GÜNÜN SÖZÜ

Rahat bir ömür sürmenin en kestirme yolu cahilliktir.//Galip Erdem

13 Aralık 2018 22:24 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » Efsane Devlet Adamı Rauf Denktaş

Efsane Devlet Adamı Rauf Denktaş
Tarih: 17 Ocak 2012 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

Efsane Devlet Adamı Rauf Denktaş

İsimleri yaşadığı çağın çok ötelerine taşınmış ve saygıyla anılan kişilerin büyük çoğunluğu yüce bir fikrin/davanın uğruna mücadele ve fedakârlık etmiş kişilerdir.

Kendisine çizilen rotada değil, değerlerinin ve kutsallarının yaşaması uğruna ürettiği fikirleri milleti ile paylaşarak, her türlü çilesine katlanarak, yaşayan dava adamlarıdır onlar.

Kıbrıs Türklüğünün bağımsızlık mücadelesinin en önemli fikri ve siyasi önderidir, Denktaş. Sadece Kıbrıs Türklerinin değil, dünya Türklüğünün saygı duyduğu bir kahraman ve olgun devlet adamıdır.

Sadece çektiği fikir çilesi ile değil, canını ve hürriyetini de riske atarak mücadele edebilen bir kahramandı. Ezilmiş, yıpratılmış bir toplumun küllenmiş ruhuna bağımsızlık fikrini bir hayat nefesi gibi üfleyerek ateşlendirebilen bir lider...

Yalnız bırakılmış, ambargolarla gelişmesi engellenmiş, Anavatandan başka tanıyanı olmamış bir devletin 20 yıllık Cumhurbaşkanı olarak da ABD ve AB'nin taraflı, ikiyüzlü politikalarına ve baskılarına direnmeyi başaran bir diplomasi ustası...

Kıbrıs davası deyince akla gelen ilk isimdi. Rauf Denktaş deyince de Kıbrıs davamız akla gelir. Kendini adadığı dava ile özdeşleşmişti.

KKTC'nin kurulmasına da, bağımsızlık fikrine de karşı çıkan dünya devlerine karşı inanılmaz bir direnç gösterdi.

Hatta sadece dış devletlere değil, Anavatan Türkiye Cumhuriyetinin yönetim merkezi Ankara'ya karşı da çoğu zaman direnmesi gerekti. Ankara dış baskılar karşısında bunalıp, Rauf Denktaş'ın esnemesini, taviz vermesini istediği zamanlarda da, Denktaş Ankara diplomasisinin mekanizmalarına hâkimiyeti ile bu talepleri zaman içinde geri alınmasını sağlardı.

Türkiye halkı üzerinde öylesine olumlu bir tesiri vardı ki, Ankara'ya direnmesi gerektiği zamanlarda Anadolu'yu dolaşmak, halka meseleyi anlatmak kozunu kullanırdı. Nitekim çeşitli STK'ların davetleriyle Türkiye'nin her bölgesinde yüzlerce konferans verdi, gazete yazıları ve kitaplar yazarak davasını anlattı.

Müthiş bir ikna kabiliyeti olduğunu muhalifleri bile kabul ediyor. Zamanında Rumlarla ve BM'de yaptığı müzakereleri izleyen gazeteciler içinde O'nun aleyhinde "çok şahin olduğunu" yazanlar bile, Onunla konuştuktan sonra "iyi ki bu davanın başında Denktaş var" dediklerini hatırlıyorlar.

Taha Akyol'un ifadesiyle, "Denktaş'ın ikna kabiliyetinin kaynağı çok yüksek voltajlı bir inanç sahibi olmasıydı." Dirençli, taviz vermez ve şahin tavrı bu yüksek inancın eseriydi.

Türkiye'ye gönülden bağlıydı. Kıbrıs Türk'üne Anavatanın önemini anlatmak için uğraştı:  "Bir insan topluluğunun erişebileceği en yüksek mertebe, egemenliği kavramasıdır, devletini kurmasıdır. Kıbrıs Türkleri, Anavatanlarının da yardımı ve desteğiyle, bu mertebeye ulaşmışlardır. Bugün, Filistin gençliğinin bizim mertebemize ulaşmak için, egemen bir devlet sahibi olabilmek için katlandığı mücadeleye bir bakınız. İsrail'in devletinden yoksun bırakılmamak için katlandığı mücadeleyi gözünüzün önünde tutunuz. Ve Allah'a şükrediniz ki, Türkiye sayesinde, Anavatan sayesinde devlete kavuştunuz, egemenliğe kavuştunuz. Bunun bedeli yoktur. AB'ye girme ümidiyle egemenliğin terk edilmesi hiçbir şekilde mümkün değildir."

Türkiye halkına da Kıbrıs mücadelesinin Türkiye için önemini anlatmaya çalıştı: "Ada'daki varlığımız Türkiye'nin ve Türk ulusunun savunması için hayati önemdedir. Biz mücadelemizi Türk olarak görev sayıyoruz..."

"Kendi halkı için güvence, hasımları için korkutucu olan bir akıl, derin bir bilgi ve tecrübe birikimine sahipti."

Fikret Bila, Denktaş'ın son dönemde yaşadıklarını iyi özetlemiş: "Rauf Denktaş, Cumhurbaşkanlığı'nın son döneminde hiç hak etmediği bir kampanyaya maruz kaldı.

Kıbrıs'ta çekilmeye zorlandı. Çözümün önündeki tek engel olarak gösterildi. 'Eğer Denktaş olmasa, Kıbrıs sorununun çözümünün işten bile olmadığı, Rum yönetiminin çoktan hazır olduğu'  propagandasıyla siyaset dışına itilmeye çalışıldı.

Uğruna ölümlerden döndüğü Kıbrıs davasının lideri gibi değil 40 yıllık takozu gibi gösterildi.

Ankara arkasından çekildi, Annan Planı sihirli değnek olarak sunuldu. Ancak tarih Denktaş'ı doğruladı, O'nu çözümün engeli olarak görüp gösterenleri tekzip etti.

Bugün KKTC'de Denktaş çizgisi yeniden iktidarda, Ankara yine Denktaş'ın çizgisinde. Annan Planı'nın bir faydası olduysa o da Denktaş'ın haklı olduğunu kanıtlamış olmasıdır."

Kıbrıs davasının en temel iki konusu olan "Kıbrıs Türklerinin egemenlik haklarından, Türk askerinin adadaki varlığından" taviz vermedi. Vermeye çalışanlara karşı mütevazı görünüşlü müthiş bir mücadele verdi. Hükümetimizin geldiği çizgiye bakınca bu mücadelenin bugün için başarılmış olduğu görünüyor.

Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilatının bir numaralı üyesi olarak başlayan ve bugün bir KKTC diye devlet varsa kendisine borçlu olduğumuz uzun ve mücadelelerle, direnişlerle geçmiş bereketli bir ömrün sonu geldi. O Hakka yürüdü.

Baki kalan kubbede bıraktığı sadâyı dinledikten sonra içimden gelen son söz şu: Rauf Denktaş Kıbrıs Türk'ü ve Dünya Türkleri için Allah'ın bir lütfu idi. Allah rahmet eylesin. Mekânı Cennet olsun.

Türk Milleti başın sağolsun.

17 Ocak 2012

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.