GÜNÜN SÖZÜ

  • Bilim, gerçeğe giden yolları aydınlatan ışıktır.//Hacı Bektaşi Veli

 

 

16 Kasım 2018 22:07 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » İdris TÜRKTEN » KCK – PKK

KCK – PKK
Tarih: 14 Nisan 2012 Yazar: İdris TÜRKTEN-Tekniker Kategori: Güncel

KCK – PKK

 

Hükümet'in son uygulamalarına bakacak olursak PKK konusunda 9 yılda yaptığı başarılı işlerden birisinin, KCK operasyonlarının olduğunu göreceğiz.
Hepimiz hatırlarız Türkçemizde meşhur bir tekerleme vardır, yumurtamı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan çıktı? Bunlar tabiî ki bizleri pek ilgilendirmiyor hangisinin, hangisinden çıktığı. Ama şu bir gerçek ki herkes KCK'yı, PKK nın şehir yapılanması olarak görüyor. Lâkin ben bu görüşlere katılmıyorum, nedenini sizlerinde aşikârane gördüğünüz gibi KCK operasyonları neticesinde gerek kırsal alanda ve gerekse büyük şehirlerdeki terörist faaliyetlerde hissedilir derecede büyük bir azalma ve çözülmeler var buda gösteriyor ki KCK besleyip büyütmez ise PKK nın yaşama şansı yok.
Bunun ana nedenlerinden birisinin, operasyonlar neticesinde tutuklanan KCK'lı lar dan sonra örgütün başsız ve beyinsiz kalmasına bağlayabiliriz. Hatta ileriki günlerde de göreceğimiz gibi bu tutuklananlardan bir kısmı itirafçı bile çıkacaktır. Büyük şehirlerimizde gömülü bulunan silahların çıkarılması bizleri bu konuda maalesef haklı çıkarıyor. Aynı zamanda yapılan baskın ve operasyonlar neticesinde finans kaynaklarına büyük ölçüde darbe indirildiğini hep birlikte şahit olacağız. Bombalar, sigara ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi...
Bundan yirmi sene kadar önce rahmetli Alpaslan Türkeş'te buna benzer ama çok daha detaylı şekilde operasyonlarla PKK nın bitirilebilineceğini söylemişti, fakat o günkü iktidar yetkilileri bunun tam tersini yaptılar. Bu durumda şunu gösteriyor ki hem Türkiye'nin yirmi senesi ziyan, hem de binlerce insanımıza gerçekten çok yazık oldu. Ekonomik olarak kayıplarımızda bu işin cabası.
Yalnız şunu da belirtmemiz gerekir ki eğer bundan sonraki süreç çok iyi ve akıllıca kullanılmazsa inanın ki Türkiye de şartlar çok daha çetin ve vahim olarak gelişme kaydedecek. Hükümetin bu zamana kadar uyguladığı bazı saçma sapan akıl dışı teşebbüs ve yaptırımlar, ülkemizi nerdeyse dönüşü olmayan bir yola sürüklüyordu. Daha birinci kürt açılımı ( Milli birlik, Demokratik açılım!!!) hafızalardan silinmeden başbakan yardımcısı sayın Beşir Atalay tekrar açılımlardan bahsetmeye başladı. Halbuki en azından geçmiş süreçten ve gelişen olaylardan bir ders çıkarılmalıydı. Hatada ısrar etmek, belki kişilerin egosunu tatmin eder ama, mevzu bahis memleket meselesi olunca affedilmez ve kaçınılmaz hatalara sebebiyet verebilir...
Şuda bir gerçekki yapılan her yanlış bir söz, konuşulan her hatalı kelime karşı tarafı aşırı bir şekilde cesaretlendirip, küstahlaştırıyor. Onun için gerek siyasi konuşmacılar, gerekse bürokratlar ağızlarından çıkan söze çok dikkat etmeleri gerekiyor.
Hele, hele suyun ve petrol'ün bulunduğu bir coğrafyada yaşıyorsanız sadece bulunduğunuz bölgeyle değil; iştigal alanınız bütün dünya olmalı...

