GÜNÜN SÖZÜ

Bugün dalkavukluk bir ruh ve tıynet meselesidir; iş, meslek olmaktan çıkmıştır. Tanzimat'tan evvelki devirde ise dalkavuklar, kahyaları, nizamnameleri ve narhları olan bir esnaf zümresiydi.//Reşat Ekrem Koçu

16 Aralık 2018 12:42 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » Hani Arap Halklarının Özgürlük Mücadelesiydi?

Hani Arap Halklarının Özgürlük Mücadelesiydi?
Tarih: 22 Mart 2011 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

Hani Arap Halklarının Özgürlük Mücadelesiydi?

ABD öncülüğündeki Batı kuvvetleri Libya'yı bombalamaya başladı. Birleşmiş Milletlerde alınan kararla meşruiyet kılıfı geçirilmiş olan müdahalenin sebebi ve sonrası önemli.

1-Müdahalenin insani amaçlı olmadığı herkesin malumu. Kaddafi'nin halkına yaptığı "zulüm" ile ilgili bilgiler, Batı kaynaklarının tek taraflı propagandasının eseri. Ortada açık bir belge veya görüntü yok. "Saddam'ın nükleer silahları" bahanesi gibi, bir propaganda mekanizmasının işlemekte olduğu anlaşılıyor.

2-Kaddafi'nin devrilmesinden sonra, Libya'nın zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarının "Koalisyon güçlerini" oluşturan devletlerin kontrolüne gireceği kesin. Libya'da faaliyet gösteren petrol ve gaz şirketleri ile öncü koalisyon güçlerinin paralelliği dikkat çekicidir: Total (Fransa), Eni (İtalya), Repsol (ispanya), OMW (Avusturya), BASF/Wintershall (Almanya), Statoil (Norveç), BP (İngiltere), Royal Dutch Shell (Hollanda/İngiltere), Petrochina (Çin)

3-ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Kuzey Afrika'dan Ortadoğu'ya kadar olan (genişletilmiş Ortadoğu olarak da adlandırılan) bölgede 22 ülkede rejimlerin ve sınırların değişmesi öngörülmüştü.

Büyük Ortadoğu Projesi'nin bu hedefleri, ABD'nin eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın 7.8.2003 Washington Post gazetesinde yayınlanan yazısında anlatılmıştı. "Transforming The Middle East - Ortadoğu'yu Dönüştürmek." Rice bu yazısında Fas'tan Basra körfezine kadar Ortadoğu'da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini açıklamıştı.

"Transformasyona" uğrayan ülke sayısı kaç oldu sayabildiniz mi?

ABD bu projeyle enerji kaynaklarını kontrol etmek, rakip devletler Çin, Japonya ve Rusya'yı bu kaynaklardan uzak tutmak, İsrail'in güvenliğini sağlamak gibi hedeflere ulaşmak istiyor.

4-Kuzey Afrika'daki ülkeler ile Bahreyn, Yemen gibi ülkelerde, halkların birden demokrasi talepleriyle isyan etmesi ilahi bir tesadüf(!) olsa gerek. Mısır'da Ordunun idareye el koyması demokrasinin bir zaferi ise, Türkiye'de bazı ordu mensuplarının darbe teşebbüsünden yargılanması demokrasinin nesi olmaktadır?

5-Başındaki diktatörlerin gitmesiyle halkın kendi kendini yönettiği, huzurlu ve mutlu bir hayat vaat edilerek işgal edilen ülkelerden Irak'ın hali ortada. Milyonun üstünde Müslüman öldürüldü, sakatlanan ve tecavüz edilenlerin sayısı belirsiz. Afganistan'ın hali de bundan iyi değil.

6-"Ülkelerin iç işlerine karışmama" ilkesini, "halkın özgürlük taleplerine saygı" kavramları ile ortadan kaldıracak bir yaklaşım, emperyal devletin istediği ülkeye, bu arada Türkiye'ye de, müdahale edebileceği bir meşruiyet kazandırma riski yaratabilir.

7-İmralı'dan mesaj gönderen teröristbaşı Öcalan çok önemli şeyler söylüyor: "Burada bir diyalog devam ediyor. Kimi pratik öneriler aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Diyalog ve müzakere yöntemiyle sonuç alamazsak 2011 yılının ikinci yarısından itibaren topyekûn direniş ve özgürlüğünü sağlama süreci gelişecektir. Bu yol da çözümü getirir ama tercihimiz değildir. Aynı şekilde gelişecek bu ikinci yol tehdit olarak algılanmamalıdır. Müzakere süreci gelişmezse çatışma süreci kaçınılmazdır. Böylesi bir ortamda da geçmişten farklı olarak 3-4 misli kayıplar yaşanabilir. Kuzey Irak'taki Kürt liderler Celal Talabani ile Mesut Barzani'nin de bu süreçte rol alabilecektir."

8-"Müzakere ile taleplerimizi vermezseniz daha büyük kayıpların olacağı çatışma süreci ile çözüm sağlarız" diyen Öcalan ve PKK, Türkiye Cumhuriyeti'ne geniş çaplı bir kalkışma hareketi başlatırsa, dış güçler "halkının taleplerine saygılı ol" ihtarı yaparsa ne cevap vereceğiz?

ABD, Birleşmiş Milletlerde Türkiye'ye de bir müdahale kararı çıkartırsa "bu karar meşrudur" mu diyeceğiz?

9- Nitekim MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu konudaki hassasiyeti şu sözlerle ifade etti: "İmralı'da bulunan caninin, Mısır olaylarına benzer bazı tavsiyelerde bulunduğu ortamda, Türkiye'yi bölmek isteyen iç ve dış unsurlarının eline Libya örneğinin verilmesine rıza göstermeyecek hassasiyetin korunması lazımdır. Bugünkü siyasi iktidardan beklentimiz budur. Türkiye'yi gelecekte risk altına alabilecek yaklaşımları kabul etmeyeceğini veya böyle bir gelişmenin Libya ve dışı ülkelerde uygulanmasına uygun bulmadığını da uluslararası platformlarda dillendirmesi gerektiğini düşünüyoruz.''

10-Devletimizi yönetenlerin, "bölgede sözü geçen devlet olma" heyecanı ile güçlüden yana tavır koyma politikası, "bir koyup üç alma hevesi", uzun vadede zararla sonuçlanabilir. Zayıf da olsa haklıdan yana olmak, bizim geleneğimize de, kültürümüze de, uzun vadeli menfaatlerimize de daha uygundur.

 

22 Mart 2011

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.