GÜNÜN SÖZÜ

.Hasta nesilleri devlet müesseselerine ve siyasi teşekküllere hakim kılan zihniyet ve kuvvetlerin siyasi iktidarı sağlaması imkansızdır.//Prof Dr. Osman Turan

23 Eylül 2018 06:30 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Şiir Defteri » Muhsin BOZKURT » Attila İlhan Çeşitlemesi (3)

Attila İlhan Çeşitlemesi (3)
Tarih: 03 Kasım 2011 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Şiir Defteri

Attila İlhan Çeşitlemesi (3)

 

                         Nobel Edebiyat Ödülü'ne layıktı bin kere

                         Ama geçmişe kalkıp sövmemişti bir kere bile

 

                         Bu ödüle Türklerin layık görülmesi için kıstas

                         Yazar, millete ters düşmeliydi, umuyorsa iltimas

 

                         Nitekim çıktı biri, Ermeni'ye soykırım ve katli yaptık diye

                         Hemen baş tacı edilerek denildi: Lazımsın bize, gel beriye

 

                        Yarım asırlık  kalemi; Şiir, Roman, Deneme yazdı durdu

                         Batı'nın   iftira   akınını,   şahsen  kalemiyle   durdurdu

 

                         Batı'ya ne umutlarla gönderilen, pek çok aydın eri

                         Batı borazanı kesildi, vatana döndüğünden beri

 

                         Bakın diyor Batı'ya, hangi Türk yazarlara el atıyorlar?

                         Bu millete ters düşeni, kin besleyeni bize satıyorlar!

 

                         Nerde Türk ve Osmanlı aleyhtarı varsa, edilmiş baş tacı

                         Yurt içi ve dışında sayılıyorlar, güya kültür aracı

 

                         Doğru bildiğini savundu, herkese ters düşmek pahasına

                         Aldırış etmedi asla, yanlış ve bozuk fikirler pasına

 

                        Hep sordu soruşturdu, soru ve kavramları, diyerek "Hangi?"

                        Hangi Batı, Hangi Sol, Hangi Sağ derken, Milli Savcıydı sanki

 

                        Bu toprağın değerlerini küçümseyenleri, küçümserdi

                        Osmanlı Türkçesi'nin, oldu Sol'da, belki ilk muzaffer eri

 

                        Halk şiiri, Divan şiiri, Klasik Türk Musikisini severdi

                        Tüm bunların toplamına birden "Ulusal Kültür Bileşimi" derdi

 

                        Edebiyat'ta her türlü aşırılıkları gördü hep tarih

                        Kökü mazide olan ati olmayı, yeğleyip etti tercih

 

                        Bir fikir adamıysa da, aslında romantik bir şairdi

                        Yazdıkları, hissettikleri sadece kendine dairdi

 

                        Ama o, aynı zamanda güçlü bir şairiydi Aşk'ın

                        Öyle bir gönül sahibiydi ki, duygulu ve çok taşkın

 

                        Derinliğine   araştırırdı,   olup   bir  gazeteci

                        Barınamazdı karşısında, üç buçuk soysuz çeteci

                                                                2297

                         Hangi düşünür; ağına düşmedi ki ölümün?

                         Dedi: "Beni mümkünse, Aşiyan'a gömün!"

 

                         Dedi: "Fikret'in Bahçesi olsun vatanım..."

                         Hangi düşünür der: "Rahat etmesin canım!"

 

                         Dedi: "Hem yarınlardaki bir aksi dünün"

                         Kim ister kalmasın bir anısı her günün

 

                         Dedi: "Hem de dillerde gezerken Yatan'ım!"

                         Kim demez: "Hayırla hatırlansın her anım."

 

                         Sağ'ın savunduğu, gülünen (!)  bir çok milli, dini kavram

                         Sol'un  ciddi  fikir  adamı  elinde,  yaptılar  bayram

 

                         Ergun Göze der: "Attila İlhan'da olan  nice kut;

                         Türk-İslam Felsefesi'nde, asırlardır zaten mevcut."

           

                       "Ben, müritlerim olsun istemedim ama, oldu" diye derken titiz

                         Müridim dediği okurlardan çoğu, oldu ona  gönülden tilmiz

 

                        Attila İlhan, tek başına bir ekoldü, yani bir mektep

                        Vatan sevgisi aşıladı halka, diyerek Milli Edep

 

                        Yabancı okul mezunlarına, çekerdi bütün dikkati

                        Osmanlı'ya duyduğu hayranlık, gösterirdi hakikati

 

                        Yeni çalışmalar arifesinde, oldu maddeten la şey

                        Atlar ölür ayakta: Ölümü, işte onun gibi bir şey

 

                        Alınca gazeteyi, arardım yazısını, üstat ne demiş?

                        Anlardım ki ustam, haksızlıklar karşısında yine kükremiş

 

                       "İnsan öldüğü zaman değil, unutulduğu zaman ölür!"

                        Hep hatırlanacak olan Attila İlhan, nasıl gömülür?

 

                      "Her zaman aykırıydı." diyor insanlar, çok zaman onun için

                        Hangi büyük insan olmadı ki farklı, geçin efendim geçin!...

 

                      "Ne kadınlar sevdim zaten yoktular!" derken Attila İlhan.

                       İlahi bir gerçeğe temas etmiyor mu dostlar, o Sultan?

 

                       Demek istedi ki, sevginin asıl muhatabı, değil kadın

                       Mecazi sevgiye kapılırken, hakikatinden uzak kaldın

 

                       Diyorlar onun için: "Eski şairlerin son temsilcisi."

                       Çünkü, hem tarihçi, hem yazdıkları idi, sözün incisi

                                                               2298

 

 

                       Diyorlar: Hep delikanlı kalmasını bilen şairlerdendi.

                       Hiç düşündük mü? Onun bu ciddi duruşu acaba nedendi?

 

                       Diyorlar: Müteferrik yazdı: "O bir kadro gibiydi."

                       Çünkü çok yönlü,  öğretici; yani edebi idi.

 

                       Düşünen ince ruhlu şairler; çok yazar, çok söyler

                       Hepsiyle   anlaşılır  ancak,  nasıl  ifade  eder

 

                       Yazarken "San'at san'at içindir."i gözetip daima

                      "San'at halk içindir."i hiç yabana atmıyordu ama

03 Kasım 2011

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi muhsin.bozkurt@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu