GÜNÜN SÖZÜ

Sizi yalnız bırakmanın acısıdır içimdeki, benim için üzülmeyin//Ayhan Songar

 

 

21 Eylül 2018 11:57 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Muhsin BOZKURT

Bireysel Haklar (2)...

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Şiir Defteri » Muhsin BOZKURT » Cumhuriyet Çeşitlemesi (1)

Cumhuriyet Çeşitlemesi (1)
Tarih: 12 Kasım 2011 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Şiir Defteri

Cumhuriyet Çeşitlemesi (1)

Cumhuriyete giden yol, olmadı pek öyle kolay

                         Sözünü etmek günümüzde, olsa da dile kolay

 

                         Kuruldu sonunda Cumhuriyet; bir milletin kazandığı zafer

                         Bu yolda niceler oldu gazi, düştü kimi şehit, teker teker

 

                         Millet yorgun, halk yoksul, vatan olmuştu harap

                         Giden gelmedi gittiği yerden, olup türap

 

                         Türk İstiklal Harbi'nde, ararsan  bir nebze mantık

                         Bulamazsın, arama hiç boşuna, onu artık

 

                         Ama o savaş yapılmalıydı, gerekse kazma kürekle

                         Çünkü savaş kazanılır, aslında silahtan çok yürekle

 

                         Çünkü girmişti, Yedi Düvel, yurdun her yerine

                         Dolaşıyordu öz vatanda, gerine gerine

 

                         Vara yoğa bakılmaz bu durumda; farz olmuştu cihat

                         Birlik olmanın tam zamanıydı, gerekliydi ittihat

 

                         O zor şartlarda yapmışken, Destanımsı Milli Mücadele'yi

                         Bugün eziklikle göğüslüyoruz, AB(e) denen kurdeleyi

 

                         Onların yerinde olsaydık, karşı çıkardık savaşa

                         Teslimiyet önerirdik, çıkar yol diye, dağa taşa

 

                         Geçmişten ibret alarak, yola çıkmak varken, geleceğe

                         Kendimize, güvensizliği yakıştırmak, bilmem ki niye?

 

                         Savaşın, Meclisçe yürütülmesi, onun en güzel yanı

                         Savaştan önce, Vekilleri toplamak, şaşırtır duyanı

 

                         Milli Harp; değildi sadece, kuru bir silahlı savaş

                         Siyasetçilerini de dize getirdik, yavaş yavaş

 

                        Başta güçlü halk iradesi, tam bağımsızlık ideali

                        Kat kat üstün düşmanı yendik, kiminin ismi Mehmet, Ali

 

                        İstiklal Harbi olmadı, sırf Türk Milleti'nin şanlı destanı

                        Mazlum Milletler anladı ki, kurtuluş muhal, akmazsa kanı

 

                        Küçük Asya; Avrupa'ya, kısrak başı gibi uzatmıştı başını

                        Kuzey-Güney, Doğu-Batı arasında köprüydü, bileli yaşını

 

2323

                        Bir zamanlar, Baharat Yolu üzerinde, Batı'ya bir iskele

                        On dokuzuncu asırda, kabardı Batı'nın iştahı, petrole

 

                        Ama bu zengin topraklar; elindeydi Osmanlı Devleti'nin

                        Derisi yüzülüp, pazarlaması yapılmalıydı etinin

 

                        Bitti nihayet, dört yıl süren, Birinci Dünya Savaşı

                        Kalmamıştı kimsenin içecek suyu, yiyecek aşı

 

                        Oysa bu ilk savaşın istenmesi, çok öncelere dayanır

                        Şark Mes'elesi / Doğu Sorunu, Osmanlı için planlanır

 

                        Sanki başında patlayan bu uzun savaş, ermesiyle sona

                        Geldi Tavaif-i Müluk gibi, parçalanma sırası ona

 

                        Yıkılmak istenirken, Osmanlı denen asır-dide, Koca Şanlı Devlet

                        Adım adım yenisinin atılacaktı temeli, adı  "Cumhuriyet"

 

                        Savaşa girmemek için, bırakmadı Avrupa'da çalmadık kapı

                        Hesaplar onun üzerineydi, yutturacaklardı ne yapsa hapı

 

                        İngiltere, Rusya ve Fransa arasında Anlaşma imzalandı

                        İşte bu, onların menhus niyetlerinin ortaya çıktığı andı

 

                        Kazanırlarsa; İstanbul ve Boğazlar, Çarlık Rusyası'nın olacaktı resmen

                        İngilizler General Marshall'a, petrol bölgelerini işgal ettirdi hemen

 

                       15 Ocak 1915, Londra'daki Savaş Konseyi toplandı;

                       Hedef diye Osmanlı Devleti ve İslam'ın kalp-gahı İstanbul saptandı

 

                       Böylece açılacaktı, Rusya'ya erişen yol

                       Gireceklerdi İstanbul'a, dört bir yandan, kol kol

 

                       Son bir gayretle yüklendiler, Boğaz'da yatarak pusuya

                       18 Mart, onların mezarı oldu, gömüldüler suya

 

                        Almamışlardı ki ders; çıkarma yaptılar, Gelibolu Yarımadası'na

                        İngiliz ve Fransız kuvvetleriyle, son vermek için yenilgi yasına

 

                        İki ayda üç kilometre, ancak ilerleyebildiler

                        Türk Ordusu'yla çarpışmak neymiş, bunu hakkıyla bildiler

 

                        Bu sefer Batı Yakası'na Gelibolu'nun, tüm güçleriyle yöneldiler

                        Anafartalar Grubu önünde, kırk bin zayiatla yere serildiler

 

                        Bu sefer de başlarını çarptılar, sert mi sert, granit bir kayaya

                        Buldular karşılarında Mustafa Kemal Paşa'yı, dimdik ayakta

 

2324-2325

12 Kasım 2011

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi muhsin.bozkurt@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu