GÜNÜN SÖZÜ

"bu dünyadan göçerek türk milletine veda edeceklerinin çocuklarına kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü bu olmalıdır: "benim türk milletine, türk cemiyetine, türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemişti, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz. Bu sözler bir ferdin değil, bir türk milleti duygusunun ifadesidir. " bunu, her türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir. Her türk ferdinin son nefesi, türk milleti'nin nefesinin sönmeyeceğini onun ebedi olduğunu göstermelidir. Yüksek türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.//Celal Bayar

20 Kasım 2018 21:50 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » T. Muzaffer ŞİŞMANOĞLU » Bilim Adamları Neredesiniz?

Bilim Adamları Neredesiniz?
Tarih: 11 Ekim 2007 Yazar: T. Muzaffer ŞİŞMANOĞLU-İnşaat Müh. Kategori: Güncel

Bilim Adamları Neredesiniz?

Yıllardır bilim adamlarını dinlerim. Bazen solcusunu, bazen milliyetçisini, bazen muhafazakarını dinler, hepsini dinlerken doğru şeyler söylediklerini düşünürdüm. Onlara hak verirdim. Çünkü meselelere hepsi ayrı bir pencereden bakıyordu. Zamanla dikkatimi bir şeyler çekti. Herkes kendi kulvarında belki haklıydı. Fakat ortada bir netice yoktu. Düşman adım adım amacına yaklaşıyordu. Taşlarını satranç tahtasında doğru hareket ettiriyordu. Nedense bu alim takımı bir türlü bir araya gelip meseleleri sözden aksiyona geçiremiyorlardı. Git gide kendi içimizde bölünüyorduk. Kürt-Türk, Laik-Antilaik, Cumhuriyetçi-Dinci diye soyut hedefler üretiliyordu. Hudutlarımız etrafında problemler gitgide büyüyor. Komşularımız Amerikanın Ortadoğu’yu teslim alma projesine teker teker teslim oluyordu. Dikkat ediniz. Amerika Irak’ı işgal ettiğinde sadece Petrol Bakanlığının etrafını korumuştur. Ne Merkez Bankasını, nede başka bir Bakanlığı koruma gereği duymamıştır. Çünkü ona lazım olan sadece kendi şirketlerinin Iraktaki petrol tapuları idi. Amerika Ortadoğu projesini elli yıldan beri uyguluyor. Taşları yerlerine ustaca yerleştiriyor.Bizim için suni korkular üretiyor. Bizde sazan gibi bu tuzağa düşüyoruz.

Uyan ey halkım diyemiyorum. Zira önce uyanması gereken bilim adamlarıdır. Araştırabilen, gerçeğe ulaşma şansı olan bilim adamlarıdır. Çünkü dış güçlere göre düşman anti laik, dost ise laik olan değildir.

Onlara göre düşman top yekün Türk milletidir. Ele geçirilmek istenende Türkiye topraklarıdır.

Hedef milleti bağlı olduğu değerlerinden uzaklaştırmak, millet olma özelliğini yok ederek sürü haline getirmektir. Bu sadece benim fikrim değildir. Bu tabirleri bir çok konuşmacı bilim adamından duydum. Bende herkes onları alkışladım. Dağıldıktan sonra aradan geçen günlerde hiçbir şeyin değişmediğini, fakat ülkenin giderek daha fazla kötü şeyler yaşamaya başladığını gördüm. Siz hastaya bir yararı olmayan ilaca iyi ilaç der misiniz? Tabii ki demezsiniz.

Öyleyse bir yerde yanlış var. Ülkeyi sevdiğini iddia edenler icraatın içinde olmuyorlar. Kendilerini sıkıntıya sokmadan yaşamayı kendilerine amaç edinmişler. Başka milletlerin bilim adamları da böyle yapmıştı. Şimdi o bilim adamları çok sıkıntıda. Çünkü o ülkeler artık istiklalini kaybetmiş. Yine o rahatını bozmayan bilim adamlarının çoğu ülkelerini terk etmiş. Artık vatanlarında yaşamıyorlar. Böyle giderse bizimkilerinde başına bu halin gelmesi kaçınılmazdır. Ben duvarın arkasını görmeye çalışıyorum. Soyut hedefler,soyut düşmanlar hiç ilgimi çekmiyor. Onların asıl düşmanımız tarafından üretildiğini adım gibi biliyorum.

Argo tabirle gaza gelmeye, olmuşa binmeye hiç müsait değilim. Geçmişe ait hafızası olmayanlar tuzakları fark edemezler.

Sayın bilim adamları!

Birbirinizi yemeyi bırakın. Bir zaman sonra birileri hepinizi yiyecek. Hatta hepimizi yiyecek.

Lütfen beraber olalım. Düşman bildiklerinizle ön yargınızı bir kenara bırakarak yarım saat sohbet edebildiniz mi?

Hayır mı diyorsunuz? O zaman en kısa zamanda sohbet edin. Kısa zaman sonra hiçte düşman olmadıklarını anlayacaksınız.

Bu hepimiz için geçerli.

Ben dik duran ve diyalog kurabilen insanları seviyorum. Sütlaç gibi bulunduğu kaba göre şekillenen insanlardan da çekiniyorum. Onlardan kimseye fayda gelmez.

Ülkesine borçlu olan, bu ülkenin kendisine bir hayli yatırım yaptığı insanlar. Yani bilim adamları. Ülkeye borcunuzu ödemek, boşa konuşmak değildir. Konuşmayı aksiyona geçirmektir. Bir araya gelmektir. Ortak bilgiyi yöneticilere kabul ettirmektir. Lütfen bunu yapınız.

Size ihtiyacımız var.

11 Ekim 2007

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi muzaffersismanoglu@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu