GÜNÜN SÖZÜ

 

  • Ne varise sende bende Aynı varlık her bedende Yarın mezara girende Sen toksun da ben açmıyım.//Aşık Veysel Şatıroğlu

 

 

18 Şubat 2019 18:39 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Süleyman PEKİN » 19 Mayıs’çılar İle 29 Mayıs’çılar

19 Mayıs’çılar İle 29 Mayıs’çılar
Tarih: 18 Mayıs 2016 Yazar: Süleyman PEKİN-Eğitimci Kategori: Güncel

19 Mayıs’çılar İle 29 Mayıs’çılar

Osmanlı'da mülk Allah'ın değildir, hanedanın malıdır. Mülk Allah'ındır diyenler bile hanedan reisi olan padişahın "Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi / Zıllullah-ı fi'l-âlem" olarak mülkün yani vatan topraklarının tamamı üzerindeki tasarrufu tamdı.

Hâkimiyet / Egemenlik de mutlak olarak kaynağı ilahî ve kutsal kabul edilen sultanlara aitti. Yasama, yürütme, yargı; her ne varsa. "Hâkimiyet Allah'ındır" diyenler bunu ancak Cumhuriyet devrinde muhalefet olarak söyleyebildiler.

Hâkimiyetin millete ait olduğunun kabulü şunun şurasında 96 yıllık bir olgu. 23 Nisan'da şehit cenazeleri gerekçesiyle kutlamadığımız Millî Hâkimiyet / Ulusal Egemenlik buydu. Lâkin artan şehit cenazeleri Düğünlere engel değildi.

23 Nisan'ı sönük 29 Nisan'ı ise gösterişli kutladık. Dolayısıyla Mustafa Kemal Paşa'dan çok Halil Kut Paşa'yı ya da Sakallı Nurettin Paşa'yı konuştuk. Biz de yapmıştık; sendika olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yerine 20 Mart Türk Kadınlar Günü'nü kutlardık.

19 Mayıs yerine de on gün sonraki 29 Mayıs tercih edilir zira yönetici erkin eski bir alışkanlığıdır bu. Ve şimdiden bomba spekülasyonları sosyal medyada tartışılmaya başlandı. Neymiş; Anıtkabir'deki törenlerde şu olacakmış, bu olacakmış.

Olsun diye değil ama niye 29 Mayıs kutlamaları için bu senaryolar üretilmiyor. Teröristler için askerî anlamda kalpgâh olan bir mekân mı yoksa herhangi bir stadyum ya da kongre merkezi mi daha kolay hedeftir?

Allah 23 Nisan kutlayanların da, 29 Nisan kutlayanların da yardımcısı olsun. 19 Mayıs'ı kutluyacakları da, 29 Mayıs'ı kutlayacakları da Allah kötülüklerden esirgesin. Her iki bayramı birliktelik bilinciyle değerlendirenlerin sayısını arttırsın. Bayramlardan bile ikilik çıkaranları Allah ıslah etsin.

Osmanlı ile Cumhuriyet birbirinin düşmanı değil devamıdırlar. Kayı boyu Osmanlı'yı kurarken bir Selçuklu misyonunun uzatmalı temsilcisi olan Karamanoğulları gibi beyliklerle uzun süre çatışmıştır. Ama biz tarihte onları birleştirmişiz. Şimdi de yapılması gereken odur; ara bulmaktır, bütünleştirici olmaktır, hem Osmanlı'ya hem de Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır. Ve tabii ki hataları ayıklayan, yanlışları beyan eden bir bilinçle.

Bir tarihçi olarak en keyifli işlediğim konulardan biridir İstanbul'un Fethi. Fakat çok sonrasında da acıklı bir işgal var, 13 Kasım 1918'de. Hani "Fâtih Topkapı'dan şehre giriyor" diye mehter marşı yaptığımız, hani Ulubatlı Hasan'ı haklı olarak destanlaştırdığımız 'Feth-i Mübîn' 1915'te çeyrek milyon şehitle "Çanakkale Geçilmez" dememize rağmen 3 yıl sonra Çanakkale Boğazı'ndan geçen İngiliz - Fransız Donanması'nca resmen işgal edilmiştir. Yani 465 yıl sonra.

Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla başlayan Millî Mücadele / Ulusal Hareket başarıya ulaşmasa ve kurtulduğumuz için Kurtuluş Savaşı adını verdiğimiz ölüm - kalım savaşımız başarıya erişmeseydi bugün İstanbul'un Fethi kutlamaları yerine "Vay be! Bir zamanlar İstanbul'u bile almıştık" diye iç çekme seanslarından başka bir şansımız kalmayacaktı.

Allah'tan bir Türk Aklı varmış da Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişi planlamış. Allah'tan I.Dünya Savaşı sonlarında bile kaybedeceğini anlayan bir ekibin stratejik hamleleri olmuş. Allah'ın da yardımıyla düşmanı denize dökmüşüz de İstanbulcuğumuza 4 yıl 10 ay 23 gün sonra tekrar kavuşmuşuz.

Cepheden cepheye Allah, Atatürk'ten ve silah arkadaşlarından razı olsun!

 

 

18 Mayıs 2016

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi spekin41@mynet.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.