GÜNÜN SÖZÜ

Paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki; paran bittiğinde, şerefin de bitmesin. - Nicanor Parra

18 Temmuz 2018 15:57 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » İdris TÜRKTEN » Eğer!

Eğer!
Tarih: 20 Şubat 2016 Yazar: İdris TÜRKTEN-Tekniker Kategori: Güncel

Eğer!

Eğer AKP hükümetleri, 2002 yılından itibaren TC.'nin gündemine Kürt sorunu diye bir meseleyi taşımasalardı bu gün çok daha başka şeyler konuşuyor olacaktık:

Meselâ, televizyonların tartışma programlarında ekonomi konuşulacak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ekonomiden payına düşen milli gelir nasıl daha fazla yükseltilir, üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde balıkçılıktan yeteri kadar faydalanabiliyormuyuz, veya hayvancılıkta et ve süt konusunda ne gibi gelişmeler sağlanabilir bunlar tartışılacaktı.

1970'lerde tarım ülkesiyken nasıl oldu da o gün bu gündür domatesin çekirdeğinden tutun da samana kadar ithal eder olduk. Her gün terör olaylarını tartışmanın yerine bu sorunların çarelerini arayacaktık.

Eğer AKP hükümetleri, enerjide bu kadar dışa bağımlı (sadece Rusya'ya %55 bağımlıyız) olmasaydı, yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilseydi; Rusya doğal gazı kestiğinde ne yaparız sorusunun karşılığı: "Tezek yakarız" olmayacaktı. Güneş enerjisinden, rüzgâr enerjisinden, bioenerji kaynaklarının verimliliği tartışılıyor olacaktı.

Eğer AKP hükümetleri, başından beri bugün paralel yapı dedikleri kesimle yanlış ittifaklar kurup TC'nin adalet yapısını bozmasaydı, bunca polis, kaymakam, vali, hallaç pamuğu gibi dağıtılıp adalet yerlerde sürünmeyecekti.

Meselâ, herkes devletin adaletine güvenecek yarınlarına daha bir güvenle bakacaktı. Genel Kurmay Başkanı ve diğer subayların yıllarını çalan Balyoz, Ergenekon, Poyrazköy gibi kumpas davaları yaşanmayacaktı.

Eğer AKP hükümetleri, "Çözüm süreci" gibi bir yıkım sürecini başlatmamış olsalardı, güneydoğu'dan bunca şehit gelmeyecek, şehirlerimiz kan gölüne dönüşmeyecek, hendekler kazılmayacak, okullarımız yakılmayacak, aydınlık nesiller yetişecek anaların gözyaşı seller gibi akmayacaktı.

Meselâ; eğer 2002 de iktidarı devraldıkları gibi terörle müracaat yapılmış olsaydı güneydoğu, ekonomik manada daha fazla kalkınacak, PKK ve HDP özerklik isteme cüretini gösteremeyecekti.

Eğer hükümet, devleti devlet gibi yönetmiş olsaydı, Birleşmiş Milletler kalkınma fonunun Güneydoğu Anadolu bölgesi için gönderdiği otuz yedi milyar dolar, o bölgenin kalkınması için harcanacak PKK'ya hibe edilmeyecekti. (Kaynak: BM. Güneydoğu Kalkınma Müdürü Bartu Soral)

Eğer AKP hükümetleri, bu ülkeyi gerçekten devlet gibi yönetmiş olsalardı, Yunanistan Ege denizinde 2004-2009 yılları arasında 16 ada ve bir kayalığı işgal etme cüretini gösteremeyecekti. O adalar ki, üzerinde yaşayan insanların her türlü devlet ve belediye hizmetleri, İzmir Aydın ve Muğla valilikleri ve belediyelerince karşılanıyor. (Kaynak: Ümit Yalım Em. Kurmay Albay. Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri)

Eğer AKP hükümetleri "komşularla sıfır sorun" yerine, kendilerinden önceki cumhuriyet hükümetlerinin yaptıkları gibi devletin kuruluşundan buyana Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, dünyada sulh" ilkesine sadık kalsalardı, komşularımızla problem çıkmayacak, Suriye bataklığına dalmayacak ve güney sınırlarımız kevgire dönmeyecekti.

Velhasıl dostlar, eğer AKP hükümetleri yukarıda sayılan hatalar zincirini işlememiş olsalardı, bizler bugün çok daha farklı şeyler konuşacak, Türkiye gündemini daha faydalı konular meşgul edecekti. Ama neyleyeyim ki;

Her gün gelen şehit cenazelerini konuşmaktan nutkumuz tutuldu, konuşamıyor, düşünemiyor, gözlerimiz görüyor ama maalesef millet olarak gücümüz hiçbir şeye yetmiyor.

Ama birileri hiçbir şey olmamış gibi "Yeni Anayasa ve Başkanlık" konusunda Beştepe de mütemadiyen misafirler ağırlıyor.

Saygılarımla.

Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

 

 

20 Şubat 2016

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi idristurkten_1@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu