GÜNÜN SÖZÜ

Sizi yalnız bırakmanın acısıdır içimdeki, benim için üzülmeyin//Ayhan Songar

 

 

21 Eylül 2018 06:08 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Muhsin BOZKURT

Bireysel Haklar (2)...

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » T. Muzaffer ŞİŞMANOĞLU » 41 Katlı Otel

41 Katlı Otel
Tarih: 12 Mayıs 2008 Yazar: T. Muzaffer ŞİŞMANOĞLU-İnşaat Müh. Kategori: Güncel

41 Katlı Otel

Şehrin doğu kesimi olan eski Perşembe pazarı alanı bitişiğinde bulunan yine eski Karayolları arazisine yapılacak çok katlı otel inşaatı dolayısı ile kamu oyunda koro halinde tepkiler başladı. Tıpkı bir zamanlar “köprüyü sattırmayız” dendiği gibi. Kimse burada yapılacak çok katlı yapının teknik olarak nasıl yapılacağını araştırmıyor. Yerin altına inildikçe karşılaşılacak sorunların nasıl aşılacağını sorgulamak yerine sadece hep bir ağızdan belli çevreler şehre yoğunluk katacağından bahsediyor. Tıpkı bir zamanlar “boğaza köprü yerine yapılacağına zap suyuna köprü yapılsın” dendiği gibi.

Real alışveriş merkezi yapılırken şehre yoğunluk katmıyor mu idi? Carefour alışveriş merkezi yapılırken şehre yoğunluk katmıyor mu idi? Outlet Center yapılırken neredeydiniz? İnterteks çalışsaydı şehre yoğunluk katmayacak mı idi? Grant Yükseliş 0tel’in yeri yapı yapmaya çok mu uygundu? Aynı beyler buralar yapılırken neden suspus oldular?

Ben bahse konu bu yapıların yapılmış olmasına karşı değilim. Bunlar şehrin zenginlikleridir.

Kocaeli yıllarca İstanbul’un baskısı altında gelişememiştir. Aynı zamanda o yıllarda şehrin üzerinde söz sahibi olan bazı hakim kişilerin tutucu tavrı şehri kısır bırakmıştır.

Sayın Sefa Sirmen, Başkanlığı döneminde bir atılım gerçekleştirmiştir. Şehrin önünü açmıştır.

Şehre bir zenginlik kazandırmıştır. Bunu kimse inkar edemez.

Tabii ki her yeni Başkan kendi döneminde kendince hizmet etmenin yolunu ve metodunu kendisi tespit eder. Bu dönemde de Sayın İbrahim Karaosmanoğlu şehre hizmet etmeye çalışmaktadır. Sadece siyasi mülahazalarla eleştiri yapmak doğru değildir.

Şehrin bu bölgesi modern gelişime müsaittir. Şehrin içinin yoğunluğunun doğuya kaydırılmasını daha önceleri söylemiyor mu idik. Bu yönetim döneminde yapıldığı için mi kötü oldu? Önceleri çiçekler eleştirildi. “Paralar yeşillikçilere akıtıldı” dendi. Şehir güzelleşince kötümü oldu. Aynı çevreler “şehirde İbrahim Karaosmanoğlu’nun bir eseri yok” diyorlardı. Eser yapılmaya çalışılınca da ver yansın eleştiriliyor. Bu nasıl mantık?

Bu bölgede geniş bir meydan, geniş bir yer altı otopark alanı, şehrin yoğunluğunu doğuya çekecek bir iş merkezi doğru bir yatırımdır.

Burada önemli olan, yapılacak çok katlı yapının yapılacağı zemin dolayısı ile çok derine inilmesi gerektiğinden hafriyat esnasında ortaya çıkacak zorluklardır.

Bu bölgede zemin alüvyon dolgudur. Yer altı su seviyesi D100 Karayolunun doldurularak yükseltilmesi dolayısı ile eski ye göre bir miktar daha yükselmiştir. Satıh sularının deniz deşarjı yolları bu dolgular esnasında kısıtlanmıştır. Yapıların yer altındaki kısımlarını inşa ederken yer altı suyunu kontrol altında tutmak son derece zorlaşacaktır. Yaklaşık 30 metre derinde metrekarede ancak bir ton  yük taşıyabilecek bir zemin vardır. Yüksek yapının bu bölgede sağlıklı olabilmesi için Alüvyon zeminin çıkarılması gerekir. Otuz metre derindeki zemininin içine çakılacak kazıklar ancak o zaman etkili olabilir. Fuar alanında yapılan yapıların altına çakılan kazıkların yapımı esnasında yaşanan komik görüntüleri gördükçe burada da bu görüntülerin yaşanmamasını dilerim.

Bence söylenmesi gerekenler, tartışılması gerekenler bunlardır. Buradaki şehrin pis su tahliye kanallarının nasıl aktarılacağı konuşulmalıdır. Bu vesile ile artacak alt yapı ihtiyacının yeniden gözden geçirilmesi gereği konuşulmalıdır.

Çok eski bir proje olan alt yapı projesinin tasarımının ardından  uzun yıllar geçtikten sonra yapımı ve çalışmasının gerçekleştirilebilmesi dolayısı ile, bu projenin yeterliliğinin yeniden sorgulanması gerektiği konuşulmalıdır.

İçinde teknik adamlarında bulunduğu örgütlerin sadece “İstemezük” tarzında eleştirileri samimi olmamaktadır.
Bu arada şunu da eklemek istiyorum. Bu bölgede imar durumu genelde üç kat. Bazı parsellerde dört kat. Belediye İhale edince kırk kat ta, vatandaşa niye dört kat? Yoksa vatandaşın bulacağı mimar ve mühendisler beceriksiz mi?

Bence bu kat sınırlaması yeniden gözden geçirilmelidir.

Yönetmelikler yenilenmiştir. Bilgisayar teknolojisi ve hesap metodları gelişmiştir. Yapı Denetim müesseseleri vardır. İnşaat yöntemleri kaliteli ve çok katlı inşaat yapmaya elverişlidir.. Artık kaliteli inşaatları vatandaşta yaptırabilmektedir.

Vatandaşın da belki kırk katlı değil ama üç kattan çok fazlasına hakkı vardır.

Bu vesile ile kat sınırlamasının Kocaeli genelinde yeniden ele alınmasında fayda vardır diyorum. Önemli olan alt yapıdır. Alt yapı yeterli ise üst yapı Mühendislik işidir.

Şehir planlamacılarına düşen Şehrin silueti ile alt ve üst yapılarının yeterliliğidir.

Zemin mühendislerine düşende Zeminin sıhhatli okunabilmesidir.

Kat yüksekliğine karar vermek değil.

Bırakalım kaç kat yapabileceklerine İnşaat Mühendisleri karar versin.

12 Mayıs 2008

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi muzaffersismanoglu@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu