IMG-LOGO

Gün Sazak'ın Şehadeti(27.05.1980)

5/26/2020 -
IMG

"Bizi öldürebilirler, fakat davamızın yürüyüşünü kimse engelleyemez."

Hayatı

İnanç - Samimiyet -Ahlak - fedakârlık, millet ve Vatanseverliğin
sembolu bir Dava adamı 1932 Yılında Eskişehir’in Sazak köyünde doğan
Gün Sazak eski milletvekillerinden Emin Sazak'ın oğludur. İlk ve orta
tarihini Eskişehir'de, yüksek tahsilini de Amerika'da yaptı. Sazaklar
Eskişehir'de geniş topraklara sahip çiftçilik yapan bir ailedir ve
toprağa çok bağlıdırlar. Bu durumdan dolayı Gün Bey Amerika’ya ziraat
tahsiline gönderilir. Yüksek tahsilini başarıyla tamamlayıp yurda
dönen Gün Sazak toprak işlerine daha sıkı bir şekilde sarılır, modern
teknoloji ile işlerini geliştirir, verimi arttırır. Diğer taraftan da
inşaat işlerine başlayarak müteahhitliğe soyunur. Dürüst, temiz,
sağlam işleri yapması sayesinde bu dalda da başarılar kazanır. Toprağa
bağlılığı Amerika tarihinden sonra şuurlu bir vatanseverliğe dönüşür.

1970'li yıllarda Türkiye'nin başına gelen komünist Sovyet Rusya’nın
dolaylı işgal faaliyetleri, anarşist ve bölücü olaylar bir toplantıda
rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş'le tanışmasına vesile olur. Bu
tanışmadan kısa süre sonra Gün Sazak MHP'ye katılır. Partiye girdikten
sonra şahsi işlerini takip ederken ağırlıklı olarak siyasi
faaliyetleri yürütür. Yaptığı çalışmalar, fikir, tavır ve davranışları
ile kendisini partiye kabul ettirir ve büyük bir saygınlık kazanır.
Maddi durumunun iyi olması, yüksek ahlak ve karakter yapısı onu
memleketin durumunu gördükçe daha da azimlendirir ve aşkla - şevkle
çalışır. Elinin açıklığı, yardımseverliği, garip, fakir ve yoksulları
koruması, o'nu AĞA yapar ve öğle anılır. Komünist beşinci işgal
faaliyetlerin doruğa çıktığı zamanlarda her fraksiyondan bütün
komünistler o'na AĞA diyerek çamur atmaya başlarlar ama O verdiği
cevapta asaleti ve terbiyesiyle kendini bütün Türkiye'ye kabul
ettirdi.

Ne diyordu Gün Sazak? Evet ben ağayım. Allah şükürler olsunki ben Türk
töresine göre ağayım ve bununla gurur duyuyorum.>> Çünkü O hep vermiş,
hiç almamıştır. Kendine geleni boş çevirmemiştir. Bütün bu faydalı ve
güzel çalışmalarından dolayı MHP genel başkan yardımcıs iken ikinci
Milliyetçi Cephe hükümetinde Milletvekili olmadığı halde dıışarıdan
Gümrük ve Tekel Bakanı olarak vazife aldı. Prensipli, kararlı ve
tavizsiz çalışmalarıyla kısa zamanda gümrüklerdeki rüşvet, hırsızlık
ve yolsuzlukları en aza indirdi ve vurguncu-soyguncuların canına ot
tıkadı. Görev aldığından şehit edildiği tarihe kadar 5.5 ay bakanlık
yaptı. Bu zaman içinde Türkiye'deki bütün kaçakçı ve soyguncuların
düşmanlığını kazandı. Türkiye devleti ve Türk milleti kazandı ama O
doğru bildiği, inandığı prensiplerinden taviz vermedi. Nihayet

O günkü şartlarda, Türkiye'nin kan gölüne çevrildiği günlerde kaçakçı
patronlarının kiraladığı pusuda bekleyen komünist katiller tarafından
27.05.1980 tarihinde eşi ile gittiği bir ziyaretten dönüp arabadan
eşyalarını indirirken çapraz ateşe alınarak şehit edildi. Kahpe
komünist uşaklar arkadan kalleşçe vurmuşlardı. Hastaneye kaldırılırken
yolda öldü. Cenazesi MHP genel merkezi önünde yapılan bir törenden
sonra Ankara Hacı Bayram Camiinde cenaze namazı kılınarak Eskişehir'in
Sazak köyünde toprağa verildi. Cenaze törenine Türkiye'nin dört bir
yanından gelen 300 binden fazla gönüldaşları ve vatandaşlarımızın
tekbir ve gözyaşları arasında toprağa verildi. Mekânı Cennet, ruhun
şad olsun büyük insan. Gönlümüzden, unutmayacağız.

Gün Sazak Şehit Ediliyor

Gün Sazak 27 Mayıs 1980 Salı akşamı, evinin önünde, Dev-Sol lideri
Dursun Karataş'ın emriyle bu örgütün militanları tarafından düzenlenen
haince saldırı sonucu şehit edildi. Sazak'ın şehadet haberi başta MHP
olmak üzere bütün ülkede bomba etkisi yarattı. Her gün, yurdun dört bir
yanında birçok mensuplarını al bayrağa sarılı tabutlarla, tekbir
sesleriyle toprağa veren Milliyetçi Hareket camiası, MHP Genel Başkan
Yardımcısı Gün Sazak'ın şehadet haberiyle adeta yıkılmışlardı. Düşman
MHP'yi tam on ikiden vurmuştu. Artık komünist-terörün vurduğu; öğrenci-
memur, işçi-köylü, esnaf, ocaklı, partili yöneticilerin yanına,
şehitler kervanına bu sefer de, en üst düzeyde partide görev yapan,
bakanlık görevinde de bulunmuş, mümtaz bir şahsiyet olan Gün Sazak da
katılacaktı.

Türk Milleti Sazak'a ağlıyordu. Ülkenin her yanında, şehadet haberinin
duyulmasıyla birlikte il, ilçe ve belde teşkilatlarında bayraklar
yarıya indirilip, siyah bayrak çekiliyordu. MHP Başkanlık Divanı da
acele toplanarak "gerekirse sine-i millete döneriz" kararını kamuoyuna
açıklayacaktı. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere, Adana, Bursa,
Antep, Trabzon, Konya, Kayseri, Maraş, Tokat, Çorum, Yozgat,
Eskişehir, Elazığ, Erzurum, Sivas, Çankırı, Kütahya, Manisa, Amasya
gibi illerde, Gün Sazak'ın toprağa verileceği güne kadar binlerce
ülkücünün katıldığı kitlesel gösteriler yapıldı. Ülkenin çeşitli
yerlerinde büyük camilerde ruhuna Kur'an-ı Kerim okundu. Okullarda
boykotlar yapıldı, forumlar düzenlendi, kızıl terörü lanetleyen
yüzbinlerce bildiri dağıtıldı.