GÜNÜN SÖZÜ

Çocukluğunu doya doya yaşamamış bir insanın mutlu olması çok zordur./Doğan Cüceloğlu

22 Eylül 2018 17:05 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Kültür - Sanat » Seyfettin KARAMIZRAK » Çocuk Deyip Geçmeyin

Çocuk Deyip Geçmeyin
Tarih: 21 Ocak 2016 Yazar: Seyfettin KARAMIZRAK-Eğitimci Kategori: Kültür - Sanat

Çocuk Deyip Geçmeyin

"Kim demiş ki çocuk küçük bir şeydir,

Bir çocuk belki en büyük şeydir."

Abdülhak Hamit Tarhan

 

Toplumun temeli ailedir. Aileyi oluşturan bireylerin iyi olması toplumu, toplumun iyi olması da bireyi etkilemektedir.

Anne ve babalara çocukları eğitme ve yönlendirme sorumluluğudüşmektedir. Çocuğun eğitiminde en önemli kurum ailedir.

Anne babaların çocuklarıyla ilgili olarak dikkat etmeleri gerekenler:

1. Çocuğun gelişimini izlerken başkaları ile karşılaştırmamalı, çok beğendikleri kişilere benzetmeye çalışmamalıdırlar.

2.Çocuk her zaman başarılı olmayabilir. Başarısız olduğunda güvenini sarsacak şekilde davranmak, hayal kırıklıklarına karşı sürekli korumak aynı derecede sakıncalıdır. Hatalarından çok başarıları dile getirilmeli, bazı şeyleri becerememenin normal olduğu anlatılmalıdır.

3.Anne ve babalar çocuklarını eğitirken davranışları uyumlu olmalıdır. Çocuklarını paylaşmadan, tutarlı davranmalıdırlar. Birbirlerinin hatalı davranışlarını çocuğun olmadığı bir ortamda konuşup anlaşmaları gerekir. Aksi takdirde çocuk kime güveneceğini bilemez, saldırgan ve güvensiz olur.

4.Çocuğun her davranışına her zaman tepki verilmemelidir. Onun da kızgın olabileceği, yanlış davranabileceği unutulmamalıdır. Başkalarına ve kendine zarar vermediği sürece bu durumlarda fazlaca karışmamak gerekir. Duygularını açıklamasına, neden öyle düşündüğünü anlatmasına fırsat tanınmalıdır. Olaylar birlikte yorumlanıp doğru davranışın ne olması gerektiği örneklerle anlatılmalıdır.

5.Yetişkinler çocuğu eğitirken kızgınlık ve kırgınlık duyabilirler. Fakat bu duygularını kontrol altına almalı ve çocuğa ağır sözler söyleyip fiziksel ceza vermeden sakinleşip, bir kez daha düşünüp öyle davranmalıdırlar.

6.Çocuğun her istediğini, istediği anda sağlamamalıdır. Bir şeyi elde etmek için çaba göstermesi gerektiğini öğretmeli, bundan zevk alması sağlanmalıdır. Her istediğini elde etmeye alışan çocuk ileride çok kolay hayal kırıklığına uğrayabilir.

7.Yetişkinlerin de hata yapabileceği, özür dilemelerinin gerektiği öğretilmelidir.

8.Tutulamayacak sözler verilmemelidir. Çocuğu baştan savmak için o anda yumuşak davranıp sonra sertleşmek çocuğun güvenini kırar ve bunu genelleyip bütün insanlara güvenmeyebilir.

9.Çocuklara kararlı ve doğal bir ilgi ve sevgi göstermek gerekir. Yetişkinlerin tutarlı olmaları çocukların neden sonuçilişkilerini daha iyi anlamalarını, bağımsız karar alabilmelerini ve kendilerine güvenmelerini sağlar.

10.İnsanların yaşamları boyunca faydalı işlerle ilgilenmelerinin ve çok çalışmalarının onları saygıya layık yapacağı öğretilmelidir. Okumanın ve öğrenmenin insana kazandırdığı değerler gösterilmelidir.

11.Çocuklar yakın çevrelerindeki ilişkileri ve insanları taklit ederek öğrenirler. Onlara;"ahlak kurallarını", "toplumsal değerleri", "dürüstlüğü" ve "objektif davranmanın yararlarını" anlatırken yetişkinler de bunlara layık olacak şekilde davranmalı, iyi model olmalıdırlar.

12.Çocukları ön planda tutmak, aile yaşamını onun isteklerine uygun olarak planlamak doğru değildir. Hep el üstünde tutulmaya ve isteklerinin karşılanmasına alışmış çocuk toplum içinde kendine dönük ve bencil bir kişilik gösterir. İnsan ilişkilerinde de başarısız ve dengesiz olur.

Ailenin ihtiyaçları ve yaşam planı bütün aile bireyleri ile birlikte konuşulmalı ve tartışılmalıdır. En önemli ve öncelikli ihtiyacın ne olduğuna karar verilirken çocuk da fikrini söyleyebilmeli ve yetişkinler ona konuyu saptırmadan nedenleri doğru bir şekilde açıklamalıdırlar.

13.Çocuklara doğayı tanıtmalıdır. Çevrelerindeki canlı ve cansız varlıkları sevmek ve korumak öğretilmelidir. Çocuğun özellikle yakın çevresindeki yetişkinler birbirlerini severek ve birbirlerine saygılı davranarak ona örnek olmalıdırlar.

Bu davranışların bir süre gerçekleştirilmesi, çocuğun istendik yönde gelişmesini sağlayamaz. Bu nedenle davranışlarda tutarlılık ve süreklilik ebeveynler için anahtar kelimeler olmalıdır.

Çocukla konuşmalı, ilgi ve istek oluşturarak soru sorması için ortam hazırlamalıdır. Yol göstererek doğruları yaşamasına fırsat verilmeli, doğru davranışları takdir ve teşvik edilerek hoşlanması ve davranışlarda süreklilik ve alışkanlık sağlanmalıdır.

 

Çocuk yetiştirmek, güç ve karmaşık bir iştir. Ne var ki dünyanın mutluluk getiren, insana huzur veren en tatlı uğraşılardan da biridir. Bir ananın dünyaya sunacağı en önemli armağan, mutlu ve güvenli bir insan olarak yetiştirilmiş çocuklardır."Dr. FitzhughDodson


Sevgiyle kalın.

KAYNAKÇA:

1-Aydın, O. Okul Öncesi Dönem Çocuğunun Gelişim Özellikleri. Ed. M. Sevinç, Erken Çocuklukta Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar.Morpa Kültür Yayınları, İstanul:2003.

2-Haktanır,Gelengül. A.Ü. Geliştirme Vakfı Ö. İlköğretim Okulu Kardelen Dergisi, Ankara: 2002.

3-Ünlü, Sezen. Psikoloji. Anadolu Üniversitesi. Açık Öğretim Fakültesi Yayınları, Eskişehir: 1992.

 

 

21 Ocak 2016

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi seykarami@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu