GÜNÜN SÖZÜ

  • İnsan her nefesini mezardan uzaklaşmak için alır ama her nefes alışında ömründen bir nefeslik zaman azalır.//Namık Kemal

 

 

21 Kasım 2018 12:12 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Akademik » Seyfettin KARAMIZRAK » Öğrencilere Ev Ödevi Verilmeli mi?

Öğrencilere Ev Ödevi Verilmeli mi?
Tarih: 13 Şubat 2016 Yazar: Seyfettin KARAMIZRAK-Eğitimci Kategori: Akademik

Öğrencilere Ev Ödevi Verilmeli mi?

Milli Eğitim Bakanlığı,  81 ilin Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderdiği Genelge' de; "öğrencilere yarıyıl tatilinde ödev verilmemesini" istemişti.

 

Yarıyıl tatilinde, Ankara'da bir restoranın çocuk oyun odasında ödev yapan öğrencileri gören Millî Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı,hayli kızmış, ilgilileri telefonla arayarak, gerekli işlemin yapılmasını istemişti.

 

Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı,  tatilde ödevverenokulların tespit edilip gerekli işlemin yapılması için Türkiye genelinde çalışma başlattı.

 

Buna rağmen, birçok öğretmen yine de ödev vermekten çekinmemiştir kanaatindeyim. Çünkü öğretmenlerin,"ödev vermeme" konusunda ikna oldukları söylenemez.

 

Ödev vermenin nedenleri:

1-Müfredat programlarındaki ders konularının, gereğinden fazla uzun olması. Bir derse ayrılan ders saatinin, konularıişleyipkavratmaya yetmemesi.

2- Dersliklerdeki öğrenci sayısının fazla olması, öğretmenlerin her öğrenciye yeterince zaman ayıramaması.

3-Velilerin, ödev vermeyen öğretmeni eleştirmesi, tepkide bulunması. Ödev vermeleri hususunda öğretmene baskı kurmaları.

4-Az da olsa bazı öğretmenler hala uzun ödev verme alışkanlığından kendilerini alıkoyamamaları.

 

Ödevin sakıncaları:

1-Birçok evde, verilen ödevleri anne baba, dede, ya da bir aile büyüğü yaptığından, öğrenciye katkısı olmamaktadır.

2-Uzun ve karmaşık ödevler, öğrencilerin okuldan ve öğretmenlerinden soğumasına neden olmaktadır.

3-Ödevler, uygun olmayan zeminlerde ve zamanlarda aceleyle yapıldığından, (soğuk ve loş ortamda, otomobilde, tatil yerlerinde, masasız zeminlerde vb.) öğrencinin bedeni rahatsızlıklar çekmesine neden olmakta, yazıları, tertip ve düzenleri bozulmaktadır.

4- Ödev fobisi yüzünden, öğrenciler strese girmekte, yeterince eğlenme ve dinlenme fırsatı bulamamaktadır. Tiyatro, kütüphane, sinema, müze, sergi vb. etkinliklere yeterince katılamamaktadırlar.

5-Birçok ailede ödev yüzünden anne baba çocuğuna kızmakta, ceza vermek zorunda kalmaktadır. Aile ilişkileri bozulmakta, sevgi ve saygı ortamı zedelenmektedir.

 

Öğrencilerin gerekli kaynaklara kolayca ulaşıp,severek ve isteyerek, uygun ortamlarda,kendilerinin titizlikle yaptıkları, fazla zaman almayan, bir amacı gerçekleştirmeye yönelik anlamlı ödevler elbette ki yarar sağlamaktadır.

Oysa esas olan, öğrencilerinbilgiye giden yolu, "öğrenmeyi öğrenmesidir. Artık bilgi sadece okulda değil, her yerde bulunmakta ve çok çabuk ulaşılabilmektedir.

Çocuklarımızı bilgi hamalı yapmak yerine;"araştıran, soran, sorgulayan, bilgiye ulaşabilen ve kullanabilen bireyler"olarak yetiştirmeliyiz. Bunun yanında; sanata sporave daha çok kitap okumaya teşvik edilerek,  estetik duygularının gelişmesi sağlanmalıdır.

Ödeve ihtiyaç duyulduğu sürece, yasaklamalarla, verilmesinin ününe geçilemeyecektir. En akılcı yol,ödev vermeye gerek kalmayacak düzenlemelerin yapılmasıdır.

Yani müfredat programları yeniden gözden geçirilerek, ayrılan süreye uygun şekilde kısaltılmalıdır. Öğretmenlerimiz dersleri okulda, kavratacak zamanı bulabilmelidirler.

Unutulmamalıdır ki, verilmesi istenmeyen ödevleri, yasaklarla değil, gerek kalmadan çözümlemek, aklın ve bilimin yoludur.

Bu sayede yıllardır denendiği halde, hayata geçirilemeyen "çantasız eğitim" de rahatlıkla uygulanabilecektir. Öğrenci çantaları taşınamayacak ağırlıktadır.

Öğrencilerin daha fazla sosyalleşmesi için ev ödevi sorununun çözülmesi elzemdir.Çocukları seviyor musunuz? Diye sorulsa, herkes; "kim sevmez ki" diye atılacaktır elbette ki...

Öyleyse onları mutlu kılalım. Geleceklerinin inşası için gittikleri okullardan ve biricik öğretmenlerinden nefret ettirmeyelim.

Eğitimde zorla öğrenme olmaz. Çocuk ilgi ve ihtiyaç duyduğunu öğrenir.

Sevgiyle kalın...

 

 

13 Şubat 2016

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi seykarami@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu