GÜNÜN SÖZÜ

Sizi yalnız bırakmanın acısıdır içimdeki, benim için üzülmeyin//Ayhan Songar

 

 

21 Eylül 2018 11:56 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

GÜNCEL YAZARLAR

Muhsin BOZKURT

Bireysel Haklar (2)...

Özcan PEHLİVANOĞLU

Doğaya Yani Üretime Dönün!...

Fikret Karatepe

Gel...

Mustafa KÜPÇÜ

Fix’in Tuzağı!...

Prof.Dr. Hacı DURAN

Ahlak Hayatın Sanatıdır...

Mualla Yasdıman

Günçiçek/zaman (5)...

Akademisyen Karaçay Ahıskalı

Yağmacı Demokrasi...

Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyas...

Prf. Dr. Ahmet M. Gökçen

Faiz Tartışmaları...

Nesim YALVARICI

Vatan Elden Gidince!...

Mehmet Oğuzhan ALTUN

Putin ve Yeni Rus Oligarşisi...

Doç. Dr. Taner TATAR

Gibi...

Yrd. Doç. Dr. Banu GÜRER

Din ve Dünya (2)...

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Şiir Defteri » Muhsin BOZKURT » “Fitne Katilden Eşedd”

“Fitne Katilden Eşedd”
Tarih: 25 Nisan 2011 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Şiir Defteri

“Fitne Katilden Eşedd”

              Yazık ki, ülkede fitne denen mikroplar uyandı,

               Asudelik pek de yakışan Türkiye'm, içten yandı.

 

               Dış devletler, aradıkları asıl fırsatı buldu,

               Yıllardır, içinde kıvrandıkları aczden kurtuldu.

 

               Düşmana bekledikleri kozu, asıl şimdi kendimiz verdik,

               Kahroldu vatansever: Dikkat çektiğimiz işte buydu derdik.

 

               Fitne, aldı başını gidiyor, yok mu bir dur diyen?

               Yoksa, kalırız hasret, bu güzel yurda ebediyen.

 

               Kandırılmış, küçük büyük vatandaşlarımız olan kitleler,              

               Nerde kaldı, bunlara engel olacak sürmeli yiğit eller?

 

               Bu ne suskunluk, gelirken Türkiye'nin altı üstüne?

               Beklediğiniz; yoksa, kalmasın mı hiç taş taş üstünde?

 

               Türkiye'nin dört bir bucağı, yanıyor alev alev!

               Kalmasın mı isteniyor, bacası tüten tek bir ev?

 

               Güçlü devlet, ne hallere düşüyor: "Ya sabır." Diyerek!

               İç - dış odaklar, üfledikçe üflüyor narı, giderek!

 

               Zaafa veriliyor, güçlü devletin ağırbaşlı duruşu,

               Bu yüzden gafiller, artırdıkça artırıyor menhus vuruşu.

 

               Unutturduk haine, Arslancasına Türk Kükreyişi'ni,

               Verdik hayallerine, bölük pörçük olma bekleyişini.

 

               Yansın mı aziz vatan, dört bir yandan cayır cayır?

               Yok mu diyecek buna, bir Allahın kulu hayır?

 

               Ordu, değil mi dimdik ayakta vakurcasına?

               Bir şahlanmaya görsün, artık bakmaz arkasına.

 

               Ya Polis'in, var mı Asker'den geri kalan yeri?

               El ele vermeye görsün, Polis ile Askeri.

 

               Meydanı boş bulduk sananlar, yanar devletin narına

               Esameleri bile okunmaz olur, kalmaz yarına.

 

               Ne sanıyorlar bu şanlı milleti, bu büyük devleti?

               İnsanlıktan uzak, kalmamış olanlar cibilliyeti.

 

               Herkesin gözü onda, ne duruyor diye devlet?

               Bekliyor alsın diye, bu duruma bir vaziyet.

 

               İş halka düşerse  -Allah etmesin-  kopar kızılca Kıyamet!

               Mahşere benzer durum, olur sanki dehşetli büyük alamet.

 

               Taviz ve ödün kadar olmaz, devlet için derin yara,

               Allah etmesin, sonuçta döner devlet, kanlı diyara.

 

               Kaplar ülkeyi anarşi, döner kırık dökük viraneye,

               Dolar acı, elem ve keder; ocağı sönmüş her haneye.

 

               Basiret odur ki, olacağı görmek olmalı evvelden,

               Yoksa, çöker manen millet, sarsılır devlet, hem de temelden.

 

               Devlet denince, durmalı akan sular o an, hemen,

               Kişi, sırasında olmalı devletine kölemen.

 

               Devlet yoksa eğer, yok olur millet anlayalım,

               Devlet kavramını kötüleyene, kanmayalım.

 

               Devlet; Milletiyle olur her daim payidar,

               Millet de, Devletiyle olur sahib - i vekar,

 

               Olamaz biri birisiz asla, her iki unsur,

               Aramasın birbirinde, her ikisi de kusur.

 

               Kenetlenirse Devlet - Millet, düşmana karşı el ele,

               Bir de baş başa verip, içten olursa gönül gönüle.

 

               O milletin, getiremez sırtını düşmanlar yere,

               Sürer o milletin varlığı, uzanır ta Mahşere.

 

               Milletin kahir ekseriyeti olsa da, hangi unsurdan,

               İstemiyor ne bir kargaşa, ne de mahrum olmak huzurdan.

 

               İçlerinden, bir avuç aydın denilen karanlık yüzler,

               Hiç yoktan, kardeşliği nasıl yıkarım diye dikizler.

 

               Biliyorum ki, tüm çabaları çıkacak boşa,

               Fakat neylersin, yaptıkları hiç gitmiyor hoşa.

 

               Meydanı boş bulduk sanıp, estiriyorlar terör,

               Kalmaz yanına, kimsenin yaptığı, bekle de gör.

 

               Rüzgar eken, gün gelir elbette biçer fırtına,

               Binen çabuk iner, başkasının huysuz atına.

 

               Bu asil millete, kimler çekmediler ki silah?

               Lakin, hepsinin de sonları oldu, ah ile vah.

 

25 Nisan 2011

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi muhsin.bozkurt@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu