GÜNÜN SÖZÜ

Bir sabah daha uyandırıldık, bir şans daha verildi, belki tövbe ederiz ve şükrederiz diye.Taptuk Emre

19 Kasım 2018 17:48 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Süleyman PEKİN » Rusya’nın Ortaasya’yı Sömürü Politikası – 1

Rusya’nın Ortaasya’yı Sömürü Politikası – 1
Tarih: 08 Şubat 2017 Yazar: Süleyman PEKİN-Eğitimci Kategori: Güncel

Rusya’nın Ortaasya’yı Sömürü Politikası – 1

Sömürü bir alışkanlıktır; bazen pratik, bazen politik. Ve bu alışkanlık sömüren için de, sömürülen için de geçerlilik arzedebilir. Dahası böyle bir zıtlık düzeni yada eşitsizlik zinciri bulaşıcı hastalık gibi yaygınlık gösterebilir. "Kapitalizmde insan insanı sömürür. Komünizmde bunun tam tersi olur" der John K. Galbraith. Bence Rusya örneklem için biçilmiş kaftan. Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri geliştirmesi doğru ama bu ilişkinin tarihî bilinç üzerine oturması şart. Yoksa II. Dünya Savaşı sonrasında ABD'yle yaşadığımız yarı akrabalık ilişkisine döner.

Rus devlet geleneği knezlik - çarlık - imparatorluk ve komünizm / bolşeviklik ile kapitalizm / federasyon dönemlerinde aynı parametreleri farklı kisvelerle de olsa işletme başarısı göstermiş bir gelenektir. Aslında Ruslar millet olarak bize benzerler. Hem fizikî olarak hem de sosyolojik olarak.. Rusların milletleşmesinde ve idarî mekanizmalarının gelişmesinde bizim de önemli bir payımız var. Hazar, Kıpçak, Peçenek, Moğol, Tatar, Altınordu gibi bizim organizasyonlarımızla münasebetlerinin hep üzerine bir şeyler koymaları dikkate değer bir özellikleridir. Tarihsel fırsatları değerlendiremeseler ve akış içerisinde doğru hamleleri yapamasalar belki Mordvinler, Udmurtlar yada Baltık milletleri gibi kenar-köşe topluluklardan biri olarak ancak yer tutabileceklerdi tarihte.

Hem kazanımlarını mertebe mertebe sabitlediler hem de tarihin coğrafyayla kesişmesiyle oluşan imkânları hakkıyla değerlendirebildiler. Geldikleri noktada konumlarını korumalarıysa sömürüyü sistematize edebilmeleriyle ilgili bir durum. Hükmetmedeki sabırları, yöresel şartları içselleştirebilmeleri, yenilikler ve yeni düşüncelerden pay çıkarabilmeleri, her toplumun nabzına uygun idare taktiği geliştirebilmeleri, seçtikleri çarların dinlerini - milliyetlerini - hanedanlarını değiştirmelerine mukabil Çarlığı yaşatabilmeleri, sonrasında da Saltanat - Komünal - Demokrasi devirlerinde rejimleri değiştirmelerine karşın yayılma ideolojilerini, devlet ciddiyetlerini ve geleneksel stratejilerini değiştirmemişlerdir.

Güneye inmek, Ortaasya'ya uzanmak, Boğazlar'ı almak ve sıcak denizlere çıkmak, Panislavizm ile Slavları toplamak, Ortodoks dünyayı Moskova çemberine bağlamak, Sovyetler döneminde Varşova Paktı ile dünya üzerindeki küresel hegemonyaya ortak olacak kuşak oluşturmak, ABD'yle rekabeti nükleer silahlara ve uzay çalışmalarına taşımak, demokratik dönemde serbest piyasa ekonomisine rağmen iktisadî bağımsızlığını korumak, devlet bürokrasisi içinden çıkardığı Putin gibi bir liderle yine o emperyal duyguları Abhazya - Osetya ve Kırım, Donetsk - Luhansk örnekleriyle canlı tutmak, ekopolitik yönetsellik alanında ilmî yöntemler geliştirmek, Kiril alfabesiyle farklı bir kültürel sömürü alanı açmak, guberniya-oblast-kray-okrug-rayon gibi yeni idarî tabirler geliştirmek gibi bir zengin deneyimleme okyanusları vardır.

Türk konar-göçerliğinin sona erdirilmesi, ticarî meta ve mekanizmaların değiştirilmesi, kültürel asimilasyon, Rusçanın sistemli bir şekilde Asya'ya nüfuzu, vergi baskısı, Rublenin geçerliliği, Kozakların baş eğmeyen topluluklar üzerinde kırbaç görevi, milletlerin birbirine düşürülmesi ve etnik kimliklerin yada coğrafî adların milletleştirilmesi, ihtilafların canlı tutulması ve buna mebni sınır çizimi, lükse ve gösterişe alıştırma, içkiye ve tembelliğe müptela kılma, Hıristiyanlığı yayma, sert cezalandırma, güç göstererek bastırma, kırım ve göç ettirme, askerî potansiyelinden istifade etme, demiryollarıyla bloke etme, hanlık - beylik kavgalarını körükleme, Türk tipolojisini teknik olarak çözümleme, iklim değiştirme, gölleri ve nehirleri kurutma, tefecilikle köleleştirme gibi farklı zamanlarda farklı sömürü taktikleri izleyen Rusya muhataplarını mecburî istikamete zorlayan bir tarzda icraat yapmaktadır.

 

 

08 Şubat 2017

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi spekin41@mynet.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu