GÜNÜN SÖZÜ

İnsan olmak kolay değildir, hele ki 'insanca' yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa! Jhon Steşnbeck

20 Temmuz 2019 07:01 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Muhsin BOZKURT » Millet Oluş Keyfiyeti

Millet Oluş Keyfiyeti
Tarih: 13 Şubat 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Güncel

Millet Oluş Keyfiyeti

Bir milleti millet yapan en önemli, hayatî / yaşamsal ve başta gelen iki rabıta / bağ vardır. Biri Din, diğeri Dil'dir. Çünkü "Din, Dil bir ise millet birdir." Hatta "Din bir ise, millet yine birdir." Türkiye'de ise -istisnalar hariç- Din de birdir, Dil de birdir.

Demek ki aynı vatanda aynı Din'e mensup / bağlı, aynı müşterek / ortak Dil'i konuşanlar; menşe ve kökenleri ne olursa olsun, ayrıca tüm unsurlar hangi Dil'i bilirse bilsinler; aynı milleti teşkil eder, aynı milleti oluştururlar.

Elbette her milleti millet yapan bir ana unsur / özel bir maya çalan vardır. Türk Milleti için millet oluş denen bu mayayı çalan Türklerdir. Onun içindir ki, Türkiye'deki milletin adı Türk Milleti'dir.

Zaten bunun içindir ki, Türkiye'deki her unsurun / kavmin müşterek / ortak Dil'i Türkçe'dir. Türkler özellikle Dil mayası ile diğer unsurları Türkleştirmişler, daha doğrusu fethedilen yerlerdeki halklar; bir de Türkçe öğrenme ihtiyacını duymuş ve gerekeni tabii / doğal olarak yerine getirerek Türk Milleti içinde yer almasını bilmişlerdir.

Böylece Türkler ile Türkleşen Türkler aynı maya ile zamanla cihanşümul / evrensel bir milleti yani Büyük Türk Milleti'ni meydana getirmişler. Dünya kurulalıdanberi sayılı birkaç devletten birini oluşturmuşlar. Tarihte en insanî, en medenî bir devlet kurmuşlardır.

Zaten işte bu hikmetten dolayıdır ki, siyasî deha sahibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk: "Ne mutlu Türküm diyene." vecizesini / özlü sözünü söylemek ihtiyacını duymuştur.

Nitekim her unsurun fert ve bireyleri; ehliyeti nispetinde -aslına, nesline bakılmadan- bu milletin yani Türk Milleti'nin saflarında, bu devletin her makamında şerefle yer almışlar, Devletin devamı için canla başla çalışmışlar, müşterek devletleri olan Türk Devleti'ne samimî bir şekilde büyük hizmetler ifa etmişlerdir.

X

Türkiyemizde Türkleşmiş yani müşterek / ortak Dil'imiz olan Türkçeyi konuşup yazan Kürt asıllı Türk vatandaşlarımız var.

Türkiyemizde Türkleşmiş yani müşterek / ortak Dil'imiz olan Türkçeyi konuşup yazan Çerkes asıllı Türk vatandaşlarımız var.

Türkiyemizde Türkleşmiş yani müşterek / ortak Dil'imiz olan Türkçeyi konuşup yazan Arnavut asıllı Türk vatandaşlarımız var.

Türkiye'mizde Türkleşmiş yani müşterek / ortak Dil'imiz olan Türkçeyi konuşup yazan Gürcü asıllı Türk vatandaşlarımız var.

Türkiye'mizde Türkleşmiş yani müşterek / ortak Dil'imiz olan Türkçeyi konuşup yazan Arap asıllı Türk vatandaşlarımız var.

Daha bunlar gibi Türkleşmiş şu veya bu asıllı Türk vatandaşlarımız var.

İşte Büyük Türk Milleti; Türklerin önderliği ve lokomotifliğiyle, birçok unsur ve kavimlerin de içinde yer aldığı büyük bir millettir.

Çünkü millet; önder milletin kılavuzluğunda, diğer unsur ve kavimlerle kaynaşıp, onlarla yaptığı terkip, sentez ve birlikten oluşan; müşterek bir kültür çerçevesinde bir araya gelenlerin ortaya koyduğu değerli bir topluluktur. Özelde kendilerine has çeşitli teferruat ve ayrıntıları yaşatmakla beraber, edindiği ortak değer ve ölçülerle, yepyeni bir oluşum sergileyen kutlu ve mutlu bir terkip ve sentezdir.

Evet millet aynı doğuşta olanlarla, aynı doğuşta olmamakla beraber aynı oluşta olanların teşkil edip meydana getirdiği; şuurlu / bilinçli bir birliktelik arz eden toplumdur.

İşte bütün bunlardan ötürü diyoruz ki, -menşe ve kökeni ne olursa olsun- Türkiye'de tek bir millet vardır. O da Türk Milleti.

"Niye Türk Milleti?" derseniz:

Çünkü Türkler; tarihin sevkiyle lider / kurucu unsur olmuş; diğer kavimlerin kendi etrafında kümeleşmelerini hasbelkader başarmış ve sağlamıştır.

 

 

13 Şubat 2016

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi muhsin.bozkurt@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.