GÜNÜN SÖZÜ

Rahat bir ömür sürmenin en kestirme yolu cahilliktir.//Galip Erdem

13 Aralık 2018 08:30 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Oğuz ÇETİNOĞLU » Kaya Gazı

Kaya Gazı
Tarih: 28 Ocak 2015 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Güncel

Kaya Gazı

İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesindeki Aydın Düşünce Platformu tarafından düzenlenen konferansta Kaya Gazı konuşuldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Dr. Mehmet Hilmi Güler; 'Kaya gazı çıkarma teknolojisi geliştirilirse, dünyada dengeler değişir.' Dedi.

 

Kaya Gazı Nedir?

Petrol ve doğal gaz, oluştuğu ana kayayı terk ederek farklı kayaçlar içerisine yerleşir. Ancak bu göç sırasında oluşan petrol veya doğal gazın bir bölümü ana kayada kalır. Sözü edilen kaya gazı, oluştuğu ana kayayı terk etmeyen ve oluştuğu kayanın gözeneklerinde kalan petrolden elde edilen gazdır. Bu gaz,  'kayaç ' denilen oluşumların içine sıkışmış vaziyette bulunmaktadır.

 

'Hidrolik çatlatma ' adı verilen basınçlı su ile kaya katmanlarının içinde kırılmalar meydana getirilerek kaya içindeki gazın açığa çıkması sağlanır.

 

Bu işlemlerin, depreme sebebiyet verdiği ve yer altı sularını zehirlediği iddiaları olduğu gibi, bu iddiaların geçersiz olduğunu ileri süren ilim adamları da vardır.

 

İlk kaya gazı üretimi, Amerika Birleşik Devletleri'nin New York eyaletinde 1821 yılında gerçekleştirilmiş ve 1970 yılında endüstriyel ölçekte üretim sağlanmıştır. Günümüzde kullanılan teknolojinin geliştirilmesi çalışmaları devam etmektedir.

 

Kaya gazının çıkarılması, pahalı bir yöntemle gerçekleştirilebilmektedir. Ancak en pahalı mal, ihtiyacı karşılayacak ölçüde bulunmayan maldır. Türkiye'mizde; nükleer enerji santrallerinin patlamalar sebebiyle can ve mal güvenliğini tehdit ettiği, hidroelektrik santrallerin tabiatın yeşil dokusunu tahrip ettiği, termik santrallerin hava kirliliğine sebebiyet verdiği, doğalgaz santrallerinin dışa bağımlı olduğu iddia edilerek karşı çıkılıyor. Aleyhte görüşlerde bir miktar haklılık payı var ise de, bu görüşler daha çok dış kaynaklı etkenlerle tahrik edilerek köpürtülüyor. Söz konusu santrallerden vazgeçmek yerine, sebebiyet verdikleri olumsuzlukların giderilmesi yoluna başvurulmalıdır. Rüzgâr ve güneş enerjisi ile deniz dalgalarından, İstanbul Boğazı'ndaki akıntılardan da yararlanmak mümkündür. Özetle enerji elde edilebilecek hangi kaynak var ise o kaynak mutlaka değerlendirilmelidir. Karanlıkta kalamayız. İnsan vücudunda kan ne ise, bir ülkenin ekonomisinde enerji de odur. Enerjisiz sanayi, sanayisiz ekonomi düşünülemez.

 

Uzmanlar Türkiye'de kaya gazının bulunduğunu belirtiyorlar. Üretim teknolojisini satın almak veya kendimiz teknoloji üretmek suretiyle kaya gazı rezervlerimizi mutlaka işletime almak mecburiyetindeyiz.

 

Dünya petrol rezervlerinin iyice azaldığı hatırlanırsa, yeni enerji kaynaklarının işletime alınması konusunda vaktimizin, zannedildiği kadar bol olmadığı anlaşılır.

