunla bir şeyleri paylaşmaktır. Zaman ayırarak birlikte etkinliklerde bulunmak sevgiyi göstermenin en kolay ve doğal yoludur. Anne babanın çocuğa göstereceği ilginin yoğunluğundan çok, sürekliliği önemlidir.

 

Sevginin çocuğa yansıtılmasının önemini anlatan bir hikâye;

Küçük bir kız bir gün annesiyle birlikte yürürken birden durdu. Yağmur damlalarıyla ıslanan gözlüğünü çıkartarak baktığı şey, babasıyla birlikte bisikletle giden bir başka kız çocuğu idi.

Bisikletin arka tarafındaki minderin üzerinde oturan kız düşmemek için babasına sıkı sıkı sarılmış ve soğuktan pembeleşen yanaklarını onun sırtına dayamıştı. Adamın ara sıra yana dönerek söylediği sözler küçük kızı kıkır kıkır güldürüyordu. Kaldırımdaki kız bisikletin ardından bakarken annesi durumu fark etti:

-"Evdekiler yetmiyormuş gibi gözün hala bisikletlerde", diye çıkıştı.

-"Ama eğer beğendiysen baban onu da aldırır. Küçük kız yumuşak bir sesle:

- "Bisiklete değil kıza bakmıştım, dedi. Babası o vaziyette bile kendisiyle sohbet ediyor da...."

Annesi küçük kızı hiç duymamış gibiydi. Onun kürklerle çevrili şapkasını düzeltirken:

- "Arkadaşların bu havada bile okula yürüyerek geliyor" dedi. "Hâlbuki baban işe giderken de olsa birkaç dakikasını ayırıp seni mersedesi ile getirip götürüyor." Kızın gözü yine bisikletteydi. Kadın alaycı bir ifadeyle:

- "İstersen baban da seni bisikletle getirsin. Ne de güzel yakışır değil mi?" dedi. Küçük kız inci taneleri gibi süzülen gözyaşlarını annesinden saklamaya çalışırken:

- "Çok isterdim" diye konuştu. "Belki de böylelikle babama sarılırdım."

 

Çocuğunuz durup dururken; "sizi rahatsız etmeye başlarsa, herkesin dikkatle TV. izlediği bir sırada, gider televizyonu kapatırsa, önüne geçerek engellemeye çalışırsa,  gazete okurken pat! pat! diye gazeteye vurmaya başlarsa, bir şeyleri kırar dökerse", sizden sevgi istemekte ve beklemektedir.

Çocukta bu davranışlar görüldüğünde çoğu kez sevgi ve ilgi yerine, "git başımdan" denilerek kovulmakta ve azarlanmaktadır.

 

Sevgi ve ilgi beklerken, tepki görmek çocuğu sarsar. Anne-babalar, çocuk için en önemli besinin "sevgi" olduğunu bilerek, çocuklarına yeterince ilgi ve sevgi göstermelidirler. Aşırıya kaçmayarak, ilgi ve sevgi göstermede dengeli olmalıdırlar.

 

Çocuklarının bütün ilgi ve isteklerine cevap vererek, onları bencil ve şımarık da yapmamalıdır. Aşırı sevgi ve ilgi gösterilen çocuklar; şımarık ya da pısırık (kendine güvensiz) olurlar.

 

Çocuklarımıza duygusuzca söylenen "seni seviyorum" sözleri yeterli değildir. Sevmek çocukla bütünleşmek ve ona zaman ayırmak, onunla etkinliklerde bulunmaktır.

 

Çocuk eğitiminin alfabesi sevgidir. Sevgiyi en iyi bir şekilde kullanmadan eğitimden bir sonuç almamız başarılı olmamız mümkün değildir. Çocuk kendi kişilik ve yeteneklerinin desteklendiğini görürse kendini özel hissederek büyür, kendine olan güveni artar, güçlü ve mutlu olur.

 

Çocuğa gösterilecek sevgi koşullara bağlanamaz. "Bunu yaparsan seni severim.", "Bunu yapmazsan seni sevmem." Söylemleri doğru değildir. Kızgınlık anında,  "artık seni sevmiyorum".  Gibi sözler çocuğun duygusal yaşamını sarsar, tereddüt, kuşku ve bunalımlara düşmesine yol açar.

 

Çocuğun en büyük güven dayanakları anne ve babasıdır. Yanlışlarına  kızsak bile sevgimiz devam etmelidir. Büyük hatalar yapsa da tepkiniz, sevginizi geri çekmek şeklinde olmamalıdır. Sevgi ve ilgi sürekli ve tutarlı olmak zorundadır. Sevgi pazarlık unsuru yapılamaz.

 

Anne babalar kız-erkek ayrımı yapmadan çocuklarını doğumdan itibaren sevmeli ve bağrına basmalı, sevgisini göstermekten kaçınmamalıdır.

 

Sevgiyle kalın...

 

 

05 Nisan 2018

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi seykarami@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu