IMG-LOGO

Çoklu Baro Kargaşası Çözüm Olamaz

6/28/2020 -
IMG

Baroların tekrar düzenlenmesi, avukatlık kanununda bazı değişikliklerin yapılma teşebbüsü baroların fikri alınmadığı ve yeterli istişare yapılmadığı için ülkemizde yeni bir sorun ve kamplaşma aracı haline getirilmiştir. “Baroların fikrine ihtiyacımız yok; biz yaparız herkes de uyar” şeklindeki sakat bir anlayış Türkiye’yi hukuk devletinden ve demokrasiden daha da uzaklaştıracaktır. Bu büyük yanlış Türkiye Cumhuriyetinin dışarıdaki ve içerideki düşmanlarının ekmeğine de yağ sürecektir. Türkiye aleyhine faaliyet gösterenlere yeni malzemeler verecektir.

            Siyasi mülahazalarla yapılacak birçoklu baro düzenlemesi her gelen iktidara yakın ve onun emrinde olacak güdümlü bir baro gerçeğini ortaya çıkaracaktır. Bu durum baroların fonksiyonunu zayıflatacaktır. Ülkeyi daha da kamplaştırıcı, karmaşaya sokucu, fert ve sosyal gurupları birbirinden ayrıştırıcı ve birbirine yabancılaştırıcı bir yol sosyal bütünleşmeye değil; olsa olsa çözülmeye hizmet edebilir.

            Sosyal bir hukuk devleti avukatlık mesleğini kamplaştırıcı “bizden, ondan” anlayışı şeklindeki metot yanlışını aşmalıdır. Baro seçimleri başta olmak üzere avukatların mesleki faaliyetlere iştiraklerini artırıcı tedbirlere ihtiyaç vardır. Yapılan araştırmalarda sürekli düşüş gösteren yargıya itibar tekrar kazandırılmalıdır. Türkiye olarak bu ve diğer konularda yapacağımız yanlışlarla Türk Dünyası’na ve akraba topluluklara da kötü örnek olmamalıyız. Sarsılan güven tamir edilmeli; avukatları meslekten soğutucu örnekler aşılabilmelidir.

            Her alanda olduğu gibi bu konuda da üniter milli devlet anlayışı ile çelişen uygulamalardan kaçınmak durumundayız. Bir işgal ve darbe teşebbüsü olan FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz 2016 da nasıl önlendiğini ve tekrar Türk Milleti olduğumuzu unutmamalıyız. Eğer o terör örgütü ile aynı çizgide hareket edeceksek, onların yapmak istediklerini yapacaksak o zaman 15 Temmuz 2016 hain ve güdümlü işgal ve darbe teşebbüsüne karşı olmanın ne anlamı kalır ki?

            Son yıllarda Türk Milletine mensubiyet duygusunun rakibi olarak gündeme gelen aşırı hemşehricilik, cemaatçilik, mezhepçilik, etnik taassup ve ayrımcılığa göre baroların şekillenmesi yargıya ve savunmaya nasıl fayda sağlayabilir? Böyle bir uygulama T.C. düşmanlarını mutlu edecektir. Bütünü değil;  ama sadece parçaları esas alan her uygulama bölücü, karmaşa yaratıcı sonuçlar doğurabilir. Yakın geçmişte emniyet teşkilatı, Milli Eğitim ve sağlıkta ortaya çıkan ikili farklı siyasi örgütlenmelerin doğurduğu sonuçlar unutulmamalıdır.

            Yargı bağımsızlığı için baroların ve TBB’nin yürütme karşısında bağımsızlığının korunması gerekir. Çoklu baro adı altında yürütmeye yaranma yarışı, yarın hukuk devletine kan kaybettirecek; huzur, istikrar ve güven getirmeyecektir.

            Bu bakımdan, TBB’ne ve illerdeki barolara rakipler çıkarmak yerine, onları daha verimli ve daha iyi hizmet yapabilir hale sokmak gerekir.