GÜNÜN SÖZÜ

Yalnız ölünün yüzünde mana yoktur.//Sait Faik Abasıyanık

20 Eylül 2018 20:30 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Muhsin BOZKURT

Bireysel Haklar (1)...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » 25 Ekim 2017 – Yeni Bir Milat

25 Ekim 2017 – Yeni Bir Milat
Tarih: 24 Ekim 2017 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

25 Ekim 2017 – Yeni Bir Milat

Cumhuriyet dönemi demokrasi tecrübemizde bazı siyasi hareketlerin doğuşu bir milat kabul edilir. Demokrat Parti'nin, Adalet Partisi'nin, Milliyetçi Hareket Partisi'nin, Milli Selamet Partisi'nin, Anavatan Partisi'nin ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurulmaları ile Türkiye yepyeni dönemlere girdi.

Bu hareketler toplumsal birer ihtiyaçtan doğmuştu. Doğru zamanda ortaya çıktılar, toplumsal taleplere uygun yapılanma ve politikaları sebebiyle etkili oldular. Zamana ve toplumsal değişime ayak uyduranlar yaşadı, uyamayanlar tarih sayfalarında kaldılar.

Kurucu parti CHP'den sonra DP, AP, ANAP ve AKP uzun dönemli iktidar partileri olarak iktidarda oldukları süreçte Türkiye'nin kaderini belirlerken, MSP ve MHP de güçlü toplumsal tabanları ile bu kaderin yazılmasına ortak oldular.

25 Ekim'de kuruluşunu gerçekleştirecek olan Meral Akşener liderliğindeki partinin de böylesine tarihi bir rol üstleneceği kanaatindeyim.

15 yıllık AKP / Tayyip Erdoğan iktidarını sona erdirebilecek, yeni bir Cumhurbaşkanı seçtirebilecek bir parti doğuyor.  Bu dönemde içeride ve dışarıda savrulduğumuz noktadan çıkaracak, toplumda huzuru ve normalleşmeyi sağlayacak, dışarıda güçlü ve güvenilir bir devlet yapacak yepyeni bir siyasi hareket bu. Bunun içindir ki toplumda böylesine büyük bir heyecan yarattı.

Partinin kuruluş zamanlaması mükemmel.

Çünkü toplumsal fay hatlarında enerji birikimi, bir deprem öncesinde ulaşabileceği, en üst seviyeye geldi.

Parti toplumda derin bir dip dalgasının oluştuğu bir zamanda kuruluyor. Doğru bir zamanda ve toplumun en geniş kesiminin taleplerine uygun hedefler ve programla milletimizin huzuruna çıkıyor.

Her kesimden insanın güvenini ve saygısını kazanmış, tecrübeli, kararlı, inançlı ve korkusuz bir kadın lider öncülüğünde iktidar olmak üzere yola çıkıyor.

Meral Akşener yanındaki yetkin ve vatansever bir kadro ile Türkiye'ye değişim ve gelişim vaat ediyor.

25 Ekim'de bu tarihi günün şahidi olmak için Ankara'da olacağım.

**************************

Fay Hattında Biriken Enerjinin Kaynakları

Toplumun bir kesimi AKP/ Erdoğan politikalarından ve tavırlarından öfkeli, bir kesimi ise yılgın, yorgun ve bezgin.

Köklü Türk devlet geleneğini yıkıp, devleti bir aşiret gibi yöneten zihniyete tepkiler birikti. Devletin tecrübeli kadrolarının ürettiği "ortak akıl" yerine "Reis ne diyorsa o" diyen zihniyet Türkiye'ye yakışmıyor. Kurumların ve kuralların işletildiği bir Türkiye hasreti ile kavrulmaktayız.

Son on yılın ekonomi politikalarının başarısızlığı ortaya çıktı. Başarısızlık yoğun propaganda teknikleriyle örtülemeyecek boyuta geldi. Rakamlar, üretime dayalı büyüme yerine inşaat ve yol yapmak suretiyle büyümenin yanlışlığını haykırmakta.

Yap- İşlet- Devret usulüyle yaptırılan, üzerinden geçişin az olduğu köprüler ve yapılan Şehir Hastanelerine verilen garantiler karşılığı sadece bu yıl 6,2 milyar TL'yi, Suriyelilere harcanan 30 milyar TL'yi vatandaşın sırtına yüklediler. İnsafsız vergi artışları yetmedi, yastık altındaki çeyrek altınlara göz diktiler.

Kalkınmamızın lokomotifi olması için büyük masraflarla yetiştirdiğimiz üniversite mezunu gençlerimizin üçte biri işsiz.

Dış politikada çizdiğimiz zikzaklar, her gün bir devletle dalaşmalar; bugün efelendiğimiz bir devlete, ertesi gün özür dilemek durumunda kalmamız milli gururumuzu rencide ediyor.

FETÖ'yü, PKK'yı ve Barzani'yi şımartan ve semirtenlerin bunlarla en çok mücadele eden güç olduğuna inanmamız isteniyor. Aklımızla bu kadar alay edilmesi öfkemizi artırıyor.

Devletin temeli olan adalete güvenin kalmadığı, adalet mekanizmasının siyasi bir araç olarak kullanıldığı, güçlünün haklı sayıldığı bir düzen vicdanlarımızı kanatıyor.

Toplumu "bizden ve ötekiler" olarak gören anlayış toplumu gerdikçe geriyor.

Ahlak ve din bağlantısı koparılmış, toplumda dindar olana güven duygusu yıpratılmış. "Ahlaksız dinidarlar" en fazla zararı dinimize zarar vermekte.

Camilerimiz siyaset arenası gibi. Beş vakit namaz kılan bazı Müslümanlar "günaha girmemek için" Cuma namazına gitmiyor. "İslamcı parti" döneminde ateist olanlar veya deizm'e kayanlar artıyor. O kadar kötü örnek oldular ki, "bunlar Müslümansa ben değilim" diyenler çoğalıyor.

Ecdadımızın geliştirdiği müesseselerden en çok vakıflarla övünç duyardık. Şimdi bir kesimin kurduğu vakıflar rüşvet,  yolsuzluk ve kara para aklama aracı olarak görülüyor.

"Masa, kasa ve nisa" konularında imtihanda en kötü notları alanların devlet kademelerinde yönetici olmasından samimi Müslümanların içi yanıyor.

Özetle, ülkemiz iyi yönetilmiyor. Devlet asli görevlerinin hemen hepsinde başarısız. Ülkemiz yalnız ve insanlarımızın üçte ikisi umutsuz, yarısı kendisini ötekileştirilmiş hissediyor.

Bütün bunlar birikti, birikti, birikiyor... Biriken toplumsal enerjinin boşalacağı depremi tetikleyecek mekanizma Yeni Parti olacak gibi.

"Külliye iradesini" "Külli irade" gibi sayanların paniğe kapılması bu yüzden.

25 Ekim ve sonrası Kuvayı Milliye ruhuyla harekete geçerek, kendi iradelerine sahip çıkan ve milli iradeyi hâkim kılmak isteyen vatanseverlerin sesi daha gür çıkacak.  Meral Akşener öncülüğündeki hareket çok kısa zamanda teşkilatlanmasını bitirerek ilk seçimlerde bir devri sona erdirecek.

25 Ekim'de çevremizi kuşatan demir dağları eriterek bir kapı açacağız. Açılacak kapıdan çıkarak huzurlu, mutlu, güven ve refah içindeki insanların yaşadığı; güçlü, güvenilir, itibarlı, adil yönetilen bir Türkiye'ye doğru yolculuğumuz başlayacak.

 

24 Ekim 2017

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu