GÜNÜN SÖZÜ

"bu dünyadan göçerek türk milletine veda edeceklerinin çocuklarına kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü bu olmalıdır: "benim türk milletine, türk cemiyetine, türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemişti, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz. Bu sözler bir ferdin değil, bir türk milleti duygusunun ifadesidir. " bunu, her türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir. Her türk ferdinin son nefesi, türk milleti'nin nefesinin sönmeyeceğini onun ebedi olduğunu göstermelidir. Yüksek türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.//Celal Bayar

20 Kasım 2018 01:57 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » İdris TÜRKTEN » Hayat Bu Kadar mı Zor?

Hayat Bu Kadar mı Zor?
Tarih: 01 Kasım 2014 Yazar: İdris TÜRKTEN-Tekniker Kategori: Güncel

Hayat Bu Kadar mı Zor?

Ey sen!

Cumhuriyet'in kurucusu, vatan topraklarının kurtarıcısı Büyük Atatürk'ün ömrünün sonuna kadar yaşadığı Çankaya'yı beğenmeyip, kendine AK-SARAY'LAR yaptırırken,

Bir Madencinin eşi:
"Önce maaşımızı kestiler
Sonra ekmeğimizi,
Şimdi de canımızı alıyorlar.
Ben ne edem, nere gidem şimdi?"

Diye feryat ediyordu.

Yıllardır Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde usulüne göre çalışan, bilgili, diplomalı madencilerin ruhsatlarını iptal edip, AKP havuzuna abone ne kadar ehliyetsiz, liyakatsiz madenciliğin (M) sinden anlamayan yandaşların varsa maden sahalarını onlara peşkeş çektin.

AKP den Milletvekilliğine, Belediye Başkanlığına aday olup kazanamayan ne kadar yandaşın varsa liyakatlerine bakmadan devletin kurumlarını gene bunlara adeta bağışladın.

İşte o gün, bu gündür Türk milletinin gözyaşları dinmiyor.

PKK teröründen sönen ocakları saymıyorum.

2010 yılında Zonguldak, Karadon maden ocağında kaybettiğimiz 30 cana ilaveten,

Daha yakın zamanda Soma faciasında kaybettiğimiz 301 madencimizin mezarlarının toprağı kurumadan,

Buda yetmezmiş gibi 18 mezar daha kazdırıyorsun Allahtan reva'mı bu?

Türk ekonomisine katkıda bulunmak için yerin yüzlerce metre altında dişleriyle, tırnaklarıyla emek veren, yarı aç, yarı tok çalıştırdığın işçilerinin akıbeti ölümmü olmalıydı?

17/25 Aralık sürecinde Reza Zarrab ı, bakan çocuklarını kurtaracağım diye adliyelerin, emniyetin altını üstüne getirdin de ruhsatsız, emniyetsiz, sigortasız aç-susuz işçi çalıştıran yandaşlarını hiç denetlettirmedin.

Bakanların bizzat kendileri söylüyor;

" bir işyerine denetime gittiğimizde araya 30 kişi giriyor, çaresiz kalıp, görmezden geliyoruz" diyorlar.

Böyle diyorsunuz,

Yani,

"özrünüz kabahatinizden büyük"!

Peki ya sizin bu özrünüz çileden suratı kırış kırış olmuş, ağlamaktan göz pınarları kurumuş şu ananın

Derdine çare olacak mı?

Şu söylediği sözün cevabını verebilecek misiniz?

"Oğlum yüzme bilmiyordu, suyun içinde ne yapar şimdi"?

Size son sözüm şu olsun ki:

Bütün dünyada, sizden önceki mevkidaşlarınızın akıbetlerini bir gözden geçirin isterseniz.

 

01 Kasım 2014

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi idristurkten_1@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu