GÜNÜN SÖZÜ

Bir iktidarın kötüye kullanılmasını önlemek için, iktidarın iktidarı sınırlayacağı bir düzenleme gerekir.//Montesquieu

 

 

17 Temmuz 2018 14:21 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Tarih » Süleyman PEKİN » Doksanaltı Tekrarlık Tarih Dersi

Doksanaltı Tekrarlık Tarih Dersi
Tarih: 28 Haziran 2017 Yazar: Süleyman PEKİN-Eğitimci Kategori: Tarih

Doksanaltı Tekrarlık Tarih Dersi

"28 Haziran'ın ilk saatlerinde Yunanlıların İzmit'i tahliye etmeye başladıkları anlaşılınca İzmit'e girme görevi 33. Süvari Alayı'na verilmiş ve piyade kıtaları gelinceye kadar en muntazam kıtaları ile şehre girmesi, şehirde yağma ve asayişi bozan durumlara katiyen meydan vermeyerek Derince'yi de keşfettirmesi Süvari Alay Komutanı Edip Bey'e emredilmiştir.

Şehirde bulunan Yunan kuvvetleri, Rum ve Ermeni muhacirler ile Yunanlılarla

işbirliği yapanların bir kısmı gece vapurlara bindirilerek tahliye edilmişlerdir. Limanda birer İngiliz, Fransız, ABD ve Yunan torpidosu kalmış, Kılkış Zırhlısı tekrar Seymen önlerine gelmiştir. Şehrin el değiştirdiğini gören ve artık yapacak işleri kalmayan İngiliz, Fransız ve Amerika torpidoları öğle saatlerinde şehri terk etmişlerdir.

Mürettep Fırka 2.Alay 3.Tabur Komutanı Yüzbaşı Rasim Bey, taburuyla İzmit'e gelerek şehrin iç düzenini sağlamıştır. İzmitli gençlerden oluşan bir gurup, ellerinde bayraklar olduğu halde şehrin girişindeki Baç mevkiinde Milli Kuvvetleri karşılamışlar ve akşama doğru şehre giren Kaymakam Emin Bey'e şükranlarını sunmuşlardır. Emin Bey'in emrinde bulunan en önemli kuvveti olan Ada Taburu'na önce İzmit'e girmeyip Bahçecik yolunu gözetleme ve kontrol altında tutması emredilmiş daha sonra bu emir değiştirilerek bu taburun İzmit'in kuzeyindeki Bağçeşme sırtlarını işgal etmesi emredilmiştir.

Seymen İskelesi civarında bulunan ve kuvvetli bir alay olarak tahmin edilen Yunan Birliği 28 Haziran günü çadırlı ordugâhında hareketsiz kalmıştır. Fakat İzmit İstasyonu'ndan görüldüğü kadarıyla Bahçecik birkaç yerinden yanmaktadır. Değirmendere Mıntıka Kumandanlığı'na İzmit'in kurtarıldığı bildirilmiş ve karşılarında bulunan Yunan kuvvetlerine şiddetle taarruz etmeleri emredilmiştir. Böylece Yunanlıların 4 gün önce olduğu gibi İzmit'e yürüyüşleri engellenmek istenmiştir. Böyle bir gelişmeyi durdurmak için Mürettep Fırka'nın da Mahmutpaşa Çiftliği - Yuvacık hattına toplanması ve büyük kısmı ile Yuvacık'ta bulunarak Yunanlılarla teması sağlaması emredilmiştir. Fırka emrine verilen birlikler de Kullar Köyü'nde fırkaya katılacaklardı.

Diğer taraftan karayolu ile çekilmekte olan Yunan Birlikleri, 28 Haziran'da Seymen İskelesi'nden batıya doğru hareket ederek ve geçtiği her yeri yakıp yıkarak kıyı yolu ile saat 16 00 sularında Karamürsel'e ulaşmışlardı. Kolordu komutanlığı, Bahçecik'ten Karamürsel'e doğru çekilmekte olan Yunan birliklerini takiple Mürettep Tümen'i görevlendirmişti.

Akşam 22 sularında, Bahçecik - Seymen bölgesinde bulunan Yunan alayının tehdidine ilave olarak Orhangazi bölgesindeki Yunan kuvvetleri de harekete geçmişlerdir. İzmit Körfezi ile İznik Gölü arasında bölgede ortaya çıkan bu gelişmeler üzerine 28 Haziran gecesi saat 24 00'te Kolordu Komutanı, Kaymakam Emin Bey'in sadece 2 bölük piyade ile İzmit'te kalmasını diğer bütün kuvvetlerin Mürettep Fırka'ya katılmak üzere Kilez Deresi yoluyla Bahçecik Servetiye sırtlarına hareket etmelerini emretmiştir.

Mürettep Kolordu, 21 Haziran tarihinden 28 Haziran akşamına kadar yapılan muharebelerde 1'i zabit (subay) 74 şehit vermiş, 9'u zabit olmak üzere 180 nefer (er) yaralanmıştır. Yunanlıların ise son 4 günlük İzmit harekâtında geride 300 ölü bıraktıkları tespit edilmiştir. Düşman İzmit'i tahliye etmeden evvel 310 Müslümanı katletmiştir ve Sultan Camii (Yenicuma) etrafında 70 dükkânı yakmıştır".

 


Bahçecik Tarihi (Süleyman Pekin - Murat Bayram) kitabından alıntılanmıştır.

 

 

28 Haziran 2017

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi spekin41@mynet.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu