GÜNÜN SÖZÜ

Sizi yalnız bırakmanın acısıdır içimdeki, benim için üzülmeyin//Ayhan Songar

 

 

21 Eylül 2018 11:58 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Muhsin BOZKURT

Bireysel Haklar (2)...

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Şiir Defteri » Muhsin BOZKURT » İstanbul Gibi Diyar

İstanbul Gibi Diyar
Tarih: 07 Eylül 2012 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Şiir Defteri

İstanbul Gibi Diyar

Lâciverdin en canlı koyusu, boğazda serilmiş denize
Martılar pike yapıyor, bu eşsiz, yavaşça kabaran yüze

 

Böyle aydınlık bir Boğaz, acabâ, Dünya'da varm'ola?

Mavi yüzey, pırlanta gökte, veriyor Martılar mola

 

Süslenmiş kıyılar, kırmızı kiremitli estetik evlerle

Sanki Boğazın kenarında, onu bekleyen mûnis devlerle

 

Az çok, ben de gördüm sayılır, kısmen Avrupayı

Yeryüzünde bu güzellikle; bizim  Aslan payı

 

İstanbul'u gördükçe iç geçiren Batı, hazırlıyor yasa

Âh diyorlar  "İstanbul güzel ama, bir de Türklerin olmasa!"

 

Montrö Anlaşması'nı dile dolamaları, bunun emâresi

Kılıf hazırlıyor şimdiden, çalınacak câminin minâresi

 

Banliyö trenlerinin var seyrinde, ap ayrı bir safâ

Şehir Hatları'nda, değme keyfime der, vatandaş Mustafâ

 

Çamlıca, küçüğüyle büyüğüyle yarışıyor birbiriyle

Zarâfette yok diyorlar üstümüze, her biri kibiriyle

 

"Bir semtini sevmek bile"  ömürde, olursa ömre bedel

İnsân, İstanbul'u ister, emînim ki, olsa da müptezel

 

Topkapı Sarayı, alır da götürür, târihe seni

Ferâhlatır içini, râhatlatır kafanda eseni

 

Eğer olsaydı İstanbul ve Mavi Boğaz, İngilizlerin

Seyircisi olurdunuz siz o zaman sayısız izlerin

 

İğne atsanız,bulamazdınız yer, bırakın karayı denizde bile!

Elimizdeki Emsalsiz İnci'nin, değiliz farkında, bilmem ki niye?

 

İngiliz Milleti, pireyi deve yapmakta çok mâhir

İnci İstanbul'a dökerdi dünyâyı, inanın âhir

 

İngiltereyi bu denli tanıtan İngilizi, sorbir bilene

Ya İstanbul elinde olsaydı, ne yapmazdı ki, bir düşünsene

 

2074

Varken elde, "Dünyâ Cenneti" , "Dünyâ Başkenti" sayılan İstanbul

Böyleyken, İnci'nin değerini anlayacak adamı gel de bul

 

Türkler, ne kadar bahtiyâr, İstanbul'a olmakla sâhip

Sanki İstanbul, mutlu görünmüyor pek öyle, ne garîp

 

Batılılar, âh diyor iç geçirerek, İstanbul gibi bir diyâr

Kıymet bilmez elde hebâ oluyor, ân be ân sanki harâbe-zâr

 

Bu boş veriş, imkân veriyor nicelerin kurdukları  ağına

Hele Patrik denen aç canavarın, ağzı varıyor kulağına

 

Sessiz ve derinden, sinsi bir faâliyet var Fener'de

Vatikan Devleti'nin, bir benzeri var şimdilik serde

 

Hâlâ hazmetmedi, Ayasofya'nın câmi oluşunu, bir türlü Batı!

Nasıl eski hâline getirtebilirim diye, kurduruyor sâati

 

Ey Türkler, su uyur ama, düşman uyumaz bilirsiniz!

O hâlde niçin, bu gerçeklere tersten eğilirsiniz?

 

Gelin kendinize, bilin artık İstanbul'un değerini

Bir başka Fâtih Sultan Mehmet yok, düzeltecek eğerini

 

İstanbul gibi diyâr, olmaz öyle her millete nasîb

Türklere bunu kul değil, Yüce Allah kılmış münâsib

 

2075 - 2076

07 Eylül 2012

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi muhsin.bozkurt@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu