GÜNÜN SÖZÜ

Bugün dalkavukluk bir ruh ve tıynet meselesidir; iş, meslek olmaktan çıkmıştır. Tanzimat'tan evvelki devirde ise dalkavuklar, kahyaları, nizamnameleri ve narhları olan bir esnaf zümresiydi.//Reşat Ekrem Koçu

16 Aralık 2018 21:58 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Halil ALTIPARMAK » Utanma Nedir

Utanma Nedir
Tarih: 04 Ocak 2014 Yazar: Halil ALTIPARMAK-Ekonomist Kategori: Güncel

Utanma Nedir

 

Yalan söylememek, kul hakkı yememek, kişilere göre fikir üretmemek, başkalarına oyun yapmamak, özü sözü bir olmak, her zaman doğrudan yana olmak, hırsızlık yapmamak, hırsıza arka çıkmamak gibi hasletlerin yerine getirilmemesi insanda bir takım mahcubiyetler oluşturur ve bunun biraz ileri safhası da utanmadır diye bilirdik.

Meğer, bizim bildiğimiz, toplumumuzdan, milletimizden, ailemizden, dinimizden gördüğümüz, öğrendiğimiz bu utanma duygusu bugün bazılarından gitmiş ve unutulmuş da haberimiz yokmuş.

Hem de kimlerde yokmuş, kimler unutmuş, biliyor musunuz bu utanma duygusunu? Tam da bu değerleri savunan, inançlarının temeline bu hasletleri yapmamayı aldıklarını iddia edenlerde yokmuş, maalesef.

Bir utanmazlık ki, demeyin gitsin.

17 Aralık'tan beri bütün kanalları seyrediyorum. Yolsuzluk operasyonu yapılmalıdır, iyi oldu diyen kanalları da, hükümete yakın, daha doğrusu Tayyip ERDOĞAN'a yakın kanalları da sabahlara kadar seyrediyorum. Vıcık, vıcık riya, yalan, utanmazlık, Türk Milletini kandırma sürüp gidiyor.

Özellikle, Türkiye çok yükseldi, bunun için dış güçler, devlet içindeki çeteleri kullanarak, hükümete, ülkeye darbe yapıyorlar ifadesi o kadar utanmazca söylenen bir ifade ki, inanın, bazen acaba rüyada mıyım diye kendimi yokladığım oluyor.

Utanmazlar, bu ülkeye darbe Ergenekon, Balyoz, Sarıkız vesaire diyerek yapıldı ve devlet çökertildi zaten.

Devletin kozmik odalarına girip en önemli bilgiler, dış odaklara servis edilerek devlet felç edildi zaten.

Dünyanın en büyük ikinci ordusu denen Türk Silahlı Kuvvetleri, kendi içindeki dış odakların işbirlikçileri ile birlikte itibarsızlaştırılarak, psikolojik harp yapılarak devletin gücü bitirildi zaten. Deniz kuvvetleri tamamen subaysız ve eğitimli kadrosu olmayan bir kuvvet haline geldi zaten.

Devletin güvenliği, dolayısıyla gücü ve itibarı yok edildi zaten.

Orduya paralel silahlı güç olarak polisi koyma girişimleri ile iki göz bebeğimiz kurumlar karşı karşıya getirilmeye çalışılarak, dış odakların Sevr Rüyasını gerçekleştirmelerine izin verildi zaten.

Andımız kaldırılarak, Türk yoktur denerek, Ne Mutlu Türküm Diyene sözlerini kaldırarak, Türk Milleti ifadesi herkesi kapsamaz denilerek, Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına aldım denilerek, Türk'ü sıradan bir etnik grup haline getirerek, terörist başına teslim olunup, onun her istediğini yaparak, TC'yi kaldırarak, eyalet kanunlarını çıkararak ve daha neler neler yaparak Türkiye Cumhuriyeti Devletini tükettiniz, bitirdiniz ve üzerine bomba attınız zaten.

Hem de bunları kimlerle yaptınız?

Bugün, paralel devlet dediğiniz güçlerle yaptınız. Bugün, dış odaklar dediğiniz güçlerle yaptınız. Hatta siz değil, doğrudan o dış güçlerin yapmasını seyrettiniz. Memleketin kahraman evlatlarını dış güçlere yem ettiniz.

Siz, paralel devlet arıyorsanız, bu devlet içindeki güçlere teslimiyetinizi biliyoruz, bunu bırakın. Önce, Güney-doğudaki paralel devlete bakın. Mezarlık yapan PKK'ya bakın. Siz Güney-doğu'daki düzenli görüntüsü veren sözüm ona PKK ordusuna bakın. Siz, PKK'nın elemanlarının şahitlikleri ile bu memleketin kahramanlarının nasıl yıllardan beri içeride çile çektiklerine bakın. Siz PKK, KCK gibi binlerce insanımızın kanını emen örgütlerin Güney-doğu'da nasıl devlet gibi hareket ettiklerine bakın.

Siz, dış odak arıyorsanız, 28 Şubat'ı yapanların tamamının salıverilip, düşüncede darbe yapacakları gibi abuklukla içeride tutulanların neden içeride tutulduklarına bakın.

Milli kimliğinden koparılmış, kuruluş ilke ve felsefesi yok edilmiş, borcu 6-7 katını geçmiş, tamamen dış odakların getireceği paraya bakarak suni bir ekonomi oluşmuş, çiftçisi, emeklisi, esnafı, işçisi, memuru, sağlığı, güvenliği, eğitimi mahvolmuş, dışarıda hiçbir itibarı kalmamış bir ülke haline gelmişiz. Bu durumdaki ülkenin dış odaklar tarafından korkulduğundan bahsediyorsunuz.

Hadi oradan derler adama.

Yapılan yolsuzlukları uzun zamandan beri bilmeyen, duymayan, görmeyen sadece gözü kapalı fanatik taraftarlar idi.

Siz, bizi yanınıza çekme taktiklerini bırakın da, Erdoğan BAYRAKTAR, İdris Naim ŞAHİN, Ertuğrul GÜNAY gibi yıllarca bakan yaptıklarınızın konuşmalarının nedenlerini izah edin.

Siz ucuz bir şekilde yeni taraftar bulma oyunlarını bırakın da, 24 yaşındaki Rıza SARRAF'la bu ülkenin bakanlarının, ailelerinin nasıl ve neden bu kadar samimi olduklarını izah edin.

 

 

04 Ocak 2014

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi halilaltiparmak@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.