HİRANT YETMEZ BEHÇET'TE İSTER
Türkiye'nin üzerine adeta bomba düştü, devlet büyüklerimiz maşallah iş başarmada birbirleriyle yarış halindeler. Akşam boş kafayla başını yastığa koyan, sabah uyandığında gece harika fikirler edinip sabah, heyecan la, kendisini basın mensuplarının ve medyanın karşısında buluyor. Galiba başbakanımız R.T. Erdoğan'dan ilham alıyorlar. Öyle ya durup dururken İstanbul'a bir kanal projesi ortaya attı, üzerinde yeteri kadar çalışıldı mı, ilim adamlarıyla oturulup tartışıldı mı veya gerekli fizibilite raporları hazırlandı mı? Bunların hiç birisi yok. Aslında bunların her konuda olduğu gibi hiç bir önemi yok, koskoca %50 nin üzerinde bir oy çoğunluğuyla iktidara gelmiş bir başbakana bütün bunları sormanın ne önem'i var, (ben söyledim olacak mantığı hakim olduktan sonra)
Ne ise esas konumuza dönelim biz. Aile ve Sosyal politikalardan sorumlu devlet Bakanımız Fatma Şahin, öyle bir açıklama yaptı ki herkesin ağzı bir karış açık kaldı. Artık şehitlik statüsü değişecek, sivil ölenler de şehit sayılabilecek. Ne güzel; bu olay bana bir zamanlar Uganda devlet başkanı İdi Amin'nin askerlerine taktığı madalyaları hatırlattı. Önüne gelene madalya takardı rahmetli. Biz bunu gazoz kapağı diye ti ye alırdık. Tamam gazoz kapağı ti ye alınırda bilmem ki şehit'lik mertebesi gibi ulvi bir makam nasıl yorumlanır işin içinden çık, çıkabilirsen.
Burada birde şunu hatırlamaktan geçmeğelim. Şehitlik makamı, sadece İslamiyet de vardır ve bununda içeriği gayet açık ve nettir, vatanı için canını verenler ancak şehit sayılabilirler. Acaba diyorum ki AKP li yöneticilere vahiy mi geldi ki böyle hassas bir konu'da al el - acele hüküm verebiliyorlar? Bunca şehit ailesini ve toprağın altında yatan şehitleri düşünmezler mi hiç?
Hirant Dink le birlikte Ulu dere de kaçakçılık yaparken öldürülen 34 kişinin de şehit sayılacağını söylüyor yetkililer. İyi de bu olayı millet vicdanında nasıl kabul gördüreceksiniz? Birkaç kişiyi memnun etmek için kutsal değerlerimizi alt-üst etmenin ne manası var? Üstelik buna emsal teşkil edecek bir sürü öldürülenler var ki bunlarda sıraya girecek olurlarsa nasıl çıkacaksınız bu işin içinden? İsterseniz bir kaçını birlikte sıralayalım. Mesela, Behçet Cantürk, eroin ve silah kaçakçısı, PKK ya maddi ve manevi olarak destek sağladığı biliniyordu. Birileri tarafından Sakarya, Bolu, Düzce üçgeninde öldürüldü. Mesela Bekir Çelenk, Bulgaristan da yıllarca silah ve eroin kaçakçılığı yapmıştır, Bulgar polisi tarafından Türkiye ye teslim edildikten bir süre sonra içerdeyken şüphe'li bir şekilde ölüyor. Eee Bekir beyde bizim görev şehidimiz(!!!) sayılmaz mı?
Yukarıdaki örnekleri, artırmak mümkün işi fazla sulandırmadan kısa kesmekte fayda var. Zaten devlet bu işin altından kalkamaz ve rezaletin bini bin para olur. Onun içinde son günlerde pek de üzerinde durup, konuşulmuyor. Onlar da anladılar ki bu işin altından kalkamayacaklar, ama ok bir defa yaydan çıktı ve kafalarda devlet mevhumu konusunda olumsuz müphem fikirler oluşmaya başladı...

 

 

 

14 Nisan 2012

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi idristurkten_1@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu