GÜNÜN SÖZÜ

Sizi yalnız bırakmanın acısıdır içimdeki, benim için üzülmeyin//Ayhan Songar

 

 

21 Eylül 2018 02:17 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Muhsin BOZKURT

Bireysel Haklar (2)...

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Aygutşat SELÇUK » Yeni Anayasa

Yeni Anayasa
Tarih: 15 Ekim 2011 Yazar: Aygutşat SELÇUK-Emekli Yarbay Kategori: Güncel

Yeni Anayasa

Yapılan birçok değişiklik ile yamalı bohça haline gelen ve bütünlüğünü iyice yitiren Anayasa; milli iradenin tecelli ettiği TBMM tarafından, Türk Milleti'nin beklentileri doğrultusunda "devletin tüm kurum ve kuruluşları ile halkın tüm kesimlerinin görüşü alınarak, mecliste siyasi uzlaşma ve toplumda mutabakat sağlanarak" değiştirilmeli ve çağın ihtiyaçlarına göre zaman zaman revize edilmelidir.

Ancak bu değişiklik;

  • § Batı Dünyasına taviz sürecine dönüşmemeli, topraklarımızın yabancılara satılmasına ve yer altı ve üstü kaynaklarımız ile yerli sermayenin emperyal güçlerin eline geçmesine yol açmamalı;
  • § Ülkeyi "başkanlık ve yarı başkanlığa, bölge valiliği ile eyaletlere ve bünyemize uymayan çift meclisli yapıya" götürmemeli;
  • § İşsizlik-yoksulluk ve yolsuzluğu artırmamalı, suç oranlarını tırmandırmamalı, terörü azdırmamalı;
  • § Etnik ve mezhepsel ayrılıkları tetiklememeli, azınlıkları kışkırtmamalı, toplumu ayrıştırmamalı ve Türk Milleti'ni parçalanmaya götürecek bir iç harbi başlatarak, bin yıllık kardeşliği bozmamalıdır.

Türk Milleti 2011 Genel Seçiminde dört ana siyasi eğilimi yansıtan AKP, CHP, MHP ve BDP'ni meclise sokarak "Anayasa değişikliğinde ihtiyaç duyulan siyasi uzlaşı ve toplumsal mutabakat açısından" olumlu bir zemin oluşturmuştur. Çünkü bu partiler; toplumun hemen hemen tüm sosyal kesimlerini mecliste temsil etmekte ve dışarıda önemli bir unsur bırakmamaktadır. Seçmenlerine anayasa değişikliği vaadi olan bu dört partinin Meclis Anayasa Komisyonunda çalışmalara başlayacak olması "iyi niyetli hareket edilirse" ülkenin önünü açacak ve toplumun "Sivil Anayasa" konusundaki beklentilerini boşa çıkarmayacaktır.

Bazı iç ve dış güç odakları ile çıkar çevrelerinin anayasa değişikliğinden muradının "Türkiye'nin milli birlik, bölünmez bütünlük ve egemenlik anlayışının yeniden tanımlanması ve çok kimlikli, milletli ve dilli federatif bir devlet yapısının Türk Milleti'ne dayatılarak kabul ettirilmesi" olduğu açıkça görülmektedir.

Türk Milleti'nden adeta "Anadolu'daki 1000 yıllık egemenliğini" savaşmadan devretmesi istenmektedir. PKK ile BDP'nin "demokratik özerklik, çift dilli ve bayraklı yaşam, ana dilde eğitim, ayrı parlamento, öz savunma gücü, yerleşim birimlerinin adlarını değiştirme vb." bölücü talepleri kabul edilemez.

Bir kısım medyada yapılan Anayasa tartışmalarında, bazı siyasilerin ve sözde aydınların "Türk Milleti yerine yurttaşlık kavramı gelsin, tevhidi tedrisat kalksın, ana dilde eğitimin önü açılsın, Türkçe tek resmi dil olmasın, çift dilli ve bayraklı eyalet sistemine geçilsin vb." zehir-zemberek açıklamaları ise çok tehlikelidir.

Dünyanın en zengin, köklü ve eski dillerinden birisi olan Türkçe, Türk Milleti'nin son savunma hattı ve kültürel mevzisidir. ALLAH korusun bir ülke çift dilli ve bayraklı hale gelirse sonu bölünmedir. Elbette zenginlik olarak görülmesi gereken etnik, mezhepsel ve kültürel farklılıklarımız vardır. Ancak devletin görevi ayırmak değil "tüm insanları milli bir kimlik altında ve ortak paydalar etrafında bir araya getirerek" bütünleştirmektir.

Anayasa değiştirilirken;

  • Ø Batı Dünyasının dayatmalarıyla çıkartılan ve Osmanlı'nın parçalanmasına neden olan "Kapitülasyonlar ile Tanzimat ve Islahat Fermanları" unutulmamalı, bir milletten iki millet yaratma arayışlarına fırsat verilmemeli, etnik kimliklerin azınlık olarak tanınmasına ve Anayasa teminatı altına alınarak siyasi ve hukuki statü kazandırılmasına göz yumulmamalı;

 T. C. Devleti'nin kırmızıçizgileri ile Türk Milleti'nin hükümranlık hakları korunmalı ve SEVR'e geçit verilerek bağımsızlığımızın teminatı olan LOZAN delinmemelidir.

  • Ø Hazır Anayasa değişikliği yapılırken "İncirlik Üssü ve Füze Kalkanı gibi sıkıntı veren yabancı askeri tesisler ile silah sistemlerinin topraklarımızda konuşlandırılması" hukuken yasaklanmalı ve mevcutlar da kaldırılarak Türk Milleti rahatlatılmalıdır.
  • Ø Anayasanın başlangıç kısmı ile ilk üç maddesinde ifade bulan esaslara dokunulmamalı, Türkiye'nin "milli ve üniter yapısı, bölünmez bütünlüğü, misak-i milli sınırları, başkenti, resmi dili, ay yıldızlı bayrağı ve sancağı" korunmalı, tevhidi tedrisat anlayışı muhafaza edilmeli ve demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti ilkeleri ile kuvvetler ayrılığı prensibinden ödün verilmemelidir.

Yeni Anayasa ile

  • v Teşebbüs- düşünce- inanç- örgütlenme- basın ve yayın hürriyetlerini güvence altına almalı; insan haklarına aykırı hususları kaldırmalı, bireysel hak ve özgürlükleri genişletmeli;
  • v Herkesi sosyal güvenlik şemsiyesi ile sağlık sigortası kapsamına almalı; demokrasiyi "seçim sistemi ve partiler kanununu değiştirerek, dokunulmazlıkları kürsü ve fikri planla sınırlayarak, temiz toplum ve siyaset anlayışını hakim kılarak" geliştirmeli;
  • v Başörtüsü gibi sıkıntıları gidererek cumhuriyetin ilkeleriyle milletin değerlerini buluşturmalı ve devlet ile halkı barıştırmalıdır.
  • v Anayasa değişikliği ile Türkiye normalleşmeli, Türk Milleti seçme ve seçilme hakkına kavuşmalı, Milletvekilleri ile Belediye Başkanları demokratik usul ve yöntemlerle belirlenerek ve çift turla seçilerek her seviyede halk desteği yönetime yansıtılmalıdır.

İşsizlik- yoksulluk- yolsuzluk vb. meseleleri çözecek güçlü bir Meclis oluşmalı, ülkeyi atanmışlar değil seçilmiş doğal liderler yönetmeli, bürokratlar bilgi ve liyakat esasına göre atanmalı, demokratik-laik-sosyal-hukuk devleti ilkeleri ve kuvvetler ayrılığı prensibine uyulmalıdır.

Yargı daha bağımsız ve tarafsız hale getirilmeli, YÖK elden geçirilmeli, toplumu rahatsız eden "genel, özel veya siyasi af" gündemden çıkarılmalı, adalet ve güvenlik tesis edilmeli, refah ve huzur artırılmalı, birlik ve bütünlük sağlanmalı ve ülke terör belasından kurtarılmalıdır.

 

15 Ekim 2011

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi aselcuk@evsatemlak.com adresine gönderebilirsiniz.

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu