YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » Seçimler, Yeni Anayasa, Yeni Devlet Yapısı

Seçimler, Yeni Anayasa, Yeni Devlet Yapısı
Tarih: 08 Mart 2011 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

Seçimler, Yeni Anayasa, Yeni Devlet Yapısı

Çeşitli ortamlarda dostlarım, Haziran ayında yapılacak seçim sonuçlarının ne olabileceğine dair sorular sorup, tartışma açıyorlar. Ben seçimde partilerin hangi oy oranlarına ulaşabileceğinden önce cevaplamamız gereken soruyu, önce kendime sonra muhataplarıma soruyorum:

Mevcut Anayasayı değiştirmek, yeni bir anayasa yapmak benim için, sizin için öncelikli bir konu mu? Başka bir ifadeyle soralım, bu anayasada hemen değiştirilmesini gerektiren, Türkiye'nin önünü tıkayan hususlar var mı?

Varsa bunu son anayasa değişikliğinde olduğu gibi, sadece bu maddeleri değiştirmek suretiyle yapmak daha kolay iken, neden anayasa tamamen değiştirilmek isteniyor?

Mesela Siyasi Partiler ve Seçim Kanunlarını değiştirmek için yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç yok. Türkiye'nin daha demokratik bir yapıya kavuşması için bu kanunların değişmesi şart. Yeni Anayasa yapılsa bu kanunlar değişecek mi?

Başta Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Başkanı Şahin ve yandaş medyadan birçok yazarın da rahatsız olduğu, kaygı duyduğu son gazeteci tutuklamaları ve benzeri uygulamalar, "yeni Anayasa" gelince değişecek mi? Hani son Anayasa Referandumu ile yapılan değişikliklerden sonra "ileri demokrasiye" geçmiştik?

AKP ve BDP Anayasa'nın tümden değiştirilmesini isterken, devletin temel niteliklerini değiştirmek arzusunda. BDP'li seçmenler üzerinde bir tetkikim olamadı ama AKP'li dostlarıma sorduğumda, "Siz devletin temel yapısının değiştirilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?" sorusuna, hiç "evet" cevabı alamadım.

AKP yöneticilerinin de büyük bir kısmı devletin üniter yapısının, demokratik, laik, hukuk devleti olmak gibi temel niteliklerinin değiştirilmesini istemedikleri gibi, parlamenter sistemin korunması gerektiğine de inanıyor.

PKK/BDP'nin yeni Anayasa'dan beklentisi, Türkiye'yi iki kurucu unsurlu, iki federe devletin oluşturduğu bir federasyon yapılanmasına dönüştürmek. Irak'ın kuzeyindeki Barzani'nin Kürt devleti gibi, özerk bir Kürt devletini Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde oluşturmak.

İmralı'dan PKK terör örgütünü yönetmeye devam eden Öcalan'ı, cezasının önce "ev hapsine çevrilmesi" ve daha sonra "genel af" ve daha sonra "siyasi haklarının iadesi" ile Türkiye'nin Barzani'si haline getirmek. Bütün bunlar yorumla vardığımız sonuçlar değil, çeşitli şekillerde açıklanmış hedefler.

AKP'nin de seçim sonrasına hedefi yepyeni bir Anayasa. Yeni Anayasa çalışmalarının seçim sonrasına bırakılması da, yapılmak istenen Anayasa seçimlerden önce ortaya konacak olursa, kaybedilecek oylarla iktidardan düşme korkusundan kaynaklanmakta.

Başbakan Erdoğan'ın "ABD tipi Başkanlık" modelini hayal ettiği, buna Cumhurbaşkanı Gül ve birçok AKP'linin çekinceleri olduğu malum.

"Erdoğan'ın Başkanlık hayali" ile bu sistemin gereği olarak eyalet sistemine yönelik çalışmalar yaptırdığı, "yerel yönetimlerin güçlendirilmesi" projelerine destek verdiği biliniyor. "Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi" ambalajı ile yapılacak düzenlemelerin federe bölgesel devletçiklerin oluşumuna ve ileride bölünmeye yol açabileceğinden endişe ediliyor.

 "Valileri de halk seçse ne olur?" cümlesi bence Başbakan'ın ağzından kaçmış tesadüfî bir söz değil. Bu çalışmalar hakkında ipucu veren bir cümle. ABD Başkanlık sisteminde eyalet valisinin, federe devletin seçimle gelen devlet başkanı olduğunu hatırlayınız. Bölgede görev yapan hâkimler ve emniyet müdürünün de seçimle geldiğini, milli eğitim, sağlık vs yöneticilerini bu valilerin atadığını da.

"Türkiye'nin içyapısının dış hedeflere göre düzenlemesi" amacı içinde olanların çalışmalarının neye hizmet ettiğini ayırt etmemiz de önemli.

Üniter milli devletin bekası Anayasamızın değişmez ilkelerinin korunmasına bağlı.

AKP ile Öcalan/ PKK/ BDP'nin arasında yürütülen müzakereler ile belli konularda mutabakat sağlanmış olduğu, bazı konularda da müzakerenin devam ettiği anlaşılıyor.

Şu anda bilemediğimiz husus, Başbakan Erdoğan'ın hayali ile PKK/ BDP'lilerin hedefinin ve de Büyük Ortadoğu Projesi'nin hangi noktalarda örtüşmüş olduğu. Bu örtüşen kısmın devletimizin yapısına ne kadar yansıyacağı, "Anayasa'nın değişmez ilkelerinin" ne kadar değişeceği, örtüşmeyen kısımlar için bir çatışma çıkıp çıkmayacağı.

Birileri emperyal projelerini gerçekleştirmek için hedefe kilitlenmiş durumda. Kanlı mı kansız mı olacak onlar için çok önemli değil.

Kuzey Afrika'daki ülkelerde "halk isyanları" tarzında gerçekleştirilen rejim değişikliğinin başka bir şekilde de olsa Türkiye'de de gerçekleşmesi söz konusu olabilir mi?

Bunu belki de seçimlerde vereceğimiz oylar belirleyecek.

Birileri AKP tek başına veya BDP ile birlikte anayasayı değiştirebilecek çoğunluğa erişirse, Tayyip Erdoğan'ın Ankara'da Federasyon Devlet Başkanı, Öcalan'ın Diyarbakır'da Kürt Federe Devletinin Başkanı olacağı yolların açılacağını düşünüyor.

Bu birileri gücünü kaybetmiş bir AKP iktidarı veya iktidardan düşmüş bir AKP sonucunu verecek bir seçimin, bütün bu projeleri rafa kaldıracak bir netice gibi görüyor.

Bunlar bir yandan MHP'siz bir Meclis için psikolojik operasyon yürütürken, diğer taraftan CHP içinden "hakikatleri araştırma komisyonu", "Öcalan'a ev hapsi" gibi talepleri dile getiren payandalar sağlamaya çalışıyor.

Mademki bu seçimin ana konusu yeni Anayasa ve belki de devlet yapımızın esaslı değişimidir, AKP ve Anayasa'nın yenilenmesini isteyen diğer partiler, seçimlerden önce nasıl bir Anayasa istediklerini açıklamalıdırlar.  

 

08 Mart 2011

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.