IMG-LOGO

Kırım Tatar Sürgünü

5/18/2020 -
IMG

 Kırım Tatar Sürgünü: (Kırım TatarcasıSürgünlik), Josef Stalin'in emriyle alınan Sovyet hükûmeti kararıyla 18 Mayıs 1944 tarihinden başlayarak Kırım Tatarlarının Özbekistan SSC ve Sovyetler Birliği'nin diğer bölgelerine sürgün edilmesidir.

1783 yılında Kırım'ın Rus İmparatorluğunca ilhakıyla birçok kez Rus devlet adamları tarafından sürgün kararı konusunda görüşülmüştü. İkinci Dünya Savaşı'nın 1941 - 1944 yılları arasında Alman işgali altında olan Kırım'da, Kırım Tatarlarının bu zaman içerisinde Almanlar ile "iş birliği" içinde olduğu gerekçe gösterilerek 1944 yılında Sovyet hükûmeti tarafından toplu sürgün kararı çıkarıldı. Nazi Almanyası'nın Sovyetler Birliği'ne karşı yürüttüğü, kısmen başarılı olmuş Barbarossa Harekâtından sonra, Alfred Rosenberg'in yönettiği Şark Bakanlığı (Das Reichsministerium für die besetzten Ostgebiete: RMfdbO) aracılığıyla, işgal altındaki Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde Reichskommissariat Ukraine adlı bir yönetim birimi kuruldu. Eylül 1941 ile Mart 1944 arasında süren bu yönetim ile bölgede yaşayan halkların azınlığının iş birliği yapması nedeniyle alınan sürgün kararı, Kırım Tatarlarını toplu cezalandırmaya tabi tuttu. Halbuki Kırım Tatarları arasındaki işbirlikçilerin oranının diğer etnik gruplardan bir farkı yoktu.

Sürgün, 18 Mayıs 1944 tarihinde tüm Kırımlı yerleşim yerlerinde başladı. Eyleme 32.000'den fazla NKVD birliği katıldı. Toplamda 193.865 Kırım Tatarı sürgün edildi. 151.136 kişi Özbekistan SSC'ye, 8.597 Mari ÖSSC'ye, 4.286 Kazakistan SSC'ye, geriye kalan 29,846 kişi ise Rusya SFSC'nin çeşitli oblastlarına sürgün edildi.

Mayıstan 10 Kasım'a kadarki süreç içerisinde Özbekistan'a sürülen Kırım Tatarlarından 10.105 kişi açlıktan ölmüştür. NKVD verilere göre yaklaşık 30.000 (% 20) kişi, bir buçuk yıl içinde sürgünde öldü. Kırım Tatar aktivistlerin verilerine göre ise nüfusun yaklaşık %46'sı bu zaman içerisinde hayatını kaybetti. Sürgün boyunca toplam nüfusun yaklaşık %45'i açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle ölmüştür.[4] Sovyet muhaliflerinin bilgilerine göre, pek çok Kırım Tatarı, Sovyetler GULAG sistemi tarafından yapılan büyük ölçekli projeler için işçi olarak çalıştırılmıştır.[5] Kırım Tatar aktivistler sürgünün soykırım olarak tanınması için çağrıda bulunmakta olup[6] Ukrayna Yüksek Şurası tarafında etnik kırım olarak kabul edilmektedir.[7]

Sanattaki etkisi:

Sinema

 

Kırım Tatarlarının sürgününü anlatan, yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu Ahtem Seytablayev'in üstlendiği ilk film 2013 tarihli Ukrayna yapımı Haytarma filmidir. Filmde Ahmet Han Sultan'ın hayatı ve Kırım Tatar halkının 18 Mayıs 1944'te Stalin tarafından sürgün edilmesi konu alınmaktadır.

Başrollerini Murat Yıldırım'ın ve Selma Ergeç'in üstlendiği Kırımlı filmi 2014 yılında gösterime sunulmuştur. Cengiz Dağcı'nın 1956 tarihli Korkunç Yıllar adlı romanından esinlenerek çekilen yüksek bütçeli film, Türkiye dışında birçok ülkede de ses getirmiştir. Film, Kırımlı insanların zoraki girdikleri savaşta verdikleri zorlu mücadeleyi ve ardından Nazi ordusunda esir olanların acılı zamanları yansıtır.

Müzik:

Ukraynalı Kırım Tatarı asıllı[10] şarkıcı Jamala (Susana Camaladinova) tarafından seslendirilen, aynı zamanda 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ukrayna'yı temsil eden[11] ve yarışmayı birinci tamamlayan 1944 adlı şarkının konusu Kırım Tatar sürgünüdür.