GÜNÜN SÖZÜ

Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor, sadece sen yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun. //Montagne

16 Ağustos 2018 13:27 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Özcan PEHLİVANOĞLU

Türk Savaş Sanatı!...

Muhsin BOZKURT

Edeb Yâhû! (2)...

Ruhittin SÖNMEZ

Görev Devri Zamanı...

Prof. Dr. Mustafa E. ERKAL

Davet Edilen Kriz...

Fikret Karatepe

Gör...

İdris TÜRKTEN

Şehitler...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Halil ALTIPARMAK » Ben Yapılan Yarışı Yazarım

Ben Yapılan Yarışı Yazarım
Tarih: 31 Ocak 2014 Yazar: Halil ALTIPARMAK-Ekonomist Kategori: Güncel

Ben Yapılan Yarışı Yazarım

Bana diyorlar ki ısrarla, Adana Valisini neden yazmıyorsun...

Bakın, inanın çok daha önemli konuları yazmaya sıra bulamıyorum. Ayrıca, kişilerle mümkün olduğu kadar uğraşmak istemiyorum ki, ülke, bölge ve dünya konularına sıra gelsin.

Kaldı ki, vali konusunda ne yazabilirim... İktidar milletvekilinin sözleri, Türkiye'nin en yaygın gazetesinde baş haber oldu. Recep Tayyip ERDOĞAN, bu haberden bir gün sonra, boşuna uğraşmayın yedirmem dedi. Kim, kimle, nasıl uğraşıyor, kimin eli kimin cebinde ve kimin ne kadar utanması gerekir bilemez olduk. Böyle bir durumda ne yazılabilir ki! Yazsak ne olur, yazmasak ne olur!!!!

Neyse, biz konumuza dönelim...

Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça, ülkede ve belki de bölgede çok önemli gelişmelere tanıklık edeceğiz.

Bakın, Recep Tayyip ERDOĞAN ve Abdullah GÜL'den birisi ben Cumhurbaşkanlığına aday değilim demediği müddetçe, ülke ve toplum olarak çok daha sıkıntılara düşeceğimiz açık görünüyor.

Egemen emperyal güçlerin ve onların yıllardan beri beslediklerinin istediklerini yapmak için her ikisi de adeta rol kapmak için yarışıyor.

Bir gün Recep Tayyip ERDOĞAN, paket diye terörist başının isteklerini yapmak için can atıyor ve demokratik paket yutturmacası ile bu istekleri sıralıyor.

Ne yapıyor yani?

Andımızı kaldırıyor, harfler ekliyor alfabeye, Türkçe dışında anadilde eğitim getiriyor, Türkçe dışında siyaset yapma serbestliği getiriyor, yer isimlerinde değişiklik yapma yetkisi getiriyor vesaire. Bu istekler kimlerin isteği olabilir acaba?

Rol kaptırdığını düşünen Abdullah Gül, 13 yıl önce ölmüş Ahmet KAYA'ya, başka bir sanatçı yokmuş gibi devlet madalyası veriyor. Buna ne gerek duyuyor acaba?

Arkasından, rolü kaptırma endişesi ile Recep Tayyip ERDOĞAN, Van'da Türk Milletine olmadık hakaretler ediyor. Yani, ne diyor? Türk Milleti dersen başkaları da başka şeyler söyler diyor. Türk Milleti kavramı herkesi kapsamaz diyor. Sadece Millet demek yeter gibi, ipe sapa gelmez, altı boş şeyler söylüyor. Bu yazıları hazırlayanlar, bu sözlerin boş olduğunu bilmiyorlar mı?

Hemen akabinde, aman rolüm gider de, egemen güçler beni zayıf görürler diye, Abdullah Gül, Devlet Madalyasından TC ve ATATÜRK'ü kaldırıyor. Sayın Gül, buna bu kadar acil neden gerek duydu acaba, sizce?

Aynı günlerde, Recep Tayyip ERDOĞAN, rol kaptırmamak için, kızlı-erkekli evler bombasının pimini çekip ülkeye ve topluma atıyor. Bu kadar dar bir zaman içerisinde bunu neden, nasıl ve hangi güdülerle düşünmüş ve ihtiyaç hissetmiş olabilir sizce?

Bu bomba, rol yarışında geride kaldığını düşünen ve egemen güçlere bu filmde ben de oynamak istiyorum diyen Bülent ARINÇ'ın elinde patlıyor.

Şimdi yarış üçlü hale geldi.

Ancak, bu yarışın içerisine, bundan böyle, sadece Cumhurbaşkanlığı değil, Başbakanlık da girmiştir.

Her üç yarışçı, egemen güçlere kendilerini beğendirmek ve kendilerini kabul ettirmek için bundan böyle ellerinden ne gelirse onu yapacaklardır.

Bu arada, ülkede ne olursa olun, insanımız nasıl yaşarsa yaşasın bu üç yarışçı için hiç, ama, hiç önemli değil.

Nasıl olsa ciddi bir kesim, top atsan uyanmaz vaziyette uyuyor. Uyandırmaya çalışanları da kendinden uzaklaştırıyor. Yahu, bu insanlar iyi niyetli olarak bir şeyler söylemeye çalışıyorlar, bir de bunları can kulağıyla dinleyelim demiyorlar.

Bu durum yarışçılar için bulunmaz bir fırsat. Niye rahatça kendi aralarında yarışmasınlar.

Evet, son bir ayda yaşananları, tesadüf diye geçiştirebilir misiniz?

Hayır, lütfen geçiştirmeyin.

Son birkaç ayda yaşananlar, bir yıldan beri yaşananların daha yoğunluklu şekli.

Zaman daraldıkça daha da yoğunluklu şekillerde yaşayacağız.

31 Ocak 2014

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi halilaltiparmak@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu