GÜNÜN SÖZÜ

Türklüğün düşmanı çoktur ama, Türklüğü savunanın düşmanı daha çoktur.//İsmail Gaspıralı

25 Eylül 2018 11:12 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » İdris TÜRKTEN » Devlet Adamlığı

Devlet Adamlığı
Tarih: 03 Haziran 2015 Yazar: İdris TÜRKTEN-Tekniker Kategori: Güncel

Devlet Adamlığı

Türk Milleti tarih sahnesine çıktığından buyana binlerce yılı geride bırakmıştır. Geçen bu yıllar içerisinde büyük medeniyetler kurmuş, çağ devirip çağlar açmıştır. Ama idarecilerinin acizliğinden, öngörüsüzlüğünden, devlet adamı vasıflarında olamayışlarından, bazen de düşmanın kat be kat güçlü oluşundan orduları yenilmiş, yurtları talan edilmiş toprakları işgal edilmiştir. Türk Milleti, geçen bu zaman içerisinde bunların hepsini de yaşamıştır.

Ama her yenilginin, her zor durumun arkasından Bozkurt yürekli bir yiğit çıkıp, kısa zamanda Türk Milletini gene eski gücüne, azametine kavuşturmasını bilmiş, Milletler camiasındaki saygın yerini korumasını başarmıştır.

On üç yıldır Türk Milletinin nasıl yönetildiğini hepimiz yaşayarak görüyoruz. AKP Hükümeti'nin iktidara geldikleri günkü vaatleri neydi, on üç yıl sonra ülkeyi getirdikleri nokta neresi. Balkon konuşmalarında; güya garip-guraba'nın sesi, kimsesizin kimsesi, hiçbir şekilde mahalle baskısının olamayacağı, komşularla sıfır sorunlu bir Türkiye vaat etmemişler miydi? Peki, ama dönüp geriye baktığımızda bu vaatlerinin hangisini gerçekleştirdiler veya tam tersini mi yaptılar?

Biz, "Bu devlet ve Millet adına kim bir çivi çaktı ise Allah ondan razı olsun" Düsturu'nu kendimize ilke edinmişizdir. Tabii ki bizimde gönlümüzde yatan bir aslan vardır. AKP iktidarı yukarıda verdiği sözleri keşke yerine getirseydi de onu da alkışlasaydık. Ama yok olmadı aksine tam tersini yaptılar. Bir devletin başına kendi yöneticilerinin getirdiği böyle belâlardan daha büyük ne olabilir?

Fert başına düşen milli gelir on bin dolarmış sevsinler! Milli gelirin %55 ini toplumun %1 i alırken, %45 ini %99 paylaşıyor. Bu mu sizin adaletiniz, yerin dibine batsın böyle adalet. Muhalefet partilerinin, emekliye ve asgari ücretliye yapacağı zam'a karşı işverenleri toplayıp karşı çıkmaları için baskı yapmak hangi vicdana sığar? Bumudur garip-guraba'nın sesi olmak, bumudur kimsesizin kimsesi olmak?

Yandaşlarınızı iki paket makarnaya, iki çuval kömüre mahkûm etmekle onlara en büyük kötülüğü ve hakareti yaptığınızın farkında'mısınız? Ah zaten onlar farkında olsalar sizler halâ bu meydanlarda olamazdınız.

Grev, lokavt, protesto, direniş anayasal hak iken, direniş esnasında polislere öldürttüğünüz çocukların ailelerini meydanlarda yuhalatmak hangi kitaba, hangi ahlâka sığıyor. Başı kapalı olanlar sizin bacınız oluyor da, açık olanlar gene sizin değiminizle Yahudi dölü'mü?

Muhalefet Sivas'ın ötesine geçemiyorlar diye bas bas bağırıyorsun, bunda senin vebalin günahın yokmu, Güneydoğu vilayetlerini eşkıyaya muhalefet'mi teslim etti? Habur rezaletini, Oslo müzakerelerini, Dolmabahçe mutabakatını sen değilmisin bu millete yaşatan? Muhalefet güneydoğuya gittiğinde bir kişinin bile kılına zarar gelirse bunun sorumluluğu senin üzerinde değilmi?

Komşularla sıfır sorunlu bir Türkiye vaat ettiniz de söylermisiniz sorunsuz bir komşumuz kaldımı? Atatürk'ün veciz ifadesi "Yurtta sulh, cihanda sulh" olarak bilinirken, komşu bir devletin muhalif güçlerine silâh göndermek, müslümanı müslümana kırdırmak hangi ahlâki kurallara sığıyor?

Diyanet İşleri Başkanına Papa'nın yaşantısını örnek gösteriyorsun da Müslüman bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak Hz. Peygamberin yaşantısından neden örnekler sunmuyorsun? Biz Müslümanlar sizin bu söyleminize göre Papayı mı örnek alacağız yoksa son peygamber Hz. Muhammedi'mi?

Nasıl olsa %50 yi inandırıyorum diye son devrin diktatörlerine taş çıkartırken, diğer taraftan da 2. Dünya savaşında on binlerce kişinin kanına girmiş Hitlerin yardımcısı Gobels'in altı maddelik propaganda metodunu harfiyen uygulayarak muhalefete çamur atıyorsunuz. Sahi yapmış olduğunuz hataları bir müddet sonra sanki muhalefet yapmış gibi onarın üzerine atmak nasıl beceri anlamak mümkün değil.

13 yılın sonunda Türkiye'yi getirdiğiniz nokta işte burası. Seçimlere şurada dört gün kaldı, Allah, 14. Yılından korusun.

Sözün özünü iki eski ustaya bırakalım, mekânları cennet olsun.

Ziya Paşa: "Asiyab-ı devleti bir har da olsa döndürür".

Neyzen Teyfik: "Asuyabı devleti bir har da olsa döndürür lâkin çektiği su bütün ocakları söndürür"diye cevap verir.

Saygılarımla.

 

03 Haziran 2015

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi idristurkten_1@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu