GÜNÜN SÖZÜ

İnsan olmak kolay değildir, hele ki 'insanca' yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa! Jhon Steşnbeck

20 Temmuz 2019 07:05 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Süleyman PEKİN » “ Çocuklara Kıymayın Efendiler! ”

“ Çocuklara Kıymayın Efendiler! ”
Tarih: 30 Mart 2016 Yazar: Süleyman PEKİN-Eğitimci Kategori: Güncel

“ Çocuklara Kıymayın Efendiler! ”

O çocuklar ki beni anlayabilir

Fakat siz esirsinizdir çığlıklara,

Çağdaş günahları yıkanın bir bir

Ve teslim olun çocuklara.

Pakistan'da Taliban bomba patlatıyor, çocuklar parçalanarak ölüyor. Nijerya'da Boko Haram kız çocuklarını kaçırıyor, ya tecavüz ya işkenceye uğruyor. Suriye'de hem Esad hem ÖSO kimyasal gaz kullanıyor, çocuklar uyur gibi ölüyor. IŞİD denilen cinayet ve ticaret şirketi çoluk-çocuk demeden kafa kesiyor ve çocuklara kafa kestiriyor.

PKK anne kucağındaki çocukları kalaşnikoflarla tarayarak girmişti 1980'li yılların gündemine, 2010'ların ortalarında yine çocukları vurarak ve yakarak döndü. İmralı'daki Teröristbaşı'na 'Bebek Katili' denmesinin onlarca gerekçesi var.

İslamcı, sosyalist yada etnikçi; 1 milyar 600 milyonluk İslam Dünyasının başının belasıdır terör örgütleri. Bunların çoğu, bütün hak dinlerde ve kutsal kitaplarda ortak yasak olan insan öldürmeme prensibini din adına kutsayarak iş görürler. Bu dünyada bizim bilmediğimiz bir şiddet dini var anlaşılan.

Bir de son on yıldır duymaya alıştığımız şiddet dili: Münevver'den Özgecan'a garip bir vahşetle işlenen cinayetler, çocuğunu döve döve öldüren anneden en son ki Beratcan cinayetine kadar arka planda yer alan yozlaşma. Gayrimeşru ilişkiler, karmaşık işler ve televizyonun, internetin yan tesirleri. Dahası bonzai çocukları, ailece dilenen sığınmacılar. Daha daha taciz sapıkları, kurumlardaki resmî tecavüzler.

 

Akköpüklü atlar geçecek dörtnala

Toynakları gözbebeğimde yangın

Resmini çizin ve anlatın çocuklara

Demir yumrukları var ayrılığın

Dünyadaki teknolojik gelişmelerle ters orantılı yükseliyor insanın mutluluğu. Küreselleştikçe kıtalararası mesafelerin tuz-buz olduğu bir devranda herkes aynı şeyleri yapmaya, aynı şeyleri seyretmeye ve aynı şeyleri paylaşmaya başladı. Yani zihinsel ve ruhsal travma geçiren bir toplumun tüm fertlerinin davranış sarhoşu olması gibi.

Alev Alatlı'dan Sinan Canan'a dek bu hal içtimaî afazi / toplumsal sıyrıklılık olarak tarif edilegelir. Yani bütün renklerin aynı hızla kirlenmesi hikâyesi. Üstelik yükseliyoruz hissiyle ve yüceliyoruz hazzıyladır bu tefessüh.

Bazı hastaların hastalığı kabul etmemesi gibi ne fertler ne de topluluklar kabul etmezler yükseliş görünümlü çöküşü. İzmihlâl de budur zaten, farketmemektir. Etmeyin efendiler; bari çocuklara kıymayın!

 

Bir çocuk sesinde hissetmek ölümü

Ve teslim olmak bir çiçek açışına

Gözlerime söylemeyin bu bölümü

Ve çocukları gömmeyin gözyaşıma

 

 

30 Mart 2016

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi spekin41@mynet.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.