GÜNÜN SÖZÜ

Mizah zekânın zekâtıdır. Hınzırlık yapılırken ya da anlatılırken insanı güldürür. Halbuki eşeklik ağlatır.//Tarık Minkari

15 Ekim 2018 23:39 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Doğan SOFRACIOĞLU » Kim Öğretti Alfabeyi

Kim Öğretti Alfabeyi
Tarih: 04 Mayıs 2011 Yazar: Doğan SOFRACIOĞLU-TÜRK – JAPON Dostluk Derneği Başkanı Kategori: Güncel

Kim Öğretti Alfabeyi

Sevgili Ali Rıza BİNBOĞA Öğretmenin bu meşhur şarkısını hemen hatırladınız değil mi? "Kim öğretti Alfabeyi; Aaaa, Beee, Ceeyi"
"İlk öğretmenin kim senin; kim öğretti alfabeyi? ...  Güzel şarkı değil mi?

Şimdi Güney Doğuda tabelalar değiştiriliyormuş, isimler, yönlendirme tabelaları, reklam tabelaları filan. 

Bunlara hiç itirazım yok şahsen. Ancak ne düşünüyorum biliyor musunuz? Bunları kim okuyacak? Yani oradaki Kürtler bu tabelaları okuyacak ve anlayacaklar mı?

Cevabınız EVET ise işte o zaman şarkıya başlarım; KİM ÖĞRETTİ ALFABEYİ?  Aaa, Beee, Cee yi; İLK ÖĞRETMENİN KİM SENİN?

Evet onlara kim öğretti alfabeyi?  Ana dili tamam aammaa velakin; Ana Dilin de bir okuma yazması var ve onu da öğrenilmek gerekiyor.

Burada duruyorum ve Rahmetli annemi hatırlıyorum. O, yeni Türkçe okuma bilmezdi. Bir gün gazeteye bakarken babam gazeteyi elinden çekti. Annem ağlamaklı olmuştu. Aradan (15) gün geçince annemin gazete okuduğunu en azından başlıkları tek tek okuduğunu hayretle görmüştük.

Annem 15 günde okumayı öğrenmişti. Kimden nasıl onu bilemiyorum. Ama gazete haber başlıklarını okuyordu. Sadece bir şeyi okuyamadı; "Baş Piskopos MAKARİOS"  Bunu bir türlü söyleyememişti. Sonunda "Baş Papaz" dedi ve kestirmeden işi halletti. Gülmüştük.

Sonra torunum Cansın'ın okuma macerası var.

Önce tek kelime; AKBANK'ı öğrendi gördüğü yerde eliyle işaret ediyor ve tekrarlıyordu; AKBANK. .. sonra Cansın TEKEL'i öğrendi. Bunlar benim çalıştığım yerlerdi. İsimleri görünce; Dede: AKBANK; Dede: TEKEL. Derdi. Sonra benzin alırken MOBİL'i öğrendi. İşte bu ÜÇ KELİME onu OKUMAYA götürmüştü. Hiç kimse başka hiçbir şey öğretmedi ama, o da, bu üç kelimeden sonra kendi kendine gazete okumaya başladı.. 

Şimdi önce tabela asacaksın, sonrada o tabelada ne yazdığını öğreteceksin. Yani Kürtçe Okuma yazma öğreteceksin. Eee, kolay işte; Annem 15 günde öğrendi, Cansın (3) yaşında öğrendiler. Ve kolayca öğrenmişlerdi. Bundan kolay ne var? 

Acaba kazın ayağı öyle mi?

Öyle değildi işte; KÜRTÇE bu Ülkede çoktan öğretiliyordu.

Şimdi sıkı durun;

Aşağıdaki bölüm budan ÜÇ YIL ÖNCE yayınlanmış bulunan; "Aslında ZOR Değil" -CİNİUS Yayınları 2008 Doğan SOFRACIOĞLU"  -  "Sayfa 145,  Zor, Aslında Zor Değil" 

Bakınız orada neler yazmışız?

Şimdi yine hatırlanacaktır; bu hikaye anlatılınca, o bölgeden bir STK Başkanı bize;

"Eee Tabii Öyle olacak aksi halde siz; Halkları yok etmeden yana oluyorsunuz demektir"

Demişti.  Biz asla böyle düşünmüyoruz.  Ama bakınız neler oluyor.

Ve şimdi sormak istiyorum;

O öğretmene sormak istiyorum;

Hani O bizimle İzmir'de konuşan genç vardı ya; işte o şimdilerde (40) yaşlarına geldi.. Ve hala işçi olarak çalışıyor. Allahtan sevimli dürüst bir çocuk da, daha da k. Ya hiç bu taraflara gelemeyenler Onlar ne oldu acaba?

Ali BABACAN da KIRK Yaşında Onlar da Ali Babacan olabilir miydi?

Onlardan da bir Kamuran İNAN çıkarmıydı?

Onlarda bir Hikmet ÇETİN Olabilir miydi? Hatta bir Turgut ÖZAL olamazlar mıydı?

Onlara YAZIK etmediniz mi?

Onlar daha Ortaokul'dan Sıfır Türkçe ile dönerken,  belki çobanlığa bile razıyken dağa çıkmış olabilirler mi acaba?

Onlara BEŞ YIL bu Ülkenin Resmi Okulunda Türkçe Yerine KÜRTÇE Tedrisat yaptırdınız ve onları cemiyetin, toplumun dışına attınız.  Bunu sözüm ona bir ideal için yaptınız. Ama nereden ilk okuldan sonraki okullar Lise ve Üniversite de Kürtçe olsaydı ne ala.. Ama işte orada sen in öğrettiğin KÜRTÇE İle kaldılar. Haa şimdi tabelaları bari okusunlar diyorsanız buna da saygı duyarım.

Ama bana kalırsa O çocukları GÖZ GÖRE GÖRE HARCADINIZ..

İşte yaptığınız ortada..

Milletler şimdi kendi dilini bırakıp tamamen İngilizce tedrisat yapmaya ve Dünya ile entegre olmaya çalışıyor; siz ise modası çoktan geçmiş bir ideal için onları adeta ellerinizle yakıyorsunuz.  

Gizli, gizli Kürtçe Öğrettiğiniz ve Liseden dönen o çocuklara yazık değil mi?  Asıl Asimilasyonu siz yapmış olmadınız mı?

İşte gidin bakın bir tanesi İzmir'de Migros'ta işçi.  Pırıl, pırıl bir genç.. Ya diğerleri?

Diğerleri, Mardin'de Nusaybin'de çoban ise öp de başına koy.. Ya kandilde militan ise.. 

Ali Babacan, Kamuran İNAN, Hikmet ÇETİN, Turgut ÖZAL yerine kandil..  Baydemir yerine kandil

Buyurun işte sizin eseriniz.

 

04 Mayıs 2011

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi dogansofracioglu@ttmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu