GÜNÜN SÖZÜ

Bir kişiye iyilik yapmak istiyorsan ona balık verme, balık tutmayı öğret. Konfüçyüs

25 Ağustos 2019 05:20 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » Türkiye’de Evlenmeler Azalırken, Boşanmalar Artıyor

Türkiye’de Evlenmeler Azalırken, Boşanmalar Artıyor
Tarih: 06 Temmuz 2010 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

Türkiye’de Evlenmeler Azalırken, Boşanmalar Artıyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2010 yılı 1. dönem evlenme ve boşanma istatistiklerini (01 Temmuzda) açıkladı. Çok dikkat çekici sonuçlar var.

TÜRKİYE GENELİNDE:

2010'nun Ocak-Şubat Mart dönemini kapsayan ilk çeyreğinde 96 bin 841 çift evlendi.

  • Bir önceki yıla kıyasla evlenmelerde düşüş, boşanmalarda artış gözlendi. 2009 yılı ilk çeyreğine kıyasla evlenme sayısında yüzde 9,9 azalma meydana geldi. Geçen yıl, söz konusu dönemde 107 bin 524 çift evlenmişti.
  • 2010'nun 1.Döneminde 30 bin 773 çift boşandı. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,8'lik artış görüldü. 2009 Ocak-Şubat-Mart sürecinde 29 bin 372 çift boşanmıştı.
  • Yılın ilk çeyreğinde meydana gelen boşanmaların yüzde 40,4'ü evliliğin ilk 5 yılı içinde, yüzde 24,3'ü ise 16 yıl ve daha fazla süre evli olan çiftlerde görüldü.
  • 2010 yılının 1. döneminde evlilik süresine göre boşanmalar şöyle:

Evlilik Süresi Boşanma Sayısı Oran (%)
1 Yıldan az 1.054 3,4
1-5 yıl 11.372 37,0
6-10 yıl 6.283 20,4
11-15 yıl 4.488 14,6
16 yıl ve üzeri 7.488 24,3
Bilinmeyen 88 0,3
TOPLAM 30.773 100,0

BÖLGELERE GÖRE:

  • Evlenme sayısında oransal olarak en büyük düşüş yüzde 22,5 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesinde gerçekleşti. Güneydoğu Anadolu'da geçen yıl Ocak-Mart döneminde 19 bin 423 olan evlenme sayısı, bu yıl 15 bin 45'e geriledi.
  • Evlenme sayısında artış gözlenen tek bölge, yüzde 1,5 ile Batı Karadeniz oldu.
  • Boşanma sayısında en fazla artış, yüzde 13,2 ile Doğu Marmara Bölgesinde gözlendi.
  • Söz konusu dönemde boşanma sayısında en büyük düşüş (yüzde 5,6), evlenmede artışın görüldüğü tek bölge olan Batı Karadeniz'de gerçekleşti.

Bu sonuçların detayları uzmanlarınca araştırılıp incelenecektir. Ancak ilk bakışta rakamların bize söylediği bazı hususlarda mutabık kalacağımızı sanıyorum.

Öncelikle beklenen nüfus artış oranınca evlenme artışı olmasıdır. Boşanma konusunda da istenen geçen yıldan daha düşük olması, en kötü ihtimalle de nüfus artış oranında boşanma oranında artış olmasıdır. Bu beklentiye uyan tek bölge Batı Karadeniz Bölgesi. Evlenme oranındaki düşüş olan bölgelerdeki ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki evlenme oranındaki düşüş üzerinde derin derin düşünmemiz gerekiyor.

Boşanma oranında artış olan bölgeler ve özellikle Marmara Bölgesindeki artıştan da kaygı duymamak mümkün değil. Kaygı duymak ama sükûnetle sebeplerini araştırıp çözüm üretmek durumundayız.

Batı Karadeniz Bölgesinin sağlıklı bir aile yapısına sahip olduğu anlaşılıyor. Bu bölgemizde (ve evlenmelerin artıp, boşanmaların artış gösterdiği diğer illerimizde de) aile yapısının güçlü olması yanında, devletimizin hukuk düzenine uyum konusunda ileri seviyede olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Yani nikâhsız birliktelikler, resmi nikâhsız olup dini nikâhla yapılmış evlilikler ve muvazaalı boşanmaların az olduğu iller olduklarını anlayabiliriz.

Nikâhsız olup bir evde yaşayanların bir kısmı evlilik müessesesine inanmamakta, bir kısmı karşılıklı güvensizlikten resmi nikâh yapmamakta. Bir kısmı ise yalnızca dini nikâh yaptırarak toplum içinde meşruiyet kazanmaya çalışarak, evliliğin getirdiği sorumluluklardan kaçınmakta. Bir diğer kısmı da çok eşli olanlar.

Muvazaalı boşanma olarak adlandırdığım olay ise şahsi gözlemlerime göre ciddi boyutlara varmıştır. Adliyeye birlikte el ele gelen orta yaş ve üzeri çiftlerin anlaşmalı boşanmalarının çoğunun ardında, emekli babanın veya eski kocanın emekli maaşından veya sosyal yardımlarından faydalanarak geçim seviyesini yükseltmek olduğu görülüyor. Resmen boşanan bu çiftler resmi nikâhsız olarak birlikte yaşamaya devam ediyorlar.

Zinanın suç olmaktan çıkarılmasının da muvazaalı boşanmaları ve nikâhsız birliktelikleri artırdığını sanıyorum.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde resmi evlilik sayısında düşme olması fiili evliliklerde düşme olduğu anlamına gelmeyebilir. Muhtemelen resmi nikâh dışı evliliklerde bir artış var. Bu durum bölgede (muvazaalı boşanmalarda olduğu gibi) emekli maaşı veya sosyal yardımlardan yararlanmaya devam etmek isteyen çiftlerin resmi nikâhsız olarak evlendiklerini düşündürtüyor. Böyle değilse kadın hakları konusunda bölgede ciddi bir geriye gidiş; kumalık sisteminde bir artış var demektir. Her iki ihtimalde de aile ilişkilerinde ve devletle birey münasebetlerinde sağlıksız bir yapının gelişmekte olduğunu söyleyebiliriz.

Boşanma sayısındaki en büyük artışın Doğu Marmara Bölgemizde, boşanma sayısındaki en büyük düşüsün ise Batı Karadeniz Bölgemizde olması konusunda ilk düşüneceğimiz konu, komşu iki bölgemiz arasındaki ekonomik gelişmişlik farkının büyüklüğü olsa gerektir. Marmara Bölgesinin gelişmişliği yanında, Türkiye'nin bütün bölgelerinden göç almış kozmopolit bir bölgedir. Batı Karadeniz'de çok daha homojen bir yapı ve ortak kültür değerleri hâkimdir.

Türkiye'de kadınların ekonomik hayata katılımları arttığı için, ekonomik bağımsızlığını kazanmış kadınların sağlıklı yürümeyen evliliklere katlanmak yerine boşanmayı tercih etmeleri önemli bir faktördür.

Büyük aile yapısından çekirdek aileye geçişin getirdiği sonuçları da unutmamak lazım. Şehir hayatı içinde evlenip, tek başlarına yaşamaya çalışan genç evlilerin, çoğu zaman yaşadıkları sıkıntılarda yol gösterecek tecrübeli büyükleri olmuyor. Karı koca çalışan çiftlerin çocuk bakımı, düzenli ev hayatı yaşamak konusunda yardımcı olabilecek aile büyüklerinin veya yakın akrabaların görünmez desteği de olamayınca birçok çift bu yükü kaldıramıyor.

Bir yandan daha heterojen bir toplumda farklı kültürlerle yetişmiş insanların evliliği söz konusu. Diğer taraftan çalışan çiftlerin aile desteğinden mahrum geçen ve fakat gelirlerinin en az olduğu, çocuk yetiştirme gibi problemlerinin en çok olduğu dönemde boşanmalar artmakta. Yani evliliğin ilk 5 yılında. İşte bu dönemde oluyor boşanmaların yüzde 40'ı.

Bu dönemde boşanmaya kadar varan huzursuzluklar yüzünden yaşanan sadece evli çiftin çektiği sıkıntılardan ibaret değil. Çocukların yetişme çağındaki psikolojik sorunları, çiftin işlerindeki verimsizlik, tıbbi yardım ihtiyacı gibi yan tesirlerin maliyeti de çok önemli.

Özellikle bu dönem için devletimiz çok özel tedbirler geliştirmek zorunda. Yeni evli çiftleri evliliğe ve ana- baba olmaya hazırlayan eğitimlerden, parasız veya ucuz kreş imkânlarına, ücretsiz psikolojik ve cinsel danışmanlık hizmetlerine kadar kapsamlı projeler uygulanmalı.

Evliliğin ilk 5 yılındaki boşanma sebeplerini ortadan kaldırdıkça, uzun yıllar sabrettikten sonra gerçekleşen diğer dilimlerdeki boşanmaların oranlarının da düşeceğini düşünüyorum.

 

06 Temmuz 2010

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.