GÜNÜN SÖZÜ

En büyük acı, acıtmaz olmuş zincirlerin acısıdır; köleliği kabul etmenin, başkaldırmaktan vazgeçmenin acısıdır.Arif Nihat Asya

20 Ekim 2018 08:41 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Cevat NAS » Güçler Savaşı ve Devlet!

Güçler Savaşı ve Devlet!
Tarih: 18 Aralık 2013 Yazar: Cevat NAS-Eğitimci Kategori: Güncel

Güçler Savaşı ve Devlet!

Dershaneler ile ilgili açıklamaları izledim. Diyorlar ki: Dershaneler iyi öğrencileri seçip alıyor, bu öğrencilerde iyi okullar kazanıyor, Cemaat dershaneleri kastedilerek, şöyle başarılıyız, böyle başarılıyız diye halkı kandırıyorlar ve çıkar teşkil ediyorlar. Peki bu durumu herkes biliyor da yönetim ergimiz yeni mi bu durumu anladı? Kusura bakmayın, ABD'nin Irak'ı işgali yarım saat bile sürmedi. Siz onbir yıldır iktidarsınız. İktidar olalıdan beri karşılıklı çıkarlar uğruna maalesef ki Milli Eğitim dibe vurduruldu. Milli Eğitim politikaları maalesef iflas etti. Çünkü bu hükümetin ilk halkası Milli gömleklerini çıkardıklarını zaten ifade etmişlerdi, bunlardan millilik beklemek elbetteki yersiz bir beklentidir. Milli Eğitim politikaları gibi, İç işlerinde de ülkenin bir bölümü ve birçok mahalle kontrol altında olmayan bir konumda. Dış işleri ortada, sınırlarımız içler acısı. Kuzey Irakla (Barzani ile) yapılan petrol anlaşmasını dahi Irak resmi devleti ve ABD engelledi. Bu durum dahi Türkiye'nin durumunu iyi anlatıyor. 
Kısaca bu hükümetin politikaları iflas etmiştir. Ancak ele geçirilen TV'ler ve yayın organları ile ortam güllük gülistanlık gösterilmeye çalışılıyor. Bu kötü gidişatı bozmada bana göre en önemli güç Saadet Partisi ve MHP'nin halkla bütünleşmesi olacaktır. Özellikle Saadetin seçimlerde son dakikalarda oylarını elinde tutamaması, çıkar çevrelerini hep iktidar yapıyor. İnandıkları ve savundukları doğruların arkasında Saadet Partililerin durmaları gerekmektedir. MHP'lilerin ise 'Ben ben' diyenlerinin nefis yapmaması ve tüm birimlerinin halkla bütünleşmesi lazımdır.
Komünizmin çatlaması ve Rusya'nın dağılmasından sonra İzmit Türk Ocaklarında konferans veren Moskova Üniversitesi Azeri Proflarından birine şu soruyu sormuştum: Siz Azerbaycan'da hür Azerbaycan Devletini kurmaktasınız, Türkiye'deki Milli Eğitim sistemini mi uygulayacaksınız? 
Cevap şu oldu:Türkiye'de bir Milli Eğitim sistemi yok ki, sizin yüzünüz ÖZÜNÜZE değil, ABD ve AB ne yöneliktir. Türkiye'deki sistemi uygularsak, bizim BALALARIN hali nicolur? Evet, beş tane Milli Eğitim Bakanı değiştiren bu hükümet, gerçektende Milli Eğitimi düzeltememiştir. Allah bizim balaları da korusun inş...Milli Eğitimi dershanelere bırakanlar şimdi ne oldu da birbirlerine şamar atmaktalar? Halkın uyanması da uzak bir ihtimal konumunda!!!
Hükümetin dershaneleri kapatma planını açıklaması sonucu Cemaat şunu mu demek istiyor: "Her icraatı yap ama bana ait hiçbir şeye dokunma. Dokunursan, kasetten başlar, gizli MGK belgelerinden çıkarım."
Hükümet, ise bildiği ne tekniği varsa elindeki devlet imkânlarını kullanarak devreye sokacaktır.
Siz bakmayın "dershaneler bu yıl da öğrenci alacak, 2015'e kadar kapatılmayacaklar" denilmesine, savaş bütün hızıyla devam ediyor.
Hatta savaş yeni başladı!
Başbakanın son açıklamalarının iyi okunması lazım!
Diyor ki:
"Bazıları rahatı görünce farklı bir duruma büründüler."
Erdoğan birçok sözü ile cemaati hedef alıyor.
Yani olay dershane olayı olmaktan çıkmış vaziyette.
Bundan sonra ne olabilir?
Devletin değişik birimlerine yerleştirilmiş cemaat kadrolarının tasfiyesi yapılır, ancak hükümet seçimi de eminim düşünüyordur! Cemaat medyasının reklâm musluklarının kesilmesi, cemaate bağlı işadamlarına yönelik mali operasyonlar zıtlaşma devam ederse yapılabilir... Ancak bu durumlar zannederim ki;seçim arefesinden sonra başlayabilir.
Asıl sorun :
Sadece dershane olayı değildir, küresel bir savaşın da izleri var gibi...
Cemaatle ilişkiler bozulmaya başladığı süreçte, hem Avrupa Birliği ile hem ABD ile ilişkiler gerginleşti. AB, Türkiye'nin üyeliği konusunda hala ipe un seriyor ve Ankara "yeter artık" demeye başladı. Kılıçdaroğlunun ABD ile kontak kurmasının kabulü neyin nesi?
Sıfır sorun edebiyatı tamamen tökezlemiştir. Türkiye bu hükümetle çevresinde sadece pkk tandaslı Barzani ile iyi ilişkileri vardır. Onun sebebi de oy yatırımıdır. Çıkar meseleleridir. Türkiye çevresindeki ülkelerle sorunların zirvesindedir. Ve ABD artık bu gergin, öfkeli ve kontrol dışına çıkmaya başlayan başbakan'ı istemiyor, zannediyorum. Erdoğan'ı istemeyenler arasına Amerika'da ki Fethullah Gülen de dâhil oluyor artık. Böylece, bir ABD projesi olan AKP, bir başka proje olan cemaatle karşı karşıya geliyor.
Bu savaşın diğer tarafı olan "cemaati" ise çok ama çok zor günler bekliyor. Devlet içinde devletçikler (pkk, azınlıklar, zararlı cemaatler) üstlendikleri rol gereği,TC Devletini içten içe kemiriyor. Birileri ise kendi keselerini doldurma adına bu kötü gidişata seyirci mi kalıyorlar acaba, ne dersiniz?

18 Aralık 2013

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu