YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Faaliyetlerimiz » Konferanslar » KKTC./Yiğitler Köyü Kurtuluş Bayramı Etkinlikleri

KKTC./Yiğitler Köyü Kurtuluş Bayramı Etkinlikleri

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti - 20 Ağustos 2019

Resim

20 Temmuz 1974 tarihinde başlayan Kıbrıs Barış Harekâtının devamında 14 Ağustos 1974 tarihinde ikinci Barış Harekâtı başlamış ve bizim birliğimiz de verilen görev doğrultusunda hedeflere doğru ilerliyordu. 15 Ağustos günü biz bir köyün kenar bölgelerine gelerek Rum'larla çarpışmalara başlamıştık.  Bu çarpışmalar 16 Ağustos günü de devam etmiş ve nihayet Rum'lar köyden çıkarılmışlar ve Türk'ler kendi kendilerine kalmışlardı. Bu köyün o günkü adı Arçoz idi.

İşte bu köy daha sonra kendisine bir Türkçe isim aramış ve değişik alternatifler sonucunda köy halkına yakışan mücadeleden yılmayan bu insanlar köye YİĞİTLER ismi vermişler ve tescil edilmiştir. İşte bu köy o tarihlerden bu güne her yıl 16 Ağustos'u kendisine Kurtuluş bayramı ilan ederek kutlamalar yapmaya başlamışlardır.

2019 Yılı Mart ayında Kıbrıs'a yapmış olduğum bir seyahatimde beraber olduğum 4 gazi arkadaşım da yanımda idi. Köyün içinde bulunan bizim görev yaptığımız 61.P.Al.1.Tb.Kh. ı ve Karargah destek bölüğü burada bulunuyordu. Arkadaşlarla tabur nizamiyesine yaklaşarak "bizler bu birliğin 1974 askerleriyiz, mümkünse komuta heyeti ile görüşmek istiyoruz" diye talebimiz ilettik. Önce bir Uzman astsubay geldi bizi içeriye yani tabur sahasına aldı Tabur komutanına da haber verdi. Tabur komutanı da hemen yanımıza gelerek bizlere "hoş geldiniz" dedikten sonra bir müddet sohbet ettik. Ama burada bizim için önemli bir durum meydana gelmişti. O da şöyle; yanımda bulunan arkadaşım 1974 yılında kullanmış olduğu 12,7 makinalı tüfeğinin numarası halen hatırında imiş. Onu askerlere söyledi bir zaman sonra bir asker gelerek "komutanım o numara silahınız halen burada diye haber verdi.

Arkadaşım süratle izin alarak silahın olduğu yere gitti ve adeta kayıp evladını bulmuş gibi ona sarılmış ve hüngür hüngür ağlıyordu. Çok değişik bir atmosfer oluşmuştu. Kimse ne diyeceğini bilemiyordu. Daha sonra bazı bölgeleri gezdik ve o gün köyden ayrılacaktık artık.

İşte o zaman bize dediler ki "bizim köyde her yıl 16 Ağustos'ta Kurtuluş Bayramı etkinlikleri yapılmakta sizleri o zaman da bekleriz"  Biz de nasip se olur diyerek iletişim numaralarımızı da verip ayrıldık.

İşte bundan sonra biz Türkiye'ye gelmiş normal işlerimizle meşgul olmakta iken Kurban bayramından iki gün önce bir telefonla köye davet edilmiştik. Bu davet Köy muhtarı Raşit Özsağlam ile tabur komutanı tarafından organize edilmişti.  Bizler de yine imkânlarımız içerisinde gitmeye kara verdik ve 14 Ağustos günü ben, Fikri Özder, Mehmet Ali Zağlı bu köydeki birlikten,  Nedim Torun ve Ali Çağlayan başka birliklerden  olmak üzere 5 Gazi arkadaş akşam saatlerinde  köye ulaşmıştık. Köy halkı geleceğimizi duymuştu. Hemen Tabur içerisine girdik bizi ilgili komuta heyeti karşılamıştı. Öncelikle eşyalarımızı tabur içerisindeki askeri koğuşa bıraktık ve karavana (yani asker yemeği) yemek için yemekhaneye gittik.  Askerler bizi görünce hemen ayağa kalktılar, komutan bizleri tanıttı ve hep beraber yemek yedik. Daha sonra askerlerin çay içip televizyon izledikleri bir bölgeye gittik. Orada bulunan bütün askerler ayağa kalkarak tek sıra halinde DİKKAT çekerek bizleri selamladılar, ben de şahsım ve arkadaşlarım adına onları selamladım ve hepsiyle tek tek tokalaşarak oturduk ve hemen çay getirmişlerdi. Komuta heyeti askerlere daha önceden talimatı vermiş olacak ki bütün askerler "Bir emriniz var mı komutanım" diye bizlere hizmette yarışıyorlardı. İşte bu arada bizlere yatacak yer olarak Tabur komutanı asker koğuşunda kalmamıza izin vermiş ve koğuşta yatacaktık. Akşam askerler ile epey bir sohbet ettik. Kiminin nöbeti vardı elbette. Ama bizleri dinlemek için ayrılmıyorlardı. İçlerinde biraz araştırmış, soruşturmuş konulardan az da olsa bilgisi olanlar daha etraflı soruyorlardı. Bizler de olduğunca sade bir şekilde cevap vermeye çalışıyorduk.

Evet 45 yıl sonra Çocuklarımız ve belki de torunlarımız yaşlarındaki askerler aynı koğuşu paylaşacaktık. Ben ve diğer arkadaşlarım mutluyduk çünkü bizler o dönemde koğuş hayatı da yaşamamıştık. Bizler hem sevinçli hem de heyecanlıydık. Bir gün sonrası 61.Alay komutanı da tabur'a geldi ve bizleri "Komutanlarım hoş geldiniz, sizler bizim gururumuzsunuz, sizler olmasaydınız şimdi bizler buralarda olamazdık" diyerek bizleri onurlandırıyor ve bizlere sımsıkı sarılarak bağrına basıyordu. Daha sonra köy kahvesine geçmiştik. Kahvede bulunanlar "hoşgeldiniz" dedikten sonra ikramda bulunmak için sıraya girmiş gibiydiler. Bu arada bir de diğer köy halkına haber veriyorlardı "Gelin buraya bakın köyümüzü kurtaran gaziler gelmişler, yarın bizim törenlerimize katılacaklar" diye de haber veriyorlardı. Bu kahvehaneyi de yine bizimle birlikte asker olan ve terhis sonunda bu köye evlilik yaparak yerleşen Servet Tok isminde yine Gazi olan bir arkadaşımız çalıştırıyordu. Onunla kucaklaştık, hasret giderdik ve o günlerde yaşadıklarımızı birbirimize anlatıyorduk. Bu arada ben de 1974 -1975 yılları içerisinde köyden birkaç kişinin resmi vardı onları gösteriyordum "tanıyormusunuz" diyerek. Evet tanıdılar elbette. Bir resimdeki kişi vefat etmişti. İkinci resimdeki çocuk da bu vefat eden kişini oğluydu. Onu hemen çağırdılar. Geldi kucaklaştık, konuştuk. Ama en ilginç olanı 3 tane kız çocuğu ile bir resim vardı. Onu da akrabası olan bir kişi tanıdı ve hemen resmi ilgili kişilere aktardı. İki kardeş görünce hemen birisi aradı ve "bu resim nereden çıktı. Bizde yoktu bu resim" diyerek konuşuyordu. O kişi de durumu söyledikten sonra telefonu bana uzattı. Görüşecektim ama içinde bulunduğum duygu seli içerisinde hem ağlıyor hem de konuşmaya çalışıyordum. Biraz konuştuk. Bana teşekkürlerini hem köyü adına hem da şahsı adına iletiyordu. Neyse ki ben de resimdeki kişileri bulmuştum. O nedenle ben de mutlu idim.

Nihayet 16 Ağustos 2019 günü sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra hemen taburun girişinde bulunan köy meydanına kahvenin olduğu yere resmi Gazi elbiselerimizle geçtik.

Saat 09.30 Tören başladı. Saygı duruşu ve akabinde İstiklal Marşımızı hep bir ağızdan söyleyerek benliğimizi tazeledik. Konuşmalar başladı. Köy muhtarı Raşit Özsağlam birkaç kelime sonra bizleri kastederek "Bakın 74 de köyümüzü kurtaran gazilerimiz de burada aramızdalar. Bizimle birlikte bu bayramımızı kutlaya geldiler" dedikten sonra duygulandı ve konuşmasını yarıda keserek kürsüden ayrıldı. Daha sonra Fikri arkadaşım da bir konuşma ile bizleri temsil etmişti. Sıra askeri geçit resmine geldi. Önde askerler onların peşinde köyden de bir mücahit gazi ile birlikte askerlerin arkasında yerimizi aldık ve geçit resmine geçtik. Aynı askerler le birlikte yürüyüş kurallarına uygun olarak yürüyorduk. Tüm köy orada toplanmıştı. Hepsi ayakta alkışlıyor, bir kısmı gözyaşlarına hâkim olamıyorlardı. Böylece sabah töreni sona ermişti. Şimdi Akşam yemekli etkinlik vardı.

Akşamı bekliyorduk. Güzel bir yer yapılmıştı köyde bu tür etkinlikler için. Biz de akşam yine resmi Gazi kıyafetlerimizle ilgili yere geçtik. Halktan ve misafirlerden toplam en az 200 kişi oradaydı. Herkes bize ilgi gösteriyor "bir isteğiniz var mı?" diyorlardı. Kadınlar erkekler çocuklar hep bize en azından "merhaba" diyorlar ondan sonra yerlerine geçiyorlardı. İşte bu etkinliğe gelen davetlilerin içerisinde sivil olarak 28.Tümen komutanı, Güvenlik kuvvetleri komutanı, Tümen kurmay başkanı, tabur komutanları ile Değirmenlik Belediye Başkanı, milletvekilleri de katılmışlardı. Burada özellikle bizlere komuta heyetinin eşleri ve çocukları da çok ilgi gösteriyorlar" birlikte resim çektirebilirmiyiz" diyorlar ve kısa kısa da olsa o günleri dinlemek istiyorlardı. Bizler de mutlu oluyorduk ama onlar bizden daha mutlu idiler bu gözlerinden okunuyordu adeta.

İşte bu arada Sayın Tümen komutanı bizlere nerede kaldığımızı sordu. Ben de gururla "askerle birlikte koğuşta kalıyoruz ve de çok mutluyuz " dedim. Bunun üzerine "olmaz öyle " dedi ve hemen Gazimagusa'da bulunan Orduevini arayarak yer temin etti ve "yarın oraya gideceksiniz" dedi. Öncelikle Emirdi." Sağolun " dedikten sonra yerlerimizde oturduk. tekrar gelerek hem konuştuk hem de birlikte resim çekiliyorduk. Gece ilerliyordu. Şarkılar söyleyen bir orkestra ve dans eden davetliler ve köylüler. O kadar neşeli geçiyordu ki yemekler yenmiş artık geceyi bitirme zamanı gelmişti. Vedalaştık ve konaklama yerimize yani koğuşumuza gittik ve yattık. Sabah kahvaltı sonrası bizi Gazimagusa'ya götürecek askeri araç gelmişti.

Bölükte görevi olmayan tüm askerler toplanmışlar bizleri uğurlayacaklardı. Ben hemen biraz de espri olsun diye "Arkadaşlar bizler devre kaybı idik, tezkeremiz geldi, ayrılıyoruz" dedim. Bunun üzerine askerler den biri bana hitaben "Komutanım bana 120 gün taktınız gidiyorsunuz" diyordu. Daha sonra ben tekrar " peki o zaman Gazimagusa'ya dağıtımımız çıktı diyeyim" dedim ve askerler tek tek vedalaşarak ayrıldık.

Hem sevinçli idik hem de 3 günde onlar bize alışmışlar, bizler de onlara alışmıştık. Çok duygulu anlar yaşanıyordu.

Aracımızla yola çıktık ve Gazimagusa'ya kapalı Maraş bölgesine bizlerde ilk defa girerek kalacağımız yere yerleşiyorduk artık. Ama sadece 2 gün içindi. Olsun bize başta Tümen Komutanı olmak üzere tüm komuta heyeti bugüne kadar hiç karşılaşmadığımız şekilde ilgi göstermişler, bizleri baş tacı yapmışlardı. Ordu evinde bizi bir astsubay karşıladı.  Odalarımız tamam olunca hemen telefon numarasını vererek " herhangi bir isteğiniz ,sıkıntınız olursa derhal beni arayın " dedi ve görevinin başına döndü.

Burada da iki gece geçtikten sonra artık Türkiye'ye dönüş günü gelmişti. Sabah kahvaltıdan sonra asker "komutanım sizlerle ordu evi komutanımız görüşecek " dedi ve bizler orada bir yere oturduk. Asker hemen ikram bulunmak için isteğimizi sordu ve getirdi. Daha sonra Ordu evi Komutanı Albay geldi ve bizlere o da "İyi ki varsınız, sizleri ağırlamak bize bir şeref, sizlerin sayesinde buralardayız, bu ülkenin insanları her zaman sizlerle onur duyuyor" diyerek konuşmaya başladık. Biraz sohbetten sonra müsaade isteyerek vedalaştık ve ayrıldık.

İşte böylece ilk defa 45 yıl önce düşmandan kurtarmış olduğumuz Yiğitler köyü halkı ile iç içe Kurtuluş Bayramını kutlamıştık. Yiğitler köyü ve KKTC'  ile birlikte tüm Türk illerinin bayramlarını kutlarken henüz bayram yapamayan Türk illerine tez zamanda Bayram sevinci yaşamalarını dilerim. 20.08.2019

Abdurrahman UYGUR

Kıbrıs Gazisi- Araştırmacı

 

 

Resimler

1974 Yılında çekilmiş resim.

1974 Yılında çekilmiş resim.

1974 Yılında çekilmiş resim.

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.