 

Yalnızca bilinen kaynakları kullanmak veya geliştirmek de yeterli değildir. Dünyanın her tarafında 'enerji verimliliği' kavramı üzerinde durulmaktadır. A sınıfı elektrikli ev âletleri, önceleri tasarruflu, şimdilerde led ampuller enerji verimliliği mecburiyeti ile geliştirilen sistemlerdir.

 

En fazla akaryakıt, taşıt araçlarında tüketilmektedir. Su veya akü ile ve de hibrit sistemi ile çalışabilen otomobillerin geliştirilmesine de çalışılıyor. Ne var ki üretim sistemleri petrol üzerine kurulmuştur. Kısa bir süre içerisinde devre dışı bırakılması mümkün değildir. Petrol lobisinin gücünü de göz ardı etmemek gerek.

 

Bütün bunlara rağmen kaya gazı insanlık için yeni bir ümittir.

 

Türkiye bu imkândan faydalanabilir mi?

 

Çok kıymetli ve kullanım alanı çok geniş olan bor madeninden yeterli ölçüde yararlanamadığımız göz önünde bulundurulursa, bu soruya kolayca 'evet' demek mümkün gözükmüyor. Fakat her şeye rağmen gerçekleşmesi mümkün olan bir ümittir.

 

Kaya Gazı Nasıl Çıkarılır?

Kaya gazı, kaya kütlelerinin içerisinde bulunmaktadır.

 

Ana kaya doğal hâliyle geçirgen değildir. Bu sebeple öncelikle hapsettiği gazı serbest bırakacak duruma getirilmesi gerekmektedir. Bunun için yüksek basınçla hidrolik çatlatma işlemi uygulanır.

 

İlk olarak 1950'li yıllarda ABD'nin Ohaio Eyaletinde uygulanmış olduğu bilinen hidrolik çatlatma yöntemi günümüzde çok gelişmiştir. Bugün ABD'deki yaklaşık bir milyon kuyuda bu yöntem kullanılmaktadır.  ABD'de hâlihazırda 34 eyâlette toplam 450.000 kaya gazı kuyusu faaliyet halindedir.

 

Hidrolik çatlatma işleminde kullanılan çatlatma sıvısı % 97,5 oranında su, % 2,5 oranında ise ince kum ve bazı kimyevî maddelerden oluşur. Bu sıvı kuyuların içine çok büyük bir basınçla verilir. Böylece kaya gazının bulunduğu bölgede çatlaklar oluşturulur.

 

Çatlatma sıvısındaki ince taneli kum açılan çatlakların içine girer. Hidrolik çatlatma işleminin sonunda basınç kaldırıldığında bu madde ince çatlakları açık tutarak kaya gazının toplanmasını ve kuyuya doğru akışını sağlar. Bu sıvı içindeki bazı kimyevî maddeler ise bu çatlatma işleminin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesine yardımcı olur. Çatlatma sıvısı içinde kullanılan maddelerin cinsi ve miktarı jeolojik yapıya ve sondaj derinliğine bağlı olarak değişir.

 

Çatlatma sıvısı hidrolik çatlatma sonrasında kuyu içindeki basınç düşürülerek dışarıya alınır. Böylece kuyudan gaz üretimi başlar. Geriye alınan suyun bir bölümü arıtılır ve tekrar kullanılır.

 

Üretim Çalışmaları Ne Safhada?

Dünyada 2010 sonuna kadar kaya gazı bulmak için 20.000 kuyu açılmıştır. Bunların büyük bir ekseriyeti ABD topraklarındadır. Teksas'ta 2010 yılında, 12.000 kişi istihdam edilerek 51 milyar metreküp doğalgaz elde edildi. Türkiye, bir yılda 43 milyar metreküp doğalgaz kullanıyor. Yapılan araştırmalardan elde edilen bilgilere göre, Türkiye'de mevcut kaya gazı rezervleri, Türkiye'nin doğalgazda dışa bağımlılığını sona erdirecek kapasitededir.

 

28 Ocak 2015

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi ocetinoglu1@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu